MHP lideri Bahçeli'den 1 Kasım sonrası için koalisyon mesajı

MHP lideri Bahçeli'den 1 Kasım sonrası için koalisyon mesajı
MHP lideri Bahçeli'den 1 Kasım sonrası için koalisyon mesajı
MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin seçim vaatlerini açıklıyor. Bahçeli yaptığı konuşmada "MHP'nin amacı tek başına iktidardır. 1 Kasım'ın 7 Haziran'ın tekrarı olması halinde hiç kimse kaygılanmasın. Böyle bir durum karşısında MHP, PKK uzantısı HDP'nin dışındaki her partiyle 4 ilkesi saklı kalmak kaydıyla iktidar kurmaya ve iktidar olmaya vardır" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin 1 Kasım seçimlerine yönelik seçim beyannamesini açıkladı. Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi'nin amacı tek başına iktidardır. Eğer algı operasyonlarıyla, anket oyunlarıyla, ahlaki olmayan yöntemlerle 1 Kasım seçimlerinin üzerine ambargo koymaya çabalayanların arzuladıkları gibi bir sonuç alınırsa; yani genel olarak medyada servis edildiği üzere, 1 Kasım'ın aşağı yukarı 7 Haziran'ın tekrarı olması halinde, hiç kimse kaygılanmasın. Böyle bir durum karşısında Milliyetçi Hareket Partisi, PKK uzantısı HDP dışındaki her partiyle, 4 ilkesi saklı kalmak kaydıyla, iktidar kurmaya ve iktidar olmaya vardır, bunu da şimdiden ilan etmektedir. Türkiye'nin üst üste 1 Kasım'lar yaşamaması için biz sorumluluğa varız. 1 Kasım seçim neticesinin kriz ve kaosa davetiye çıkarmaması için, 4 ilkemizi kabul eden HDP dışındaki her partiyle, diğer bir seçenek olarak, seçim beyannamelerimizi bir hükümet protokolü haline dönüştürmeye peşinen hazırız, bunu da muhataplarımıza bildiriyoruz" dedi.

MHP seçim bildirgesini açıklıyor

 "MİLLİ İRADENİN TERCİHİNİ KABULLENEMEYEN SARAY VE UŞAKLARI, SEÇİM KARTINI MASAYA KOYMUŞLARDIR"

Ankara Arena Kapalı Spor Salonu'nda, partisinin 'Sen Bilirsin Türkiye' sloganıyla, gerçekleştirilen Seçim Beyannamesi Tanıtım Toplantısı'nda partililere hitap eden Bahçeli; "Vakit ülkenin geleceğine sahip çıkma ve bu doğrultuda söz söyleme günüdür. MHP, aziz milletimize ülkenin geleceği için oy ver, çağrısı yapmaktadır. Her türlü hile, ayak oyunu, entrika ile yenilenme kararı alınan 7 Haziran seçimlerinden sonra önümüzde 1 Kasım randevusu bulunmaktadır. Milli iradenin tercihini kabullenemeyen kaçak saray ve uşakları, bir kez daha seçim kartını masaya koymuşlardır. AKP, Türkiye'ye rest çekmiştir. Erdoğan, tuzak kurmuş; Davutoğlu, figüran olmuş; AKP ise siyasi operasyon aracı gibi kullanılarak Türk milletinin demokratik seçimi yok sayılmıştır. Demokrasi düşmanlarının, milli irade kaçkınlarının, milliyet karşıtlarının oyunlarını bozmak için yeni bir imkan önümüzdedir. Buna da yalnızca 28 gün kalmıştır. MHP 1 Kasım'a tüm imkanları ve kaynaklarıyla hazırlanmaktadır. Başarmak için sabırsızız. Çünkü kendimize güveniyoruz. İktidar olmak, Türkiye'nin yönetimini üstlenmek için azimli ve inançlıyız. Çünkü başka bir seçeneğin olmadığını görüyoruz" diye konuştu.

 "HEPSİNİN RUHU ŞAD OLSUN"

Mekke'deki vinç kazası ile Mina'daki izdihamda hayatını kaybeden Hacı adaylarına, Kurban Bayramı'nda meydana gelen trafik kazalarında hayatlarını kaybedenlere ve şehitlere rahmet dilediği konuşmasında Bahçeli, "Geçtiğimiz günlerde Hac ibadetlerini yaparken gerek vinç kazasında gerekse Mina'daki izdihamda hayatlarını kaybeden din kardeşlerimize Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Kurban Bayramı süresince meydana gelen trafik kazalarıyla Ankara Dikimevi'ndeki elim kazada vefat eden vatandaşlarımızla birlikte tarih boyunca vatan ve millet yolunda mücadele veren şehadet şerbetinden içen kahraman ecdadımıza, teröre karşı bedenine siper eden, gözünü kırpmadan hainlerin karşısına dikilen aziz şehitlerimize Cenab-ı Mevla'dan rahmet diliyorum. Hepsinin ruhu şad olsun" ifadelerini kullandı.

 "BEYANNAMEMİZ; BİR GELECEK PROJESİDİR"

Partisinin seçim beyannamesi hakkında bilgi veren Bahçeli, "Bugün açıklayacağımız beyannamemiz; bir gelecek projesi, bir gelecek tasarımıdır. Beyannamemiz; Türkiye'nin biriken sorunlarına ağırlaşan gündemine yönelik, geceli gündüzlü gayretlerle hazırlanmış, etkili ve köklü bir cevaptır. Bu cevapta mağdura, mazluma, mahsun bakışlara umut vardır. Sosyal ve siyasal krizlere çare vardır. İç ve dış politikaya milli ve gerçekçi yorum vardır. Bu cevapta Türkiye'nin geleceği, güvenceye bağlanmıştır. Biliyorum inkar eden, dudak bükenler, alaya alanlar kendilerini belli edecektir. Zira Türkiye'nin şu günkü ortamında milliliğe yabancı ve hasmane bakanların sürüsüne berekettir. Gelecek, MHP'nin omuzlarında parlayacaktır" şeklinde konuştu.

 "ERDOĞAN, DEMOKRASİYLE GELİP DEMOKRATİK KÜLTÜRLERE İLK HANÇERİ BATIRAN NANKÖRLERDEN İLKİDİR"

13 yıllık AK Parti hükümetlerini ülke için israf olarak değerlendiren Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'na eleştiriler getirerek "Bugün kaybedilmiş olabilir. Son 13 yıl israf ve heba edilmiş de görülebilir. Ancak geleceğin rotasını belirlemek, elimizdedir. Bir ülküsü olan elbette geleceği kafasında ve vicdanında şekillendirecektir. Bunun da ilk yolu ülkenin geleceğine samimiyetle, karşılık beklemeden hizmet etmektir. Mevzu milletimiz lehine olduktan sonra hayallerimizin sınırı yoktur. Biz geleceği; hainlerin, iş birlikçilerin, Türklüğe diş bileyen köksüz ve kimliksizlerin tasallutundan kurtarmayı kafamıza koyduk. Bunu da başaracağız. Huzurlarınızda kararlı şekilde haykırıyorum. Türkiye'nin geleceğinde AKP denen çıkar ve soygun ittifakı yoktur. Türk milletinin yarınlarına Saray serumuyla güç bela canlılık emaresi gösteren bozgun Ahmet, yön veremeyecektir. Recep Tayyip Erdoğan, Allah'ın izniyle istikbalimizde söz ve pay sahibi olamayacaktır. Erdoğan, karanlık bir devrin günah yuvasıdır. Erdoğan, demokrasiyle gelip demokratik değer ve kültürlere ilk taşı atan, ilk hançeri batıran nankörlerden birisidir belki de ilkidir. Davutoğlu ise bu yuvada gözlerini açan, bu yuvada kundağa alınarak irade ve karakter nakli yapıp ruhunu koltuğa değiştiren aciz ve esasen yardıma ihtiyacı olan bir şahsiyettir. Bu ikili kalkmış, millilikten bahsediyor. Tıpkı iblisin sevaptan bahsetmesi gibi. Bunlar kalkmış, yerlilikten bahsediyor. Tıpkı cenaze törenine katılan katilin maktülü övmesi ve ah-vah etmesi gibi. Erdoğan sıkıştı mı işler sarpa sardı mı, hemen milliliği hatırlamaktadır. Fakat mizacına yabancı geldiğinden milliliği de yanlış anımsamakta üstelik bunu da bambaşka bir üslüpla aktarmaktadır" açıklamasında bulundu.

 "ERDOĞAN İÇİN ASIL MAKSAT, 1 KASIM SEÇİMLERİNE MİLLİYETÇİ YIĞINAK YAPMAK VE MHP'DEN OY AŞIRMAKTIR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'yerli ve milli vekil' açıklamasından sonra başlayan tartışmalara değinen Bahçeli, "Sanıyorlar ki milli demekle milli olunur. Sanıyorlar ki Rabia işaretine hapsedilmiş vatan, bayrak, millet ve devlet kavramlarını farklı mahfillerde söyleyince milli kalınır. Yok öyle ya ma. Millilik; ayakkabı kutularına, para kasalarına vakıf adı altında kurulan tahsilat ve rüşvet merkezlerine ahlakını rehin bırakmışların harcı değildir. Anayasal sınırlarını açıkça çiğneyen Erdoğan için asıl maksat 1 Kasım seçimlerine milliyetçi yığınak yapmak ve MHP'den sözde oy aşırmaktır. Davutoğlu'na da Saray'dan verilen ev ödevleri kapsamında bu amaca hizmet etmektir. Yani Türklüğün yaşayan iki düşmanı, bölücüğün iktidardaki iki elebaşı milliyetçiliği alet ederek 1 Kasım'da AKP'nin tek başına iktidarı için sinsi bir siyasi faaliyet yürütmektedir. Ancak şer oyunları bozulacak, hayal ve hırsların kurbanı oldukları da görülecektir. Düne kadar şanlı Türk bayrağını tahrip unsuru gören bu Erdoğan değil miydi? Düne kadar 'Her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum' diyen bu değil miydi? Kamu kurum ve kuruluşlarının tabelalarındaki T.C. ibaresini sildiren, 'Ne mutlu Türk'üm diyene' sözünü dağdan taştan kazıdılar, devlet nişanındaki T.C. ifadesiyle Atatürk silüetini kaldırdılar. Türk'üm, doğruyum; sözlerinden gocundular. Andımıza saldırdılar. Tarihimizde kara bir leke gibi duran isyankarları, devlete baş kaldırmış, milletin kanını dökmüş teröristleri alkışladılar, özürler dilediler" dedi.

 "HABUR'DA TERÖRİSTLERİ YERİ GÖĞÜ İNLETEREK KARŞILAYAN ŞEREFSİZLERDEN NE MİLLİ NE DE YERLİ BİR İRADE DUYULACAKTIR"

MHP Lideri Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunların yatacağı yer, sığınacağı delik yoktur. Bunların milli vicdanda affı da mümkün değildir. Türkmenlerin canını alan Barzani ile Erbil'de sıra geceleri düzenleyip sazlı sözlü çiğköfteli eğlence ortamlarında sarılıp kucaklaşan şimdilerde de millilik taslayan Erdoğan'dı. Diyarbakır'ı ihanet üssüne çevirip 37 yıl sonra bir PKK'lı Türkiye'ye getirip Megri Megri söyleten, 'Kürdistan' diyen aynı Erdoğan'dı. 'Türklük ile karşıma gelmeyin' tehdidi savunan Kandil misyonerlerinin kim olduğunu şüphesiz sizler iyi biliyorsunuz. Habur'da teröristleri muzaffer bir ordunun geriye dönen neferleri gibi davul ve zurnayla yeri göğü inleterek karşılayan şerefsizlerden ne milli ne de yerli bir irade duyulacaktır"

"BİZ OLMASAYDIK MÜZAKERE ORTAKLARI ERDOĞAN VE ÖCALAN, TÜRKİYE'Yİ ÇÖKERTMİŞ OLACAKLARDI"

Erdoğan'ın ve AK Parti hükümetinin MHP'ye düşmanlık ve öfke duyduğunu öne süren Bahçeli, bunun sebeplerini açıklayarak "Erdoğan'ın MHP düşmanlığı boşuna değildir. Davutoğlu'nun MHP alerjisi, AKP yönetiminin MHP öfkesi tesadüf görülmemelidir. Biz olmasaydık AKP ile PKK çoktan Türkiye'nin fişini çekmişlerdi. Biz olmasaydık müzakere ortakları Erdoğan ve Öcalan, Türkiye'yi çökertmiş olacaklardı. Biz olmasaydık Oslo'da, İmralı'da, Kandil'de verilen sözlerin hepsi gerçekleşecek; Türkiye'nin tarihten kaydı düşülecekti" ifadelerini kullandı.

 TUĞRUL TÜRKEŞ MESAJI: İÇİMİZDEN DEVŞİRDİKLERİYLE HİSARLARIMIZA GEDİK AÇMAYA ÇALIŞTILAR

Bahçeli, kendi içlerine nifak sokmaya çalışanların olduğunu savunarak "Hep aramıza nifak sokmaya çalıştılar. Bunu gördünüz, bunu yaşadınız. Hep üzerimize geldiler. İçimizden devşirdikleriyle hisarlarımıza gedik açmaya çalıştılar. Ama dün başaramadılar. Gelecekte de asla başaramayacaklardır" dedi.

 "AKP, PKK'YI DİRİLTMİŞ ADETA ELİNE SİLAH VERMİŞTİR"

Terör olaylarına ve Türkiye'de son dönemde yaşanan gelişmelere değinen Bahçeli, "20 Temmuz'dan beri yaşanan terör saldırıları, korkunç boyuttadır. Çözüm süreciyke terörün biteceğini, barışın geleceğini, silahların susacağını, kanın duracağını söyleyen yalancılar bugünlerde yüzünü saklamaktadır. Erdoğan, 11'inci Muhtarlar Buluşması'nda diyor ki 'Tayyip Erdoğan, yalandan en çok kaçınan insandır'. Yalandan kaçındım, derken bile yalan söyleyen; yalan çıtasını sürekli yükselten, baştan aşağıya yalan olup çıkan yalan ustasına kanacak kimseler kalmamıştır. Analar ağlamasından, ne mutlu şehit analarına; sözüyle dümen kıran utanmazların ipliği pazara çıkmıştır. AKP, PKK'yı diriltmiş adeta eline silah vermiştir" diye konuştu.

"BİZ ERDOĞAN'DAN, SÖZLERİNDEN RAHATSIZIZ"

20 Temmuz'dan bugüne terör saldırılarında şehit düşen güvenlik güçleri ve hayatını kaybeden sivil vatandaşlar hakkında sayı vererek açıklamalarda bulunan Bahçeli, konuşmasında şunları kaydetti: "O günden bugüne 83'ü asker, 68'i polis, 4'ü korucu olmak üzere; 155 millet evladı şehit düşmüş. Aralarında çocukların da bulunduğu 66 sivil vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. 152 sivil vatandaşımız, 130 askerimiz, 97 polisimiz, 11 korucumuz ise yaralanmıştır. Daha kimlerin şehit olacağı ise bilinmezliğini korumaktadır. Bu kanlı mizan karşısında insanım diyen hangi varlık tepkisiz duracak, hangi cesaretle çözüm ve barış laflarını seslendirebilecektir. Erdoğan, Saray'ında huzurlu ve rahat şekilde uyuyabilmekte midir? İki lafından biri kamu düzeni olan Davutoğlu, Saray'ın arka bahçesinde keyifli bir şekilde oturabilmekte midir? Erdoğan 1 Ekim'de TBMM'de yaptığı, belki de ilk defa yaşanan örtülü miting konuşmasında grubumuzun sıralarına dönerek 'Rahatsız mı oldunuz' diye sormuş. Terörün akrep gibi eninde sonunda taşıyanları da sokacağını söylemiştir. Evet, biz Erdoğan'dan, sözlerinden rahatsızız. Buna da devam edeceğiz. Sırtında taşıdığı akrebin ise kendisini sokması meselemiz değildir. Yemin ettik, Allah şahidimiz olsun ki akrebi ayağımızla ezeceğimiz gibi sahiplerinden millet namına mutlaka hesap soracağız"

 "20 TEMMUZ'DAN BU TARAFA DÖKÜLEN HER ŞEHİT KANININ VEBALİ, ERDOĞAN'IN ÜZERİNDEDİR"

Çözüm sürecine yönelik konuşan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kanlı terör örgütü AKP ile bir olup Türkiye'yi masaya yatırmıştır. 2002'de terör sıfırlanmış, Davutoğlu'nun gerçekleri saptırarak 'beli kırıldı' iddiası, o tarihte asıl manasını bulmuştur. Bugünkü terör cinnetinin arka planında Erdoğan'ın mimarı olduğu süreç ihaneti vardır. AKP, PKK'ya cephanelik vermiş; militan devşirilmesini sessizce izlemiştir. AKP, PKK'ya iktidara taşımış; bakanlık koltuğu bile verecek kadar namustan uzaklaşmıştır. İş birlikçilerin adı, sanı, mevkii, makamı ne olursa olsun bunlar; topluca vatana ihanetten mutlaka yargılanacaklardır. Bize teröristlerin silah bırakacağı söylenmişti; meğer silahları indiren Türkiye olmuştur. Valilere operasyon izni vermemek hangi akla hizmettir? 20 Temmuz'dan bu tarafa dökülen her şehit kanının vebali, Erdoğan'ın üzerindedir. 7 Haziran sonrası terör olaylarının niçin arttığı henüz cevabını bulamamış bir sorudur. Suruç'taki katliamı soran, soruşturan görülmemektedir. Gizli bir el Suruç'un konuşulmasına adeta sansür koymuştur. Koalisyon kurulma süreciyle terör saldırıları arasında nasıl bir bağ ve bağlantının varlığı yoruma muhtaç bir konusudur. Erdoğan'ın '400 vekil olsaydı terör olmazdı' sözü esasen gizli bir itirafname gibidir. AKP 7 Haziran'da 400 vekil kazansaydı, PKK saldırmayacaktı. Erdoğan'ın kastı budur. Terörün sevk ve idare merkezinde iktidar hesapları vardır. Erdoğan, 17-25 Aralık'tan dolayı yakayı ele vereceğinden korktukça şuurunu kaybetmiştir. Eğer PKK'nın hain saldırılarında Erdoğan ve Davutoğlu'nun en ufak bir desteği, yönlendirmesi tespit edilir ve bu şüpheler somut delillerle sabitleşirse herkes bilsin ki Saray'ı bunların başına yıkarız. O zaman el mi yaman bey mi yaman herkes görecektir. Erdoğan, Oslo'da PKK'ya özerklik sözü vermiştir. Şahitlerin ifadesi böyledir. Erdoğan, Oslo'da PKK'ya İmralı canisinin serbest kalmasının güvencesini sunmuştur. Arabulucuların ihbarı da bu şekildedir"

 

"PKK VE HDP'YE BAŞKANLIK KARŞILIĞINDA FEDERASYON ÜMİDİ VERDİN Mİ?"

Elazığ'da 2 Haziran günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelttiği soralara yanıt alamadığını belirten Bahçeli, aynı soruları Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle tekrarlayarak "Erdoğan'a halen cevabını alamadığım şu soruları sormuştum. İmralı canisi ile mektuplaştın mı? Öcalan canisinin İmralı Adasından günü birlik giriş-çıkışlarına onay verdin mi? Şahsen temas kurdun mu? Kandil'deki PKK'lılara dinlenmesin diyerek kriptolu telefon gönderdin mi? Terör baronlarıyla telefon görüşmeleri yaptın mı? Bülent Arınç'a yönelik düzmece suikast iddiasından sonra girilen kozmik odalardan gasp edilen devlet sırları, en mahrem bilgiler kimlerin eline geçti? KCK'nın kuruluşunda katkın ve dahlin var mı? PKK ve HDP'ye Başkanlık karşılığında federasyon ümidi verdin mi? Erdoğan, yüreği varsa; kendinden eminse, örtbas edeceği karanlık bir ilişkisi yoksa bu sorularımı cevapsız bırakmaz" şeklinde konuştu.

 "32 GÜN GÖRÜŞÜP KALAN KISA SÜREDE BİZDEN KOALİSYON KURMAMIZI BEKLEMEK AHMAKLIK VE ZEKA NOKSANLIĞIDIR"

7 Haziran seçimlerinin ardından yaşanan gelişmelere ve koalisyon görüşmelerine değinen Bahçeli, partisine hükümet kurma sürecindeki tutumu nedeniyle yöneltilen eleştilere yanıt vererek "Bizi koalisyon kurmadı, diye suçladılar. Bizim her şeye 'hayır' dediğimizi ileri sürdüler. Uzlaşmaz olduğumuzu, intihar ettiğimizi, istikrarsızlığa kanat gerdiğimizi söylediler. İktidardan korktuğumuz ve kaçtığımız yalanına bel bağladılar. AKP ile istikşafi ortağı sürekli bu asılsız iftiralarla bizi karalamaya çalışmıştır. Biz iktidardan kaçmadık, kaçmayız. Kaldı ki aksi bir tutum var oluşumuzu inkar anlamına gelecektir. Biz dedik ki çözümde anlaşanlar samimiyse Dolmabahçe Mutabakatı ekseninde bir araya gelip hükümet kursunlar. Biz dedik ki AKP ile HDP olmadı AKP ile CHP o da yetmezse AKP-CHP-MHP bir araya gelsinler. AKP ile CHP 32 gün görüştü. Koalisyon kuruldu mu? Hayır. AKP ile CHP 50 saate yakın orada burada toplanıp sanki iki yabancı ülkenin partisi gibi birbirilerini keşfe çıktılar. Davutoğlu, CHP'ye koalisyon teklifinde bulundu mu? Bu sorunun cevabı da hayır. 32 gün görüşüp kalan kısa sürede bizden koalisyon kurmamızı beklemek saflık değilse ahmaklık ve zeka noksanlığıdır" açıklamasında bulundu.

 "DAVUTOĞLU, 45 GÜNLÜK SÜRENİN DOLMASI İÇİN GEÇERKEN BİZE DE UĞRADI"

MHP Lideri Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Davutoğlu'nun hükümet kurma gibi bir niyeti asla yoktu. Çünkü Erdoğan, kafasında seçim yenilenmesini 8 Haziran'dan itibaren planlamış, ihtimallerin tüketilmesini kurnazca beklemişti. Açık açık söylüyorum. Davutoğlu, bize koalisyon teklifi ile gelmedi. 45 günlük sürenin dolması için geçerken bize de uğradı. Davutoğlu bizimle görüştüğünde kendisine 4 teklifimizi kabul ettiği takdirde değil elimizi, gövdemizi taşın altına koymaya hazır olduğumuzu söyledim. Anayasa'nın ilk dört maddesine dokundurmayız dedik, şaşkın şaşkın, sanki ilk kez duyuyorlarmış gibi ikircikli, bu da nereden çıktı dercesine yüzümüze baktılar. Çözüm sürecini tamamen kaldıralım, buzdolabında ise fişini çekelim dedik; başlarını öne eğdiler, kulaklarını tıkadılar. 17-25 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk Sürecinin üzerine gidelim, ucu kime dokunursa dokunsun failleri adalete teslim edelim dedik; hayır bu bir darbe teşebbüsüdür, dediler. Erdoğan anayasal sınırlarına çekilsin, parlamenter sistemle oynamasın dedik; olmaz, velinimetimize dokundurmayız dediler. Şayet bunlar kabul edilmiş olsaydı, Türkiye hükümetsiz kalmayacak, siyasi buhran yaşamayacaktı. Dolmabahçe'de PKK'nın 10 maddesine evet diyenler, Ankara'da MHP'nin 4 milli ilkesine yüzünü çevirmiş, 7 Haziran seçimlerinin yenilenmesini sağlamıştır. Kriz mucidi Erdoğan'dır. Kriz çığırtkanı Davutoğlu'dur. Hırsız dedik, kızarmış ve mahcup biz yüzle hayır dediler. Hain dedik, telaşla birbirlerine bakarak o kim ki dediler. Rüşvetçiler kol geziyor dedik, hani nerede, şimdi sırası mı dediler"

 "HDP DIŞINDAKİ HER PARTİYLE SEÇİM BEYANNAMELERİMİZİ HÜKÜMET PROTOKOLÜ HALİNE DÖNÜŞTÜRMEYE HAZIRIZ"

1 Kasım seçimlerinin sonucunda herhangi bir kriz yaşanmaması için 4 ilkesinin kabul edilmesi halinde, HDP dışındaki her partiyle, anlaşmaya varabileceğini vurgulayan Bahçeli; konuşmasında şunları kaydetti: "Ne dediysek hayır diyen onlardı. Herkes bilsin ki; koalisyon kurulmamasının azmettiricisi Erdoğan, icracısı Davutoğlu, itirafçısı da tüm gerçekleri korkusuzca açıklayan Bülent Arınç'tır. Koalisyon kurdurmayan, kurulmaması için görev verdiği Davutoğlu'nu sıkı sıkıya tembihleyen Erdoğan, iktidarı paylaşmamak adına Türkiye'yi uçurumdan aşağı savurmaya hazırdır. Türkiye'nin 1 Kasım'dan sonra yeni bir bunalım yaşamaması için aziz milletimiz AKP'ye siyasi aldatmanın faturasını çıkarmalıdır. Ekonomideki kayıpların, dövizdeki ateşin, terördeki yükselişin en yakın sorumlusu Erdoğan ve AKP yönetimidir. Acaba, 1 Kasım'da sonuçlar beğenilmediği takdirde Erdoğan yine seçimleri yenileyecek midir? Bu defa da hükümet kurulmasına set çekecek midir? İnanıyorum ki, muhterem vatandaşlarımız kararlarını verirken ülkenin geleceğini bu kez daha fazla düşünerek oy kullanacaklardır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin amacı tek başına iktidardır. Bu hususta yegâne güvencemiz aziz milletimizdir. Eğer algı operasyonlarıyla, anket oyunlarıyla, ahlaki olmayan yöntemlerle 1 Kasım seçimlerinin üzerine ambargo koymaya çabalayanların arzuladıkları gibi bir sonuç alınırsa; yani genel olarak medyada servis edildiği üzere, 1 Kasım'ın aşağı yukarı 7 Haziran'ın tekrarı olması halinde, hiç kimse kaygılanmasın. Böyle bir durum karşısında Milliyetçi Hareket Partisi, PKK uzantısı HDP dışındaki her partiyle, 4 ilkesi saklı kalmak kaydıyla, iktidar kurmaya ve iktidar olmaya vardır, bunu da şimdiden ilan etmektedir. Türkiye'nin üst üste 1 Kasım'lar yaşamaması için biz sorumluluğa varız. 1 Kasım seçim neticesinin kriz ve kaosa davetiye çıkarmaması için, 4 ilkemizi kabul eden HDP dışındaki her partiyle, diğer bir seçenek olarak, seçim beyannamelerimizi bir hükümet protokolü haline dönüştürmeye peşinen hazırız, bunu da muhataplarımıza bildiriyoruz"

 "HÜKÜMET SEÇİMLERE ŞAİBE KARIŞTIRMADAN SANDIKLARI EMNİYETE ALMALI"

İlçe Seçim Kurullarının seçim güvenliği kapsamında aldığı sandık taşıma kararlarını eleştiren Bahçeli, "Sandık güvenliği konusunda şimdiden başlayan tartışmaların, Cizre'de bazı mahallerdeki sandıkları taşıma niyetlerinin millet iradesine gölge, devlet egemenliğine leke düşüreceği iyi bilinmelidir. Devlet demokratik güvenliği sağlamakla yükümlüdür. Sandık taşımanın sonu yoktur. Ve buna tevessül edilmemelidir. Neresi olursa olsun, Türk milleti oyunu kullanmak için gerekli özveri ve çabayı kesinlikle gösterecektir. Türkiye Suriye, Irak, Libya veya herhangi bir Afrika ülkesi değildir. Hükümet seçimlere şaibe karıştırmadan sandıkları emniyete almalı, oyların objektif kriterler dahilinde kullanılmasına ortam hazırlamalıdır. Biz bu sürecin takipçisi olacağız, eğer bir zafiyet ve ihmal görürsek gerekli müdahaleleri mutlaka yapacağız" diye konuştu.

 "AKP KESKİN TARAGİRLİĞİYLE TÜRKİYE'NİN BEKASINA ZARAR VERMEKTEDİR"

Mülteci sorununa değinen Bahçeli, "Bölgesel gerilim doruk noktadadır. Suriye merkezli kanlı döngü gittikçe derinleşmektedir. Rusya yanı başımızda operasyonlar yapmaktadır. Ülkeler arası kutuplaşma tehlike sinyalleri vermektedir. Esad'ın geleceği Suriye'nin geleceğinin önüne geçmiştir. Birleşmiş Milletler Toplantısı'ndan caydırıcı bir sonuç alınamamıştır. Suriye'deki ateş körüklenmekte, rejim karşıtlarıyla destekçileri arasında ölüm kalım mücadelesi tüm hızıyla sürmektedir. Bölgesel nitelikli savaş senaryoları şu sıralar iyice gündemdedir. AKP ise keskin taragirliğiyle Türkiye'nin bekasına zarar vermektedir. Suriye'den kopup küresel bir sorun halini alan mülteciler ise ilave risk ve sorun kaynağı olmayı sürdürmektedir. Türkiye'nin mültecilere 6 milyar dolara yakın para harcadığı bizzat Başbakan Davutoğlu tarafından açıklanmıştır. Bu külfete Türk milletinin zoraki katlanması adil ve ahlaki olamayacaktır. Küresel vicdan mülteci meselesinde hala ipe un sermekte, uluslararası toplum sosyal ve ekonomik maliyetlere ortak olmaktan kaçınmaktadır. Türkiye bu konuda tek başınadır" ifadelerini kullandı.

 "ERDOĞAN'IN PUTİN'İ ARAYACAĞIM DİKLENMESİ SADECE CILIZ VE FUZULİ BİR HAMLEDEN İBARETTİR"

AK Parti'nin dış politikasını eleştiren Bahçeli, "Bir yanda sınırlarımızın hemen dibinde IŞİD, PYD, PKK ve diğer cihatçı gruplar bulunuyorken; diğer yanda Esad yönetimi can havliyle saldırılarına devam etmektedir. Erdoğan'ın Putin'i arayacağım diklenmesi ise sadece cılız ve fuzuli bir hamleden ibarettir. Türkiye'nin Suriye muhalefetine destek vermesi şiddetin içine yuvarlanmasına neden olduğu gibi, kontrolsüzce mülteci alımı ve iskanı toplumsal ve ekonomik açmazlara da kapı aralayacaktır. AKP'nin dış politikası tam bir hezimete uğramıştır. Bu bile başlı başına bir iktidarı yerinden etmeye, vizyonsuz bir yönetimi sandığa gömmeye yetecektir" şeklinde konuştu.

 İŞTE MHP'NİN VAATLERİ

"MHP'NİN İKTİDARINDA TÜRKİYE; KAFKASYA-BALKANLAR-ORTADOĞU ÜÇGENİNDE BARIŞ VE GÜVENLİĞİ TEHDİT EDEN SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE ÖNCÜLÜK YAPACAKTIR"

1 Kasım'da gerçekleştirilecek Milletvekili Genel Seçimi için vaatlerini açıklayan MHP Lideri Bahçeli, Türkiye'nin dış politikası konusunda kendi iktidarları döneminde yapılacakları anlatarak "Türkiye'yi çevreleyen bölgenin güvenlik, refah ve istikrarı milli çıkarlarımız açısından hayati önem taşımaktadır. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi, bölge ülkeleriyle ilişkilerin her alanda güçlendirilmesi, bu ülkelerin bağımsızlıkları ve toprak bütünlüklerinin korunması, ayrıca ekonomik ve sosyal refah düzeylerinin arttırılması ve demokratikleşme süreçlerinin ilerletilmesi için her türlü desteğin sağlanması öncelikli dış politika hedeflerimiz arasındadır. MHP'nin iktidarında Türkiye; merkezinde yer aldığı Kafkasya-Balkanlar-Ortadoğu üçgeninde barış ve güvenliği tehdit eden sorunların çözümünde öncülük yapacaktır. Irak politikamıza, bu ülkenin toprak bütünlüğünün korunması, yine bu ülkedeki Türkmen varlığının meşru hakları ve güvenliğinin zedelenmemesi ve Irak topraklarından Türkiye için güvenlik tehdidi oluşmaması yön verecektir. Suriye politikamız da ana amaç, iç savaşın kalıcı bir uzlaşmayla sonuçlandırılmasıdır. Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması beklentimizdir. Yeri gelmişken kararlı bir şekilde bildirmek isterim ki, ecdadımız Süleyman Şah'ın aziz naaşını sınırlarımızın 37 km derinliğinde bulunan eski türbesine tekrar taşıyacağız. MHP hükümetinde, bu ülkenin barış ve istikrara kavuşması için Türkiye üzerine düşeni yapacak, Suriye'nin demokratikleşme ve kalkınma süreçlerine katkı verilecektir" diye konuştu.

 "SIĞINMACILARIN YAŞADIĞI SIKINTILARIN AZALTILMASINA DÖNÜK POLİTİKALARI UYGULAMAYA KOYACAĞIZ"

Dış politikanın vizyonunun 'Küresel Güç' konumuna gelmek olduğunu belirten Bahçeli, "Parti olarak, Irak ve Suriye'de iç savaşın acı yüzüne maruz kalan ve kökeni ve kimliği ne olursa olsun her insana yardım edilmesini gerekli ve insani görüyoruz. Irak ve Suriyeli sığınmacıların sağlıklı bir şekilde vatanlarına kavuşturulmalarını hedefliyoruz. Hem sığınmacıların yaşadığı sıkıntıların azaltılması, hem de toplumsal tahribata yol açan bu yapının süratle onarılmasına dönük politikaları uygulamaya koyacağız. Ülkemize yönelik toplu göçlerin kaynağında çözülmesini ve ülkemize kabul edilenlerin geldikleri ülkeye sınır olan alanlarda ikametlerini sağlayacağız. MHP iktidar sorumluluğunu üstlenmesi halinde, ülkemizde misafir edilen sığınmacıların mali yükünün Birleşmiş Milletler ve müttefiklerimiz arasında paylaşılması amacıyla tüm diplomatik imkanlar seferber edilecektir. Türkiye'nin Bölgesel Lider Ülke olması, uzun vadede ise uluslararası güvenliğe, barışa ve adalete katkıda bulunacak Küresel Güç konumuna gelmesi dış politikamızın vizyonudur. Dış politikamız çok yönlü bir anlayışla; Türkiye'nin uzun ve köklü bir devlet geleneğine sahip, güçlü bir ülke olduğu gerçeğinden hareketle tarihi, sosyal ve kültürel unsurları da dikkate alan çok boyutlu bir temele dayanmaktadır" ifadelerini kullandı.

 "BEŞ ANA PROJEMİZLE GELECEĞİ İNŞA EDECEĞİZ"

Türkiye'nin sorunlarını çözecek 5 ana projelerini açıklayan Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi; ülkemizin sorunlarını çözecek, Türkiye'yi dünyada saygın, sözü dinlenir, kalkınmış bir ülke yapacak büyük projelerle milletimizin huzurundadır. Beş ana projemizle Allah'ın izniyle geleceği inşa edeceğiz. İlk olarak, Toplumsal Onarım Sürecinde Devlet ve Yönetim Reformunu hayata geçireceğiz. İkinci olarak, herkesin merakla beklediği Üreten Ekonomi Programını devreye sokacağız. Üçüncü olacak, milletimizin makus talihi olmadığına inandığımızdan Yoksullukla Mücadele Projesini uygulamaya koyacağız. Dördüncü olarak, Terörle Mücadele ve Milli Birlik Projesini gecikmeksizin uygulayacağız. Beşinci olarak, Yolsuzlukla Mücadele, Ahlak ve Kalitenin Tesisi Projesiyle normalleşme ve adalet duygularını canlandıracağız. Türkiye'nin acil çözüme kavuşturulması gereken sorunlarına yönelik olarak 'Öncelikli Eylem Planı' hazırlamış bulunuyoruz" şeklinde konuştu.

 "TERÖRE VE TERÖRİSTE YATAKLIK EDEN KİM VARSA YARGI ÖNÜNE ÇIKARACAĞIZ"

Terörle mücadele kapsamında yapılacakları açıklayan Bahçeli, "Bu çerçevede; Ülkemizin içinde kıvrandığı kriz ortamının sükûnete kavuşturulmasını sağlayacağız. Türkiye'nin her noktasında huzur ve güveni yeniden ve kalıcı olarak tesis edeceğiz. Bu amaçla, her türlü terörün kökünü süratle kazıyacağız. Milli bekamıza tehdit oluşturan içeride ve dışarıdaki terörist unsurların etkisiz hale getirilmesi, hainlerin yargı önünde hesap vermeleri için ne gerekiyorsa yağacağız. Teröre ve teröriste yataklık eden, hamilik yapan, destek veren, arka çıkan, göz yuman, açık ya da gizli işbirliği içinde olan kim varsa yargı önüne çıkaracağız. Çözüm süreci isimli ihaneti tamamen sonlandıracağız ve çözüm süreci çerçeve kanununu yürürlükten kaldıracağız. Partimiz, terörle mücadeleyi hiçbir şartta ihmal edilmemesi gereken milli bir politika olarak ele alacaktır. Sözümüz sözdür; Türkiye'yi terörizm bataklığından biz çıkaracağız, silahlarıyla birlikte teröristleri tesirsiz hale biz getireceğiz. Terörle etkin ve çok boyutlu mücadele edilirken, haksızla haklı, suçluyla suçsuz ayırt edilecek, hukuk devletinin gerekleri aynen tatbik edilecektir. Terörün yoğun olduğu yerlerde görev yapacak olan kamu çalışanlarının liyakatli kişilerden seçilmesine, bölgenin sürgün yeri olmaktan çıkarılmasına önem vereceğiz. Terörizmin sökülüp atılması için ülkenin geleceğine oy vermek, gelecek için fedakarlık yapmak her insanımızdan beklentimizdir" açıklamasında bulundu.

 "SUÇLARDA, CEZAEVLERİNDEKİ TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ SAYILARINDA KORKUNÇ PATLAMALAR YAŞANMIŞTIR"

MHP Lideri Bahçeli, "Ne yazık ki, Cumhuriyet'in yüzüncü yılına sekiz yıl kala, ülkemizin dünyadaki saygınlığı azalmış, bölgesindeki belirleyici vasfı kaybolmuştur. Türkiye'de her kesim AKP mağdurudur. AKP iktidar dönemi,  patlamalar dönemi olmuştur. İntihar ve boşanmalarda, Karşılıksız çek ve protestolu senetlerde, İcra ve iflas davalarında, Suçlarda, Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayılarında korkunç patlamalar yaşanmıştır. AKP'nin ekonomiye ilişkin sözlerinin hiç birisi tutmamıştır.  Bunlardan sadece bir kaçını sizlerle ve milletimizle paylaşmak istiyorum. AKP, Dokuzuncu Kalkınma Planında 2007-2013 dönemi için 'ortalama yüzde 7 büyümeye ulaşacağız' dedi.  Sonuç, anılan dönemde büyüme, hedeflenenin ancak yarısı kadar, yani yüzde 3,5 olarak gerçekleşti.  AKP 2011 Seçim Beyannamesinde, Gayri Safi Yurtiçi Hasılayı 2015 yılında 1 trilyon 76 milyar dolara yükselteceğiz dedi. Bugünden anlaşıldı ki, yükselmek şöyle dursun, 2015 yılında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 707 milyar dolara gerileyecek. AKP 2011 Seçim Beyannamesinde 2015 yılı için 14 bin 46 dolar fert başına milli gelire ulaşacağız dedi.  Ancak sonuç hüsran oldu. 2015 yılında fert başına milli gelirin 9 bin 100 dolara gerileyeceği anlaşıldı. AKP 2011 Seçim Beyannamesinde 2015 yılı için ihracatı 201 milyar dolara çıkaracağız dedi.

Son iki yılda sürekli gerileyen ihracat, 2015 yılında 148 milyar doların altında gerçekleşecek. Sürekli olarak enflasyonu yüzde 5'e düşüreceğiz dediler. AKP bu sözünü de hiç tutamadı.  AKP, 2013-2015 Orta Vadeli Programında 2015 yılı için işsizliği yüzde 7,9'a düşüreceğiz dedi" dedi.

 "DOLAR ALANIN ELİ YANAR DEDİLER"

Ekonomideki gelişmelere değinen Bahçeli, şöyle konuştu: "2015 yılı Haziran ayında mevsimsel düzeltilmiş işsizlik oranı yüzde 10,4'e yükseldi.  AKP 2013-2015 Orta Vadeli Programında 2015 yılı için dolar kuru 1,94 olacak dedi. Hatta, Dolar alanın eli yanar dediler. 2015 yılında dolar kuru 3 TL'yi aştı. Türk Lirasını elinde tutanlar yandı. İMF'ye borç verecek duruma geldik dedi. Kamu dış borcu 113 milyar dolara, Türkiye dış borcu 393 milyar dolara yükseldi. Devletin borcu 49 milyar dolar, Türkiye'nin dış borcu 263 milyar dolar arttı. Türk milleti topyekün mağdur olmuş, ama AKP hükümeti mahcup olmamıştır. Türk milleti kan ağlamakta, AKP haram saltanatı sürmektedir. 1 Kasım'da Türk milleti bunlara milli bir cevap verecek ve  Yeter artık, dur; diyecektir. 1 Kasım, milli bir ruhla ayağa kalkma ve ülkenin geleceğine sahip çıkma seçimi olacaktır. 1 Kasım seçimlerinde aziz milletimiz 'Türkiye'nin geleceğine' oy verecektir"

 "UZUN VADELİ STRATEJİMİZ İSE 2053 YILINDA TÜRKİYE'NİN KÜRESEL GÜÇ VE LİDER ÜLKE OLMASINI SAĞLAMAKTIR"

Bahçeli, seçim vaatlerini açıklarken şunları kaydetti: "Milliyetçi Hareket Partisi olarak makroekonomik hedeflerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. 2016-2019 yıllarını kapsayacak olan birinci iktidar döneminde; yıllık ortalama yüzde 5,2 büyüme ve 2 milyon 800 bin yeni istihdam sağlayacağız. Dönemin sonunda GSYH 1 trilyon dolara, kişi başına milli gelir 13 bin dolara, ihracat 230 milyar dolara erişecektir. Ve istihdam yaklaşık 29,1 milyon kişiye ulaşacaktır. 2014 yılında yüzde 45,5 olan işgücüne katılım oranını inşallah yüzde 47,8'e çıkaracağız. 2020-2023 yıllarını kapsayan orta vadeli hedefimiz Türkiye'nin bölgesel güç haline gelmesi, siyasi ve sosyal sorunları aşarak küresel ölçekte söz sahibi olmasıdır. Yıllık ortalama yüzde 6,6 büyüme ve toplam 4 milyon 100 bin yeni istihdamın sağlanacağı bu dönemin sonunda, GSYH 1,7 trilyon dolara çıkacaktır. Kişi başına gelir 20 bin dolara, ihracat 400 milyar dolara yükselecektir. İstihdam sayısı da 33,2 milyon kişiye ulaşacaktır. Uzun vadeli stratejimiz ise 2053 yılında Türkiye'nin Küresel Güç ve Lider Ülke olmasını sağlamaktır. AKP 13 yıllık iktidar döneminde ekonomi alanında da kayda değer bir çalışma yapmamıştır"

 "REFORMLARLA; SÜRDÜRÜLEBİLİR VE YÜKSEK BÜYÜME ORTAMINI TESİS EDECEĞİZ"

Ekonomik büyümeden taviz vermeden cari açığı kontrol altına alacaklarını öne süren Bahçeli, "1999-2002 döneminde bizim de koalisyon ortağı olduğumuz dönemde gerçekleştirdiğimiz reformlarla Türkiye ekonomisi 2007-2008 yılına kadar sıkıntısız gelebilmiştir. Ancak bu dönemden sonra ortaya çıkan reform ihtiyaçlarına cevap verilmemiş ve Türkiye ekonomisi tıkanmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak ekonomiye ilişkin 7 temel alanda yapısal mahiyetli reformlar yapacağız.  Öncelikle bu reformlarla neleri hedeflediğimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu reformlarla; Sürdürülebilir ve yüksek büyüme ortamını tesis edeceğiz. Ekonominin dış kaynağa olan bağımlılığını azaltacağız, Türkiye ekonomisini şoklara karşı dayanıklı hale getireceğiz. Ekonomi genelinde verimliliği artıracağız. Fiyat istikrarını sağlayacağız. Ekonomik büyümeden taviz vermeden cari açığı kontrol altına alacağız. Bütçe gelir ve giderlerinin kalitesini iyileştireceğiz. Ekonomide kaynakları üretken alanlara yönlendireceğiz. Gelirin daha adil bölüşümünü sağlayarak yoksulluğu azaltacağız. İstihdamı teşvik edici bir işgücü piyasası kuracağız. Ar-Ge desteklerini artırarak, bilgiyi ticarileştirerek, yenilikçiliği ve girişimciliği destekleyerek ekonominin rekabet gücünü artıracağız. Ve böylece firmalarımızın karlılığını, vatandaşlarımızın gelirini artıracağız" diye konuştu.

 "BİRİNCİ REFORM ALANIMIZ EKONOMİDE ÜRETİMİN ARTIRILMASI VE İTHALAT BAĞIMLILIĞININ AZALTILMASIDIR"

Reform alanlarını açıklayan Bahçeli, "Birinci reform alanımız ekonomide üretimin artırılması ve ithalat bağımlılığının azaltılmasıdır. Bu alanda, üreticilerimize belli standartta ve uygun maliyette girdi temin edeceğiz. Yoğun olarak ithal edilen girdilerin ve yatırım mallarının yurt içinde üretimini sağlayacağız. Bu amaçla Merkez Bankasının reeskont kredisi vermesini sağlayacağız. Sanayi yatırımlarına ucuz ve uzun vadeli kaynak sağlayacak yatırım bankacılığını destekleyeceğiz. İkinci reform alanımız yurt içi tasarrufların ve yatırımların artırılmasıdır.  Yatırım yapmayan bir ekonominin büyüme imkânı yoktur. Yatırım yapmak için de tasarruflarımızı artırmamız gerekmektedir. Bu kapsamda, kamuda ve toplumun genelinde israfı önleyecek tedbirler alacağız. Yüksek teknolojili, yüksek katma değer ve istihdam sağlayan yatırım projelerine yüzde 100'e kadar yatırım indirimi vereceğiz. Bankacılık sisteminde aracılık maliyetlerini azaltacağız. Yatırımcılara arsa-arazi tahsisini etkinleştireceğiz" ifadelerini kullandı.

 "KAYIT DIŞILIK VE KAÇAKÇILIKLA ETKİN MÜCADELE EDEREK VERGİYİ TABANA YAYACAĞIZ"

Vergi alanında yapılacakları açıklayan Bahçeli, "Vergi reformu da önem verdiğimiz diğer bir alandır. Bu kapsamda, basit, anlaşılır bir vergi sistemi kuracağız. Kayıt dışılık ve kaçakçılıkla etkin mücadele ederek vergiyi tabana yayacağız. Ekonomide kaynakları üretken alanlara yönlendirecek bir vergi sistemi kuracağız. Dördüncü reform alanımız Harcama reformu olacaktır.  Kamu harcamalarını yeniden önceliklendirerek Ar-Ge ve yenilikçiliği teşvik edici harcamalara daha fazla kaynak ayıracağız. Hesap verebilir, şeffaf,  Parlamentonun bütçe hakkına riayet eden ve iyi denetlenen bir bütçe sistemi kuracağız. Gelirin adil bölüşümü ve yoksullukla mücadele, çok önemsediğimiz bir başka reform alanıdır. Mevcut sosyal yardım ödemelerini artırarak sürdüreceğiz. Dolaylı vergilerin vergi içindeki payının azaltacağız" şeklinde konuştu.

 "EVİ OLMAYAN MUHTAÇ AİLELERE 250 TL KİRA YARDIMI YAPACAĞIZ"

Sosyal yardımlar ve aile yardımları konusundaki vaatlerini sıralayan Bahçeli, iktidarlarında hayata geçirecekleri uygulamaları anlatarak "Her aileden en az bir kişiye iş sağlayacağız. İş verinceye kadar 700 TL desteği evin hanımına vereceğiz. Muhtaç ailelere Hilâlkart vererek bütün yardımları incinmeden bu kartla almasını sağlayacağız. Çalışanların bütün gelir unsurlarının emekli aylığı hesabında dikkate alarak daha yüksek emekli maaşı almasını sağlayacağız. Evi olmayan muhtaç ailelere 250 TL kira yardımı yapacağız. Asgari ücretlilere, büyük şehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım desteği vereceğiz. Kamu arazilerini yoksul vatandaşlarımıza tahsis edeceğiz. Alacakların vasfı ne olursa olsun icra ve haciz uygulamaları sonucu hiç kimsenin gelirinin asgari ücretin altına düşmesine izin vermeyeceğiz. Vatandaşlarımızı, tüketici kredisi ve kredi kartlarından kaynaklı borç ve yüksek faiz sarmalının neden olduğu yoksulluk tuzağından kurtaracağız. Emeklilere yıllık 2800 lira destek ödemesi yapacağız. Emeklilerimizin banka promosyonu alabilmelerinin önünü açacağız. Emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyecek, emekli aylığı zammını tüketim kalıplarına göre özel bir endeksle belirleyeceğiz. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliği gidereceğiz, emekli aylığı hesabındaki refah payını çoğaltacağız.  65 yaş aylığını 300 liraya yükselteceğiz" dedi.

 "MAZOTU 1 LİRA 75 KURUŞTAN VERECEĞİZ"

Bahçeli, çiftçilere mazotu 1 lira 75 kuruştan vereceklerini söyleyerek "Nüfusumuzun önemli kısmının istihdam edildiği tarım ve hayvancılık sektörü, altıncı reform alanımızdır. Toprak arazi reformunu gerçekleştireceğiz.  Tarımda rekabet gücünü ve çiftçilerimizin gelirini artırmak için mazot, gübre, yem, elektrik gibi tarımsal girdilerden vergi almayacağız. Böylece mazotu 1 lira 75 kuruştan vereceğiz. Yüksek verim ve kalitede tohum, fide ve fidan geliştirilmesi ve üretimini destekleyeceğiz. Buğday, mısır, pamuk, soya, ayçiçeği, çeltik, fındık, incir, üzüm, kayısı, zeytin, yerfıstığı ve enerji bitkileri için fiyat garantisi vereceğiz.  Et ve sütte garanti fiyat uygulamasına geçeceğiz. Hazine ile olan arazi uyuşmazlıklarını giderecek ve 2/B sorununu adil ve hakkaniyete uygun şekilde çözüme kavuşturacağız" açıklamasında bulundu.

 "ASGARİ ÜCRETİ NET 1400 LİRAYA ÇIKARACAĞIZ"

Asgari ücreti net bin 400 liraya çıkaracaklarını açıklayan Bahçeli, vaatlerini şöyle sıraladı: "Son reform alanımız işgücü piyasası ve çalışma hayatı reformudur. Bu kapsamda; mesleki eğitimi güçlendirerek, aktif işgücü programlarını etkinleştirerek işgücünün niteliğini yükselteceğiz. Sağlıklı bir eğitim-istihdam planlaması yapacağız. İstihdam vergilerini azaltacağız. İşçilerin kazanılmış haklarının güvence altına alındığı bir kıdem tazminatı sistemi getireceğiz. Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetini gidereceğiz. Esnek çalışma yöntemlerini uygulamaya koyacağız. Asgari ücreti net 1400 liraya çıkaracağız. Asgari ücretlilere, büyük şehirlerde aylık 100 lira ulaşım desteği vereceğiz. Asgari ücretin tamamını vergi dışı bırakacağız. Esnaf ve sanatkârlar ile KOBİ'lerimizin gelirini ve işteki verimlerini artırıcı tedbirleri alacağız. AVM yasasını esnafın haklarını koruyacak şekilde yeniden düzenleyeceğiz. Esnaf ve sanatkârımızın krediye erişimini engelleyen teminat sorununu ortadan kaldıracağız. KOBİ'lerin makine-teçhizat ve donanım yatırımlarından KDV almayacağız. Şoför esnafımızın alacağı ticari araçtan vergi almayacağız. Yük ve yolcu taşımacılığı yapan esnafımıza vergisiz akaryakıt imkânı sunacağız. Şoför esnafına yıpranma payı hakkı vereceğiz. Esnaf ve sanatkârımızın geçmiş hizmetlerine borçlanma hakkı tanıyacağız. Esnaf ve sanatkârlarımızın hastalık ve ayakta tedavi süresinde geçici iş göremezlik ödeneği alabilmeleri konusunda düzenleme yapacağız. Esnafımızın gelirinin vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulayacağız. Esnafımızın emekli aylığından kesilen sosyal güvenlik destek primini kaldıracağız"

 "40 BİNİ ŞUBAT AYINDA OLMAK ÜZERE 120 BİN ÖĞRETMEN ATAYACAĞIZ"

Gençlere yönelik seçim vaatlerini sıralayan Bahçeli, "Geleceğimizin teminatı olan gençlerimize çok önem veriyoruz.  Öncelikle, işsiz gençlerimize çıkarılan genel sağlık sigortası prim borçlarını sileceğiz, ailelerinin sağlık sigortasından yararlandıracağız. Her yıl ortalama 700 bin gencimize iş imkanı sağlayacağız. 2016 yılında; okullarımızdaki öğretmen açığını gidermek için 40 bini Şubat ayında olmak üzere 120 bin öğretmen atayacağız. Asayişin temini ve terörle mücadele kapsamında, emniyet teşkilatında terörle mücadele timi, kent timi ve gece güvenlik görevlisi olarak çalışmak üzere 60 bin personel alacağız. Kırsal kalkınma projemiz kapsamında, kamuya 30 bin ziraat, orman ve maden mühendisi ile turizmci ve veteriner hekim alacağız. Sağlık hizmetlerindeki etkinliği artırmak için 25 bin sağlık personelinin atamasını yapacağız. Engelli kontenjanındaki eksiği kapatacak, 20 bin engellinin atamasını gerçekleştireceğiz. Ayrıca, kamu yönetiminde etkinliği sağlamak ve insangücü ihtiyacını gidermek amacıyla çeşitli meslek dallarında 100 bin gencimizi işe alacağız" dedi.

 "ASKERLİK SÜRESİNİ, PRİM ÖDEMEKSİZİN EMEKLİLİK HİZMETİNE SAYACAĞIZ"

Bahçeli, vaatlerini şöyle açıkladı: "Mesleki eğitimi veya yüksek öğrenimi tamamlayan gençlerin beklemeden işe girmelerini temin edeceğiz.  Her öğrenciye yurt ya da yurt şartlarıyla barınma imkânı temin edeceğiz. Her öğrenciye öğrenim süresince başarılı olmak kaydıyla 10 bin liraya kadar yükseköğrenim kuponu vereceğiz. Evlenecek gençlerimize 10 bin lira tutarında, faizsiz kredi alabilme imkânı getireceğiz. Staj ve çıraklık sürelerini emeklilik hizmetine dahil edeceğiz. Askerlik hizmetini yerine getiren gençlere, iş kurabilmeleri amacıyla, yarısı hibe olmak üzere 50 bin liraya kadar girişimcilik kredisi vereceğiz. Askerlik süresini, prim ödemeksizin emeklilik hizmetine sayacağız. Askerlerin ailelerine yapılan yardımı aylık 500 liraya çıkaracağız. Beyannamemizde, kadınlarımızın konumunu ve aile kurumunu güçlendirecek çok önemli politikalara yer verdik. Kadınların istihdam edilebilirliklerini geliştirecek, işgücüne katılım oranını yükselteceğiz. Girişimci kadınlara yüzde ellisi hibe olmak üzere finans desteği vereceğiz. Kadınlara yönelik şiddet ve ayrımcılıkla kararlı şekilde mücadele edeceğiz. Şiddete maruz kalan kadınlara adli yardım desteği sağlayacağız, bu çerçevedeki davaları zaman aşımından ve mahkeme harç ve masraflarından muaf tutacağız"

 "ENGELLİ VE ENGELLİ YAKINI AYLIĞINI 400 LİRAYA; AĞIR ENGELLİ AYLIĞINI 600 LİRAYA ÇIKARACAĞIZ"

Engelli vatandaşlara yönelik seçim vaatlerini açıklayan Bahçeli, "Kadınlara sigortalılık öncesi doğumlar için doğum borçlanma hakkı getireceğiz. Ev hanımlarına mesleki beceri kazandırarak aile bütçesine ve ülke ekonomisine katkıda bulunmalarına destek olacağız. Aylık 200 kilovatsaatin altında elektrik tüketen ailelere yüzde 75 indirim uygulayacağız. Vatandaşlarımızdan elektrik kayıp-kaçak bedeli almayacağız.  Engellilere yönelik politikalarımızdan bazılarını şu şekilde özetleyebiliriz. Engelli kardeşlerimize işe yerleştirmede öncelik verecek, kamudaki engelli kotasının tamamına atama yapacağız. Engelli ve engelli yakını aylığını 400 liraya; ağır engelli aylığını 600 liraya çıkaracağız. Engellilere muhtaç aylığı bağlanmasında, engellilerin kendi gelirlerini esas alacağız. Gazilere ve şehit yakınlarına yönelik politikalarımızdan bazıları da şu şekildedir: Gazilerimize 3600 günde emekli olabilme hakkını vereceğiz. Ordu ve polis vazife malullerinin özlük haklarını iyileştireceğiz, gaziler arasındaki eşitsizliği gidereceğiz. Şeref aylığı 1400 liraya yükseltilecek ve geliri olsun olmasın muharip gazilerimizin hepsine aynı tutarda ödeyeceğiz. Şehit yetimlerinin tamamına iş hakkı vereceğiz.  Gazilerimiz ve çocuklarının işe yerleştirilmelerine öncelik tanıyacağız" ifadelerini kullandı.

 "KAMUDA ÇALIŞAN TAŞERON İŞÇİLER, 4/C'LİLER, VEKİL, SÖZLEŞMELİ VE GEÇİCİ STATÜDE ÇALIŞANLARI KADROYA ALACAĞIZ"

Kamuda çalışanlara yönelik seçim vaatlerini sıralayan Bahçeli, "Kamuda çalışan taşeron işçiler, 4/C'liler,  vekil, sözleşmeli ve geçici statüde çalışanları kadroya alacağız. Geçici ve mevsimlik işçilerin mağduriyeti giderilecek, kamu işçilerine naklen atanabilme imkanı verilecektir. Kamuda eşit değerde iş yapan eşit ücret alacak, ücret adaleti sağlanacaktır. Kamu çalışanlarına yapılan tüm ek ödemeleri emekli aylıklarına yansıtacağız. Emekli ikramiyesinde yıl sınırını tümüyle kaldıracağız. İmam ve müezzini olmayan cami kalmayacak, vekil ve fahri statüde görev yapan din görevlilerimizi kadroya atayacağız. Diyanet İşleri Başkanlığını, Alevi İslam inancını da bünyesinde temsil edecek şekilde yeniden yapılandıracağız. Cemevi gerçeğini, siyasi kaygılardan uzak, Cami-Cemevi karşıtlığına dönüştürülmeden kabul edecek, inanç ve kültür hayatımızın bir unsuru olan Cemevlerine devlet yardımı yapacağız. Öğretmen eksiği olan hiçbir okul bırakmayacağız. Derslik ihtiyacını tamamlayacağız.  Atanmayı bekleyen öğretmenlerin tamamını kademeli olarak atayacağız. Öğretmenlerin ek göstergesini 3600'e çıkaracağız. Okul öncesi eğitimi, 4-5 yaş grubundaki nüfus için tedricen zorunlu hale getirerek, zorunlu eğitimin süresini 13 yıla çıkaracağız.  Kaynak bulma konusunda göstereceğimiz teminat ve referans, şahıslarımız olmadığı gibi, kaynaklarımız da hayali ve afaki değildir" diye konuştu.

 "SEÇİM BEYANNAMEMİZDE YER ALAN TAAHHÜTLERİMİZİN GETİRECEĞİ MALİ YÜK TOPLAMINI 81,5 MİLYAR TÜRK LİRASI OLARAK ÖNGÖRMEKTEYİZ"

Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Sözümüz Milliyetçi Hareket sözüdür, programlarımızın kaynağı da ayrıntılı olarak hesaplanmıştır. Seçim Beyannamemizde yer alan taahhütlerimizin getireceği mali yük toplamını 81,5 Milyar Türk lirası olarak öngörmekteyiz. Mali kaynaklarımızı beş ana başlık altında toplamak mümkündür: Toplumsal bir seferberlik başlatılarak kayıtdışılıkla etkin mücadele sonucu vergilerde performans artışı sağlanmasından elde edilecek ilave kaynak 13,5 milyar Türk Lirası, Kaçakçılıkla etkin mücadele edilmesinden sağlanacak ilave kaynak 6,4 milyar Türk Lirası,Devletin mal ve hizmet alım giderleri ile bir kısım cari transfer kalemlerindeki israf, savurganlık ve yolsuzlukların azaltılmasından elde edilecek gider tasarrufu 23,3 milyar Türk Lirası, Bir kısım rantiyeci azınlıkça elde edilen imar rantının vergilendirilmesinden sağlanacak 21,3 milyar Türk Lirası, Uygulayacağımız ekonomik program sayesinde elde edilecek yüksek büyüme performansının sağlayacağı 17 milyar Türk Lirası. Böylece, taahhütlerimizin mali yükünü karşılamak üzere, ekonomide oluşturulacak toplam ilave kaynak 81,5 milyar Türk Lirasına ulaşacaktır"

 "İŞTE KAYNAK, İŞTE GELECEK PROJESİ, İŞTE UFUKTA GÖRÜNEN MİLLİYETÇİ HAREKET İKTİDARI"

MHP Lideri Bahçeli, seçim vaatlerini açıkladıktan sonra sözlerini şöyle noktaladı: "Bu miktar Seçim Beyannamemizdeki program, proje, ekonomik ve sosyal yardım ve desteklerin toplam maliyetini karşılamaktadır. İşte kaynak, işte gelecek projesi, işte ufukta görünen Milliyetçi Hareket İktidarı. Milliyetçi Hareket'in Türkiye'yi yönetme konusundaki yetkisinin ve siyasi meşruiyetinin yegâne kaynağı milli iradedir. Milliyetçi Hareket'in tek hedefi ve tek düşüncesi tek başına iktidardır. Huzurlu ve Güvenli Gelecek için 'ülkenin geleceğine oy ver' diyerek milletimize sesleniyoruz. 1 Kasım 2015 seçimleri Türkiye'nin geleceğini belirleyecektir. Türkiye bölünecek mi? Kanlı bir kardeş kavgasına sürüklenecek mi? Terörün beli kırılacak mı? Rüşvet ve yolsuzluğun kökü kazınacak mı? Hırsızlar hesap verecek mi? Yoksulluk kader olmaktan çıkacak mı? İşsizlik azalacak mı? Geçim derdi bitecek mi? Türk milleti oylarıyla bu sorulara cevap verecektir. Türkiye ortak değerler etrafında milli birliğini güçlendirmesi için ülkemizin geleceğine oy verelim. Bin yıllık kardeşlik hukukunu korumak için ülkemizin geleceğine oy verelim. Kavga, çatışma ve cepheleşmelerin bitmesi için ülkemizin geleceğine oy verelim. Barış ve huzurun gelmesi için ülkemizin geleceğine oy verelim. Türk milleti birbirine kenetlenerek aydınlık bir geleceğe yürümesi için milletime diyorum ki; ülkenize sahip çıkın, ülkenizin geleceği için oy verin"

DHA


    ETİKETLER:

    Recep Tayyip Erdoğan

    ,

    Atatürk

    ,

    Seçim

    ,

    Cumhuriyet Halk Partisi

    ,

    TBMM

    ,

    ekonomi

    ,

    KCK

    ,

    Alevi

    ,

    Adalet Ve Kalkınma Partisi

    ,

    Milliyetçi Hareket Partisi

    ,

    Rüşvet

    ,

    Beşşar Esad

    ,

    PKK

    ,

    Irak

    ,

    Libya

    ,

    Mısır

    ,

    Rusya

    ,

    Suriye

    ,

    Türkiye

    ,

    Ankara

    ,

    Diyarbakır

    ,

    İslam

    ,

    Mahkeme

    ,

    Birleşmiş Milletler

    ,

    YAŞ

    ,

    Bülent Arınç

    ,

    Ortadoğu

    ,

    Afrika

    ,

    Kandil

    ,

    İmralı

    ,

    Anayasa

    ,

    milliyetçi

    ,

    şiddet

    ,

    mülteci

    ,

    KDV

    ,

    şehit

    ,

    Oslo

    ,

    Terörle Mücadele

    ,

    spor

    ,

    Dolmabahçe

    ,

    Politika

    ,

    yorum

    ,

    pyd

    ,

    diyanet

    ,

    kürdistan

    ,

    taşeron

    ,

    hdp

    ,

    çözüm süreci

    ,

    Rabia

    ,

    Emeklilik

    ,

    Kurban Bayramı

    ,

    Kayıp

    ,

    Kıdem Tazminatı

    ,

    Sosyal Güvenlik

    ,

    Dış Politika

    ,

    Kamu

    ,

    Diyanet İşleri

    ,

    Milliyet

    ,

    Müzakere

    ,

    Demokrasi

    ,

    Asker

    ,

    Hükümet

    ,

    İndirim

    ,

    Ucuz

    ,

    Yatırım

    ,

    Cizre

    ,

    Maden

    ,

    Vatan

    ,

    Bugün

    ,

    Aile

    ,

    Ulaşım

    ,

    Cami

    ,

    İmam

    ,

    Eğlence

    ,

    İşsizlik

    ,

    Ahlak

    ,

    Arsa

    ,

    Proje

    ,

    Tarım

    ,

    Banka

    ,

    Para

    ,

    Kredi

    ,

    Tarih

    ,

    Gece

    ,

    Parti

    ,

    Telefon

    ,

    Soygun

    ,

    Vergi

    ,

    Öğretmen

    ,

    Ayakkabı

    ,

    Kapı

    ,

    Garanti

    ,

    Ziraat

    ,

    Prim

    ,

    Anket

    ,

    Kurban

    ,

    Okul

    ,

    İlan

    ,

    kol

    ,

    toplum

    ,

    elektrik

    ,

    ilçe

    ,

    operasyon

    ,

    faiz

    ,

    yoksulluk

    ,

    emekli

    ,

    personel

    ,

    akaryakıt

    ,

    harç

    ,

    koalisyon

    ,

    ülke

    ,

    sanayi

    ,

    lira

    ,

    orman

    ,

    Erbil

    ,

    Öcalan

    ,

    suikast

    ,

    Ar-Ge

    ,

    Eylem

    ,

    adalet

    ,

    hukuk

    ,

    kira

    ,

    iflas

    ,

    gerilim

    ,

    Demokratik

    ,

    kavga

    ,

    eğitim

    ,

    karakter

    ,

    ,

    güvenlik

    ,

    sivil

    ,

    zaman

    ,

    kültür

    ,

    mahrem

    ,

    yolsuzluk

    ,

    sosyal

    ,

    kurum

    ,

    Karanlık

    ,

    Yargı

    ,

    bütçe

    ,

    kaynak

    ,

    kent

    ,

    engelli

    ,

    siyasi

    ,

    vefat

    ,

    silah

    ,

    esnaf

    ,

    sürgün

    ,

    iktidar

    ,

    emniyet

    ,

    katılım

    ,

    yönetim

    ,

    Birlik

    ,

    oy

    ,

    hizmet

    ,

    Uzak

    ,

    Karşılık

    ,

    Karşı

    ,

    Enerji

    ,

    Aralık

    ,

    İnanç

    ,

    Akrep

    ,

    IŞİD

    ,

    7 Haziran

    ,

    milletvekili

    ,

    2015

    ,

    2015 seçimleri

    ,

    miting

    ,

    nüfus

    ,

    İntihar

    ,

    kaçak

    ,

    kayıt

    ,

    emekli maaşı

    ,

    çare

    ,

    Balkanlar

    ,

    genel sağlık sigortası