MHP'de 'Pandora'nın kutusu açıldı...

Salon dolu, tribünler heyecanlı, ellerde üç hilalli bayraklar, erkek ağırlıklı tribünler ve siyahın hâkim olduğu bir kurultay.
Haber: Yavuz OĞHAN / Arşivi

Salon dolu, tribünler heyecanlı, ellerde üç hilalli bayraklar, erkek ağırlıklı tribünler ve siyahın hâkim olduğu bir kurultay.
Kürsüde Atatürk ve Alparslan Türkeş’in büyük boy fotoğrafları, hemen altında Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş’in başkanlığındaki divan.

MHP’nin 10. Kurultay’ındaki tablo Devlet Bahçeli’nin hassasiyetini ortaya koyması açısından önemliydi. Bahçeli genel başkanlık yarışındaki rakiplerine haksızlık olmasın diye kendi fotoğrafını da astırmadı kürsüye, adaylık konuşmasını da yapmadı.

MHP bir “Lider partisi”. Partide liderin otoritesi tartışılmaz. Ancak bu kurultay Bahçeli’nin otoritesinin tartışmaya açıldığı bir platform oldu. Tabanda duyulan memnuniyetsizliğin hissedildiği, hissettirildiği bir platform.

Kimse olağan kurultayda eski Bayındırlık Bakanı, Trabzon milletvekili Koray Aydın’ın Bahçeli’yi devirebileceğini hesaplamadı ancak genel başkan olmaya yetmese de Aydın’ın delegeden gördüğü ilgi Bahçeli’nin bundan böyle işinin daha zor olacağının habercisi olarak kabul edildi.

Öyle ki; 10. Olağan Kurultay’da olağanüstü kurultay hesapları yapanlar bile vardı. MHP’nin başında Koray Aydın değil ama Meral Akşener olmalı diyenler, genel başkanlığa Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş’i yakıştıranlar hiç de az değildi. Şimdi olmasa da bir sonraki kurultayda notunu düşerek.

Sahne farklı, hesaplar farklıydı. Ama bu hesaplar kongredeki yarışa gölge düşürmedi. Bahçeli kürsüye çıktığında tribünlerin ve delege sıralarının ilgisi değişimin hemen olmayacağını gösterdi. MHP lideri konuşmasını kürsünün hemen önüne yerleştirilen camlardan okuyarak yaptı. Sesinin tonu genelde değişmedi ama terörden bahsederken her zamanki gibi kızgın ve hiddetliydi. Zaten salon da o anlarda hareketlendi.

En çok alkışı “Türkiye’de Kürt sorunu yoktur” sözleriyle aldı.

Konuşmasının genelinde Türkiye’nin bölünmesinden duyduğu kaygı hâkimdi. Öcalan ile yapılan pazarlıkları, Barzani ile yakınlaşmayı, başkanlık sistemi ile ilgili tartışmayı bu endişelerini besleyen gelişmeler olarak saydı.
Yeni anayasayı, anadilde eğitim tartışmalarını ve yerel yönetimler yasasını Türkiye’yi bölecek yolda döşenen taşlara benzetti.

Bahçeli için dile getirilen temel eleştiri alanları, tribünleri hareketlendirmeden uzak konuşma tarzı. Benzer bir durum bu kurultayda da vardı. Konuşmasının büyük bölümünde tribünlerle ilişki kurmakta zorlandı.

Kürsüden dile getirdiği “Kürt sorunu yoktur, Kürt kardeşlerimizin sorunları vardır” tespiti gazetecilerin bulunduğu bölümde “Bir tek bu konuda Başbakan ile buluştu” yorumlarına neden oldu. “Okyanus ötesine tutunmadan iktidar olacağız” cümlesi, Gülen cemaatine uzak durmaya devam edeceğinin işaretiydi.

Gelelim Bahçeli’nin rakibine. Koray Aydın kürsüye davet edildiğinde salonda tansiyon biraz yükseldi. Ama duruma anında müdahale geldi. Tuğrul Türkeş tribünleri uyardı, Bahçeli ve Aydın taraftarlarının gerilimine izin vermedi. “Yaşasın illegalite” diyerek masaların, sandalyelerin havada uçuştuğu kurultayların mazide kaldığı da bu müdahale ile partililere hatırlatılmış oldu.

Bahçeli’nin hassasiyeti, Tuğrul Türkeş’in hassas dokunuşlarıyla MHP bu kurultayda demokrasi sınavından geçti. Ama Pandora’nın kutusu da açıldı. Partideki genel başkan arayışı Devlet Bahçeli için zor bir dönemin başladığını tescilledi.
MHP’ye sigara cezası geliyor

Kurultayda Divan Başkanlığı için muhalifler aday göstermezken, Genel Merkez’in adayı Tuğrul Türkeş seçildi.

Türkeş’in “Babamın partisine, başbuğ Alparslan Türkeş’in büyük kurultayına hoş geldiniz” sözleri alkışlandı. Kongre salonu içinde kapalı mekânda sigara içilmesinin sosyal medyaya taşınması Sağlık Bakanlığı’nı harekete geçirdi. Yetkililer Arena’ya gelerek salonda sigara denetimi yaptı ve tutanak tuttular. Tutanak çerçevesinde verilecek ceza daha sonra belirlenecek.