Miras kavgası, muhtıra verdirdi

Miras kavgası, muhtıra verdirdi
Miras kavgası, muhtıra verdirdi
Genç Milli Görüşçüler isyan bayrağını çekti, Erbakan ailesindeki miras kavgası parti içi muhtıraya dönüştü. Saadet Partisi'nde bugüne kadar olmayan bir olay yaşandı.

Ankara - SP’nin Genel İdare Kurulu’nda Fatih Erbakan, Oğuzhan Asiltürk ile Erbakan Hoca’nın yıllardır yanından ayırmadığı kurmayları Yasin Hatipoğlu, Şevket Kazan’ı da hedef alan bildiri okundu. Genç bir SP’li üyenin okuduğu bildiride “işlevsiz, toplanamayan, karar alamayan, tek adam merkezli” denilen Yüksek İstişare Kurulu’na ve Oğuzhan Asiltürk’e istifa çağrısı yapıldı.

“Genel merkez tarafından, kırk yıllık geleneğimize uygun olmayan, camiamızın kabullenemediği ve sahiplenemediği bazı söylem ve faaliyetler gerçekleştirilmiştir” görüşlerine yer verdi. Bildiri şöyle :

“Milli Görüş, Hocamızın ifadesiyle "milletimizin inancı, tarihi, kimliği ve ruh köküdür." Sadece ülkemizin değil bütün insanlığın saadetinin yegane kurtuluş reçetesidir.

Bütün insanlığın saadetini temin etmek şuuruyla çalışan Milli Görüş teşkilatları sadakatini, çalışkanlığını, kararlılığını ispat etmiş tecrübeli ve vefalı bir teşkilattır." İman varsa imkan vardır" düsturunu kendisine şiar edinmiş milli görüş neferleri her türlü problemin üstesinden gelebilecek iradeye sahiptir. Her şart altında kendi çözümünü üretebilecek feraset ve kudrettedir.
Bilindiği üzere Erbakan hocamızın vefatından bu yana camiamızı derinden üzen ve gönül dünyamızı yaralayan gelişmeler yaşamaktayız. Başta merhum hocamız olmak üzere aziz davamızın ve teşkilatlarımızın bundan sonra daha fazla yara almaması için akl-ı selim ile hareket ve kardeşlik hukukunu muhafaza açısından bazı hususları dikkatlerinize sunmak istiyoruz.

1. Davamızın kuruluş gayesine, geleneklerine ve hedeflerine uygun olarak, teşkilatlarımızın birlik ve beraberliğini güçlendirmeye yönelik dostane ilişkilerin gelişmesine katkı sağlamak, tavsiye mahiyetinde önerilerde bulunmak ve alınacak stratejik kararlarda abilik görevini yerine getirmesi gereken YİK, gelinen nokta itibariyle işlevsiz hale gelmiştir. Mevcut haliyle YİK, toplanamayan, karar alamayan ve sadece tek adam merkezli uygulamaların yapıldığı bir yapıya dönüşmüştür.

2. Merhum hocamızın camiamıza emaneti olan ailesine yönelik olumsuz hareketler sergilenmiş ve aile içi problemler yaşanmasına sebebiyet verecek tavır ve davranışlarda bulunulmuştur. Bu durum camiamız içerisinde yeni bir tarafgirliğin oluşmasına sebebiyet vermiştir. Tarafların meselelerin çözümüne yönelik adım atmaktan ziyade daha da derinleşmesine yönelik adımları ve bu durumun medyaya yansıması maalesef kamuoyu nezdinde merhum hocamızı zan altında bırakmış, teşkilatlarımızda ise büyük bir huzursuzluğa, heyecan eksikliğine ve atalete neden olmuştur.

3. Bu süreçte genel merkez tarafından, kırk yıllık geleneğimize uygun olmayan, camiamızın kabullenemediği ve sahiplenemediği bazı söylem ve faaliyetler gerçekleştirilmiştir.

4. Teşkilatta yapılan atama ve değişiklikler sürecin nazikliği ve hassasiyeti dikkate alınmadan ve aceleci bir şekilde gerçekleştirilmiştir.

5. Mahrem mevzuların uygun olmayan ortamlarda, basın önünde ve provoke edilmeye açık bir şekilde dile getirilmesi camiamız içerisinde fitne ortamının oluşmasına sebebiyet vermiş, teşkilat mensuplarımızı arazi çalışmalarında zor durumda bırakmıştır.

6. Yaşanan bu gelişmeler neticesinde hareketimiz dışa dönük faaliyetlerden ziyade, içe dönük ve yıpratıcı bir yapıya dönüşmüştür.

7. Bütün bu menfi durumlar karşısında Genel Merkezimiz, sanki yapılacak her şey yapılmış gibi davranarak, olumsuzlukların daha da içinden çıkılmaz bir hale bürünmesine sebebiyet vermektedir.

İnsanlığın kurtuluş ümidi milli görüş hareketi ve onun yegâne temsilcisi Saadet Partimiz yukarıda ifade edilenlerden de anlaşılacağı üzere, hem düzgün yönetilmemekte hem de yanlış ve hatalı tavırlar yüzünden daha da küçülmektedir. Bu itibarla mevcut durumun bütün mesulleri süreci akl-ı selim ile değerlendirmeli uzlaşmaz bütün tavırlarından vazgeçmeli farklı taraflar değil aynı ulvi gayeye çalışan tek taraf olduğu bilinciyle hareket etmelidir. Şayet gerekli adımlar atılmaz ise camiamız 40 yıllık geleneği, yetiştirdiği nesilleri ve bütün bu problemlerin üstesinden gelme iradesinin şuuruyla gerekeni yapacaktır.


    ETİKETLER:

    Ankara

    ,

    Fatih

    ,

    Aile

    ,

    Taraf

    ,

    ruh

    ,

    mahrem

    ,

    genç

    ,

    istifa

    ,

    kuruluş

    ,

    Birlik

    ,

    provoke

    ,

    Kamuoyu