MİT-yargı krizinde '250' çatlağı

MİT-yargı krizinde '250' çatlağı
MİT-yargı krizinde '250' çatlağı

Polisin haklarında yakalama kararı verilen eski MİT çiler Emre Taner ve Afet Güneş in evlerine her gün gittiği belirtiliyor.

Savcıların iddialarındaki ısrarına karşın Başbakan'ın danışmanı Akdoğan'ın "250. madde tuzaktır" uyarısı, suların durulmadığını gösterdi.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

ANALİZ
Yargı ve emniyet ile MİT arasındaki kriz, hükümetin devreye girmesiyle verilen araya rağmen derinleşerek sürüyor. Mehmet Ali Birand’ın konuştuğu savcılar, attıkları adımın doğruluğu konusunda şüphe duymadıklarını ortaya koydular. MİT, bu sözlerin kuruma ağır saldırı niteliğinde olduğu görüşünde. Başbakan’a en yakın isimlerden AKP Milletvekili Yalçın Akdoğan ise krizin BDP ’ye güç verdiğini yazdı. 

MİT kızdı
Başkentin gündeminde dün MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ifadeye çağıran savcıların sözleri damgasını vurdu. Hakim görüş, savcıların meydan okuduğu yönündeydi. Savcıların iddiası MİT’ten büyük tepki çekti. Bir MİT yetkilisinin, “Kriz derinleşmesin diye yutkunarak okuyoruz” sözleri MİT’teki ruh halini yansıtıyordu. “Molotof atarken yakaladım” iddialarını da MİT abartılı buluyor. Bu tür durumları önceden polise ve yargıya bildirdiklerini anlatan MİT yetkilileri, “MİT’te herşeyin ölçüsü bellidir” görüşünde. 

Hedef Başbakan mı?
Başbakan’ın danışmanı Akdoğan ise dün Yeni Şafak gazetesinde MİT’in “ PKK ve KCK’yı büyüttüğünün iddia edilmesi”nin BDP’nin tezlerini güçlendirdiğini hem de KCK soruşturmasını sulandırdığını yazarak savcıların iddialarına karşılık verdi. Ayrıca Akdoğan’ın kullandığı “Fidan hedefe konularak, kendisine Meclis kürsüsünden destek veren Başbakan’a karşı hamle yapılıyor” ifadesi, “Hedef Başbakan mı” sorusunun durduk yerde çıkmadığını ve hükümet kanadında da bu yönde kaygıları olduğunu gösteriyordu. Bu karşılıklı suçlamalar krizin devam ettiğini gösterirken, krizin çözüm adresine dönen TBMM’den de karışık sinyaller geliyordu. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, hafta başında Hürriyet Yazarı Taha Akyol’a “Sadece MİT görevlileri için özel düzenleme yapmak doğru olmaz. Kritik devlet görevlerini yapan çok üst düzey kamu görevlileri hakkında soruşturma açılması, başbakanın yazılı iznine tabi olmalıdır” demişti. Ne var ki, Akdoğan dün “250. madde değişikliği yaptırılarak Ergenekon sürecinin boşa çıkarılması murat edilmektedir” sözleriyle CMK 250. madde değişikliğine açık tavır aldı. TBMM’ye MİT Kanunu’nda değişiklik teklifini veren AKP Milletvekili Recep Özen ve Komisyon üyesi AKP Milletvekili Mevlüt Akgün de Akdoğan ile aynı fikirde. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, Başbakan Yardımcısı Bozdağ’ın tavrı da Akdoğan’dan yanaydı. Gazeteci Taha Akyol’a açıklama yaptıktan sonra Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşen Bakan Ergin de tavır değiştirebilir. Hükümetin MİT Kanunu’ndaki bir maddelik değişiklikle mi yetineceği, yoksa CMK 250-251. maddelerde değişikliğe gidip gitmeyeceği biraz da kamuoyunun tepkilerine göre şekillenecek.

Erdoğan’ın danışmanı: Çatışma yok
MİT kriziyle ilgili, ‘Fethullah Gülen cemaati ile AKP arasında bir çatışma yaşanıyor’ yorumlarına, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı danışmanı Yalçın Akdoğan ilginç bir yazıyla yanıt verdi. Yeni Şafak gazetesinde Yasin Doğan takma adıyla yazılar kaleme alan Akdoğan, dünkü köşesinde ‘Her türlü oyunun farkındayız’ başlığıyla son gelişmelere ilişkin mesajlar verdi. Akdoğan şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Erdoğan’ı gönülden seven cemaat mensupları ile Hocaefendi’ye sevgi besleyen AK Partililer arasında bir çatışma ve çekişme olamaz, bunlar birbirinden ayrılamaz, çünkü bunlar aynı insanlardır. İki farklı kulvarda hareket eden bu yapılar arasında güç ve iktidar çekişmesi yaşanmasını murad edenler yine hayal kırıklığına uğrayacaktır... Eğer bu girişimi başlatanlar istemeden böyle bir duruma sebep oldularsa bir adım sonrasını göremeyecek bir yetersizlik içindedirler. Eğer bunu bilerek yaptılarsa ortada daha vahim bir durum vardır ve söylediklerinin tam tersi bir tezgahın parçası olmuşlardır...Eğer bir tuzak varsa tuzağın başlangıç noktası neresidir? Şer güçlerin işine yarayacak bu iklimi kim üretmiştir? Ergenekon sadece MİT’in içine mi sızmıştır, yoksa her kurum ve yapı bu yönlendirmeden nasibini almakta mıdır? Tuzak sadece hükümete mi kurulmuştur? ‘MİT konusunda kişileri ve niyetleri sorgulamayın, vahim sonuca bakın’ deniyorsa, bugün yaşadığımız vahim sonuç kimin eseridir?..
Yargı ve güvenlik bürokrasisi içinde kimseye güvenmeden gizli kapaklı iş çeviren bir grup, ülkeyi yönlendirmeye ve siyaset mühendisliğine kalkışıyorsa, bunun daha önceki durumdan ne farkı olur?... Biz kardeşlikle, samimiyet ve ortak akılla hareket etmeyi sürdüreceğiz. Yanlış yapanlar veya istismar edilecek durumlara sebep olanlar hesabını millete ve adl-i ilahiye verirler.

Sarıkaya incelemesine izin sinyali
ANKARA- Adalet Bakanı Sadullah Ergin, HSYK’nın MİT mensuplarını ifadeye çağıran Savcı Sadrettin Sarıkaya hakkında başlattığı incelemeye izin verebileceğini söyledi. TBMM Adalet Komisyonu’nda gazetecilerin, HSYK’nın Sarıkaya hakkında başlattığı incelemeye izin verip vermeyeceği sorusuna Ergin, “3. Daire’nin bugüne kadar yapmış olduğu değerlendirmelere genel itibarıyla katıldık. Çok aykırı bir şey yoksa, bugüne kadarki inceleme ve soruşturma kararlarının tümüne onay vermiş durumdayım. Buna vermemem için özel bir sebep yoksa, buna da vereceğim demektir” dedi. Adalet Komisyonu, yargının hızlandırılmasına yönelik tasarıyı alt komisyona sevk etti. (RADİKAL)

Savcılar: Öyle deliller var ki!
MİT yöneticilerini ifadeye çağıran savcılar, Posta gazetesi yazarı Mehmet Ali Birand’la konuşurken eleştirilere yanıt verdi. Birand’ın dünkü yazısına göre, savcılar “MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Başbakan’ın en güvendiği kişilerden biri olduğunun biz de farkındayız. Kendi kendinize sormuyor musunuz; ‘Bu savcılar neden rahatlarını bozuyorlar?’ diye. Biz o kadar saf mıyız!” Demek ki, elimizde öyle deliller var ki, gözardı edemiyoruz” dedi. Savcılar Öcalan’ın eylem talimatları içeren mektuplarının PKK’ya yollanması ve Öcalan’la mutabakat zaptını örnek göstererek, “Bunlar suç değil mi?” diye sordu.