Müftüoğlu: Türkiye solunun Kürt hareketiyle birleşmesi doğru değil

Müftüoğlu: Türkiye solunun Kürt hareketiyle birleşmesi doğru değil
Müftüoğlu: Türkiye solunun Kürt hareketiyle birleşmesi doğru değil
Devrimci Yol davasının 1 numaralı sanığı ve Mahir Çayan'ın müdacele arkadaşı Oğuzhan Müftüoğlu, bugün HDP üzerinden gündeme gelen solun ve sosyalistlerin Kürt hareketi ile birleşmesini doğru bulmadığını söyledi.

RADİKAL - Mahir Çayan'ın mücadele arkadaşlarından, Devrimci Yol ana davasının 1 numaralı sanığı Oğuzhan Müftüoğlu, Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda hem Kızıldere'yi anlattı hem de bugün sol-sosyalist siyasete dair tespitlerini paylaştı.

Müftüoğlu röportajında, Kızıldere’de yetmiş öncesi Devrimci Gençlik hareketinin önde gelen kadrolarının katledilmesi Türkiye ’deki devrimci hareketler üzerinde çok derin etkileri olduğunu belirtti. Müftüoğlu, "Mustafa Suphiler bizim kuşağımızdan çok gerilerde kalmıştı, geriye dönüp baktığında en yakınımızda görülebilen 27 Mayıs öncesinin gençlik eylemleriydi. Oysa 78 kuşağı denilen yetmişli yılların gençliği ise Denizler’in idamıyla Kızıldere katliamının yarattığı bir sol siyasi iklim içinde oluştu" dedi.

'DEVRİMCİ HAREKET KENDİ ÖZ GÜCÜNE DAYANMALI'

Müftüoğlu, röportajında bugün HDP üzerinden gündeme gelen sosyalistlerin Kürt hareketi ile birleşmesi tartışmalarına dair de şu yorumu yaptı:

"Kürt hareketindeki bazı arkadaşların zaman zaman Mahir Çayan’a gönderme yaptıkları yazı ve beyanlarını okuyorum. Bundan tabii ki memnun oluyoruz. Bu arada Türkiye solunun Kürt hareketinin etrafında birleşmesi gerektiği şeklinde öneri ve çağrılar da oldu. Zaten oraya giden arkadaşlar da var. Bunun doğru bir fikir olduğunu söylemek mümkün değil.

AKP zihniyeti ülkeyi büyük bir karanlığa sürüklerken buna karşı bütün ülkede gelişen ilerici tepkilerin sol/sosyalist bir anlayış temelinde birleşik bir gücün örgütlenmesidir. Kürt sorununun gerçek çözümlerini de bence ülkedeki devrimci demokratik anlayışların bağımsız şekilde örgütlenerek güçlenmesiyle bulabileceğiz. Aşağı yukarı kırk yıla yakın bir zamandır yazıp söylediğim bir şey var: 65 -71 döneminde gelişerek Kızıldere’de en önemli kadrolarını kaybeden devrimci hareketin en temel özelliklerinden biri kendi öz gücüne dayanan bir mücadele ve siyaset anlayışına sahip olmasıydı."