Muhalefete yüklendi

Başbakan Tayyip Erdoğan, New York'ta KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından nasıl bir müzakere yürütüleceğinin Ankara'da istişareyle
belirlendiğini söyledi.

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, New York'ta KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından nasıl bir müzakere yürütüleceğinin Ankara'da istişareyle
belirlendiğini söyledi. 1 Mayıs 2004 tarihinin önemli olduğunu, bundan sonrasının düşünülmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, muhalefeti "Kıbrıs gazelhanları" diye niteledi. Erdoğan, dün partisinin grup toplantısında Kıbrıs'la ilgili şunları söyledi:
Böyle bir lüks yok: Dinamik bir değişim seyri içindeki dünyada ve son derece önemli çevresel şekillenmelerin yaşandığı bir bölgede Türkiye'nin edilgen ve silik dış politika manevralarıyla durumu idare etme lüksü yoktur.
Adımlar müzakereyle: New York'taki müzakerelerde Türk tarafının izleyeceği politika, konunun bütün taraflarıyla yürütülen bir işbirliği ve mutabakatın sonucunda belirlenmiştir. Çok değişik şeyler yazılıyor, çiziliyor, söyleniyor. Ama biz geçmişten ders alarak şu andaki adımlarımızı
hep bu müzakereye bağlı olarak yürütüyoruz. Hükümet olarak Kıbrıs konusunun milli bir mesele olduğunun her zaman farkında olduk.
Bu böyle biline: Bizim bu sorumluluğumuzu, bu güne kadar, bu sorumluluğu taşıyamayanlar tespit edemezler. Bu da böyle biline. Bu konuda uğradığımız hakarete varan eleştirilerin tamamı haksız, mesnetsiz ve üzülerek söylemeliyim ki yalandır. Türkiye'nin böylesine önemli bir müzakere ortamında olduğu bir zamanda hükümete saldıranlar, ne yaptıklarını uzun uzun bir kez daha düşünmelidirler. Bugüne kadar diğer meselelerde olduğu gibi Kıbrıs meselesinin çözümü konusunda da ağzından tek bir aydınlatıcı kelime çıkmamış olanlar, temsil ettikleri insanlardan utanmadan böyle önemli bir meseleyi ucuz seçim atraksiyonlarına malzeme edebiliyorlar.
'Biz istismar etmeyeceğiz'
Bulandırmayın: Beyler, bu ülkenin meselelerinin çözümüne katkıda bulunacak bir sözünüz varsa, lütfen söyleyin faydalanalım. Ama yoksa siyasi menfaatleriniz için suyu bulandırmayın.
1 Mayıs önemli: 1 Mayıs 2004 tarihi önemli. Bu tarihten sonra olacakları hep beraber düşünmek gerekir. Bu konuda, kim ne söyleyecekse bunu sukünetle dinlemeye hazırız. Anlatsınlar biz de dinleyelim, milletimiz de dinlesin. Bakalım sağa sola çamur atmaktan başka bir siyasi marifetleri var mıymış hep birlikte görelim.
Gazelhanlar: Millet her şeyi iyi şekilde izliyor. Türkiye'nin önünü açmak için gecesini gündüzüne katanlarla, parmağını taşın altına sokmayıp, 'hariçten gazel okuyanlar'ını iyi görüyor. Bu gazelhanlar yeni değil, bunu millet de iyi biliyor.
İstismar konusu: Çok yakınlarda, meydanlara çıkıp milletten oy isteyecek olanlar, Türkiye'nin önüne hangi planı, projeyi, hangi umudu koyacaklarını muhasebe etmelidirler. Çok açık söylüyorum: Biz meydanlarda, Kıbrıs'ı istismar konusu yapmacağız. Bu böyle bilinmeli.
Son kullanma tarihleri geçti: Her gittiğimiz yerde görüyoruz ki Türkiye'de olanı biteni sadece bizim bu son kullanma tarihi geçmiş siyasetçilerimiz göremiyorlar. Demek ki onların Türkiye'nin gerçeklerine olan uzaklığı mesela Güney Koreli dostlarımızdan çok daha fazla. Çamur atmaktan fırsat bulup da biraz dünyaya açılabilseler, kendi memleketleri hakkında daha sağlıklı kanaatlere ulaşabilecekler.
'Korsan' gaspı: Fikir ve sanat eserleri sahiplerinin uzun süreden beri bekledikleri Telif Yasası'na önem veriyoruz. Türkiye'nin kültürel ve düşünsel zenginleşmesine ürettikleri değerlerle katkıda bulanan sanatçı ve fikir adamlarının haklarının, gasp edilmesine 'dur' demeliyiz.
Karaca'yı özleyeceğiz: Bu ülkeye güzellikler bırakarak, ebediyet alemine geçen herkesi olduğu gibi Cem Karaca'yı da özleyeceğiz.
Konuşma yasağı
Erdoğan toplantının basına kapalı bölümünde de milletvekilleri ile bakanlara Kıbrıs konusunda konuşma yasağı getirdi. Konuşacak kişilerin belli olduğunu belirten Erdoğan, "Abdullah Gül gerekirse bilgilendiriyor. Bu konuda konuşmayın, bizleri zor duram sokarsınız" dedi.