Mutabakatta uzlaşma yok

Mutabakatta uzlaşma yok
Mutabakatta uzlaşma yok
TBMM Başkanı Çiçek'in 'teröre karşı mutabakat metni' partilerde uzlaşma sağlayamadı. MHP ve BDP kesin karşı çıkarken, CHP samimi bulmadı.
Haber: RADİKAL / Arşivi

ANKARA - TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in ‘Teröre Karşı Ulusal Mutabakat Metni’ partilerde tartışmaya neden oldu. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı öneriyi ‘kıymetli’ bulduğunu söylerken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , Çiçek’i samimi bulmadığını vurguladı. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman ise “Çiçek, zaman zaman birtakım çevrelerce yapılan ‘Terörün sadece güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceği’ yanlışına düşmüştür” dedi.

Yazıcı: Kıymetli buluyorum 

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, Çiçek’in mutabakat çağrısını yanlış bulmadığını, yapılan bu çalışmayı kıymetli bulduğunu belirtti. Yazıcı şu değerlendirmeyi yaptı: “Terör ve terörle mücadele bağlamında sorunların çözümü noktasında da yeni bir anayasa yapma çalışmalarında çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Bu bildiri taslağında da bunun da altı çiziliyor.” Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın ‘anlaşılamadı, muhatabının kim olduğu belli değil’ şeklindeki değerlendirmesinin anımsatılması üzerine de Yazıcı, bununla ilgili değişik görüşlerin olabileceğini ifade ederek, “Herkes bir şey söyleyebilir. Hükümet Sözcüsü olarak Sayın Arınç onları ifade etmiş olabilir. Ona da saygı duyarım, ötekine de saygı duyarım. Kişisel olarak baktığım zaman bir şeyler yapılmak isteniyor. Ülkeye ilişkin ‘ne yapabilirim’ şeklindeki bir çalışmanın ürünü diye görüyorum” dedi.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise CNNTÜRK’de, Çiçek’in Meclis’i toplama yetkisi olduğunu, ancak konuşmakla yetindiğini söyledi. Parlamentoyu toplantıya çağırdıklarını anımsatan Kılıçdaroğlu, Cemil Çiçek’i samimi bulmadığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, “Niye gelip kendisi oturum başkanlığı yapmadı. ‘Ben Meclis’i açıyorum’ diyecekti. Kapı aralığından bakıyordu AKP Grup Başkanvekili acaba çoğunluk var mı, yok mu diye. Niye gelip oturmadılar?” diye konuştu. Gaziantep’te şehit cenazelerine devletin zirvesinin ve siyasi parti liderlerinin katıldığını anımsatan Kılıçdaroğlu, “Bu görüntü güzel değil, kimse kusura bakmasın. Bu görüntünün arkasında anaların gözyaşı var. Biz cami avlusunda bir araya geliyoruz da niye Meclis’te bir araya gelemiyoruz? Cami avlusunda toplanmak sonuçtur” dedi.
Kılıçdaroğlu, AK Parti’nin, Meclis’teki diğer partiler katılmazsa CHP ile birlikte oturum yapılması çağrısına karşılık, BDP ve MHP olmadan terör sorununun çözülemeyeceğini belirtti.

BDP: Kamplaşma yaratır

BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ise, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in açıkladığı 11 maddelik terörle mücadeleye karşı mutabakat metninin Türkiye’de kamplaşma yaratacağını savundu.

MHP: Çiçek yanlışa düşmüştür

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman da yaptığı yazılı açıklamada, Çiçek’in önerilerini eleştirdi. Partisinin, terörle mücadele kapsamında atılacak her adımı prensip olarak desteklediğini, bugüne kadar terörle mücadele hususunda ve milli meselelerde hükümete destek olduklarını ve yanında yer aldıklarını ifade eden Ataman, şöyle dedi:
“Ancak Çiçek, zaman zaman birtakım çevrelerce yapılan ‘Terörün sadece güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceği’ yanlışına düşmüştür. Bu iddia 30 yılı aşkın bir süredir kahramanca mücadele eden güvenlik güçlerimizin moralini bozmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Zaman tedbirden söz etme zamanı değil, konuşma zamanı değil, icraat zamanıdır, devletin gücünü gösterme zamanıdır. Aziz Türk milletini üzerlerini çiçeklerle kapladıkları mayınlı yollarda yürütmek isteyenlerin ‘Milleti birliğe davet ediyoruz’ sözleriyle süsledikleri konuşmalarının ayrılığı teşvik olduğu gözlerden kaçmamaktadır. Ayrıca Çiçek, bugüne kadar yapılan diğer bir hataya düşmüş ve ülkede yaşanan her sorunu anayasaya bağlama hastalığına kapılmıştır.” Mevcut anayasanın hiçbir vatandaşını ikinci sınıf olarak görmediğini, yaşam hakkını elinden almadığını kaydeden Büyükataman, “Hal böyle iken yeni anayasa ile terörü bitireceğini söyleyen zihniyet ağzındaki baklayı çıkartmalıdır. PKK’nın talepleri midir? PKK ile yapılan müzakereler sonucu alınan kararlar mı uygulanmak istenmektedir? Terör sorununa çözüm maskesi altında anayasa ve yerel yönetimlere özerklik gibi hususlar gizlenmektedir. Bu gizli maddeler özerkliğin altyapısını mı oluşturmaktadır?