O metnin dili değişmeli

O metnin dili değişmeli
O metnin dili değişmeli
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, BDP'li Önder'in önemli bulduğu Çiçek'in mutabakat metnini değerlendirdi: "Bu dille uzlaşma olmaz."
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in 11 maddelik ‘Milli Mutabakat Metni’ni değerlendiren BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, “Bu haliyle bu metni imzalamayacağız. Ama bu metin değiştirilebilir. Dili çok daha uygun bir hale getirilebilir. Terör yerine Kürt sorunu başlığı altında bir metin hazırlanırsa çok daha mantıklı, faydalı bir metin haline getirilebilir” dedi. Buldan, BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in “elin havada kalmaması” yönündeki çağrısını ise şöyle değerlendirdi: “Sayın Önder de metnin bu haliyle kabul edilmesi yönünde ifade kullanmamış. Eğer Önder metni bu haliyle kabul ediyorsa ona katılmam. Destek de vermem.”
TBMM Başkanı Çiçek’in önerisi, her partide farklı tepkilere neden oldu. Çiçek’e ilk tepki AK Parti ’de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tan geldi. AK Parti’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında önceki gün gerçekleşen MKYK ve MYK’ın ortak toplantısında da konu ele alındı. AK Parti’nin görüşünü ise Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik açıkladı. Çelik, ‘yöntem’ yanlışlığına dikkat çekerek Çiçek’e mesaj gönderdi.
BDP ise Çiçek’in önerilerine tamamen kapıyı kapatan partiler arasında yer aldı. BDP’li Sırrı Süreyya Önder’den ise Çiçek’e destek gelmesi dikkat çekti. Radikal’in sorularını cevaplandıran Buldan, hem Çiçek’in öneri paketini hem de tartışmaları şöyle değerlendirdi: “11 maddelik mutabakat metninde 30 yıllık çözümsüzlük dilinden vazgeçilmemiş. Soruna terör sorunu olarak bakılan, sorunun çözümünde güvenlikçi politikaları ön safa çıkartan bir metnin Türkiye’de yaşanan çatışmalı ortama katkısı olacağını düşünmüyorum. Bu metin 4 partinin ortak hazırlayacağı bir metin olabilir. Üzerinde çalışma yapılabilir. Ama bu haliyle Türkiye’ye ve bu savaşın bitmesine hiçbir katkı sağlamayacaktır. Bu haliyle bu metni imzalamayacağız. Ama bu metin değiştirilebilir. Dili çok daha uygun bir hale getirilebilir. Terör yerine Kürt sorunu başlığı altında bir metin hazırlanırsa çok daha mantıklı faydalı bir metin haline getirilebilir.

Farklı yöntemler şart

Kürt sorununun çözümünde, Türkiye’nin demokratikleşmesi adı altında yapılması gereken şeyler var. Hem demokratikleşme hem de Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözülmesi konusunda farklı yöntemler denenmeli. Şimdiye kadar denenen yöntemlerin sonucu ortada. Silahlar hiçbir zaman susmadı. Silahların bu sorunu çözmediği de artık ortadadır. Askeri ve siyasi operasyonların bir an önce son bulması gerekiyor. Sayın Cemil Çiçek bunun çok farkındadır. Siyasi ve askeri operasyonlar devam ettiği sürece bu sorun çözülmeyecektir. Bence Sayın Cemil Çiçek’in şöyle bir çağrısı olmalıdır: Silahlar mutlaka susmalıdır. Bu müzakere sürecinde bu metin masaya yatırılabilir. Ama bir müzakere süreci başlatılmalı ve metin mutlaka değişmeli. Biz BDP olarak bu metnin altına imza atamayız.”

Eksik de olsa dikkate alınmalı
TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e AK Parti içinden destek de var. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, Çiçek’in önerisinin eksik de olsa dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Radikal’in sorularını cevaplandıran AK Partili İçten, “Kürt sorununun bir partinin tekelinde olmadığını yıllardır bas bas bağırıyorum. Bu sorun Türkiye’nin sorunu. Tüm siyasi partilerin, kanaat önderlerinin sorunu. Meclis’in iradesi ve ortak mutabakatla çözülebilecek bir konu. Bu anlamda ortak bir iradenin çıkartılmak istenmesini önemli görüyorum, dikkate alınmalı. Tabii eksiklikler olabilir. Eklemeler, çıkartmalar yapılabilir. Ama bu düşüncenin dikkate alınması her şeyden daha önemli. Meclis’te grubu olan tüm partiler ortak irade ortaya koymalı” diye konuştu. Çiçek’in Milli Mutabakat Metni’nde konuya, Kürt sorunu değil, terör sorunu çerçevesinde yaklaştığının hatırlatılması üzerine İçten, “Ben terör çerçevesi içinde bakılmasından yanayım. Masum insanlar katlediliyor. Ben Kürdüm… Kürtler de böyle algılamıyor” dedi.

‘Yöntem’ eleştirisi

Cuma İçten, Çiçek’in açıkladığı metnin isminde ‘milli mutabakat’ kelimesi geçtiği halde siyasi partilerle görüşülmeden hazırlandığının hatırlatılması üzerine ise sözlerine şöyle devam etti: “Grup başkanlarıyla, siyasi partilerin yetkili organlarıyla mı görüşerek yaptı, yoksa dediğiniz gibi hiçbir siyasi partinin temsilcisiyle görüşmeden mi yaptı bunu bilmiyorum. Ama bana göre Meclis Başkanı’nın şu misyonu olması lazım: Ortada bir sıkıntı ve problem var. Lütfen gelin bir toplantı yapalım, görüşelim. Herkes fikrini beyan etsin. Ortak bir metin çıkar. Bu üslupla olursa doğru olur.”