O sözleri CHP'yi sarsmadı

O sözleri CHP'yi sarsmadı
O sözleri CHP'yi sarsmadı

Aygün dün Tuncleli de savcıya şik yteçi ve tanık sıfatlarıyla ifade verdi. Fotoğraf: AA

Aygün'ün PKK'lılar için "Genç arkadaşlar" demesi CHP'de milliyetçi kesimin beklediği dozda tepki yaratmadı. Yönetim Aygün'e sahip çıktı.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - PKK’lılar tarafından kaçırılarak Tunceli dağlarında 2 gün alıkonulan Hüseyin Aygün’ün döndükten sonra yaptığı açıklamada, kendisini kaçıran PKK’lılar için ‘genç arkadaşlar’ ifadesini kullanması CHP saflarında, milliyetçi cephenin beklediği sarsıntıyı yaratmamış. Metin Feyzioğlu dışında Aygün’e sert tepki yok. Feyzioğlu’nun açıklaması ise Aygün’ün “Hak savaşçısı kardeşlerimiz” sözünü kullandığı iddiasına dayanmış. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu , Yardımcısı Adnan Keskin aracılığıyla Aygün’ün bu ifadeyi kullanıp kullanmadığını araştırtmış, ancak Aygün’ün böyle bir ifade kullanmadığı ortaya çıkmış.


“Genç arkadaşlar” ifadesi tepki çekti

Aygün’ün dağdan döndükten sonra yaptığı basın toplantısında verdiği mesaj, dağdaki PKK’lıların barış istediği, kendisinden barış için çalışmasını talep ettikleri yönündeydi. Aygün’ün “18-25 yaş arası” dediği PKK’lılardan söz ederken “Genç arkadaşlar” ifadesini kullanması da AK Parti, MHP saflarında olduğu gibi CHP’nin ulusalcı kanadında da tepki yaratmıştı. Yeni CHP’nin ulusalcı kanadının temsilcisi Metin Feyzioğlu, Aygün’ün “Hak savaşçısı kardeşlerimiz” dediği iddiasıyla kaleme aldığı eleştirisinde, “Hiç kimse, şiddetin en acımasızına, baskının en koyusuna başvurmayı olağan yöntem haline getirmiş bölücü terör örgütünü ‘hak savaşçısı kardeşlerimiz’den oluşan, iyiniyetli bir örgüt olarak tanıtamaz” ifadesini kullanmıştı. Partinin özellikle kıyı kentlerindeki ulusalcı tabanı da bu ifadeden yola çıkarak Facebook, twitter gibi sosyal paylaşım ortamlarında Aygün’ü hedef tahtasına koymuştu.


Kılıçdaroğlu Feyzioğlu’nun iddiasını araştırmış

Feyzioğlu’nun dile getirdiği görüşlerle birlikte Aygün’e yöneltilen eleştirileri Yeni CHP’nin önde gelen isimlerine sordum. Partinin ikinci ismi Adnan Keskin’e göre, 48 silahların gölgesinde kalmış bir kişinin açıklamalarındaki bir iki söze takılmak doğru değil. Keskin, Aygün’ün barıştan yana, şiddet karşıtı söylemleriyle PKK’nın hedefi haline geldiğini de anımsatarak, CHP içinde ciddiye alınacak bir tepki olmadığını söyledi. Keskin, Feyzioğlu’nun açıklamasını değerlendirirken, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ’nun isteği ile Aygün’e Feyzioğlu’nun eleştirdiği “hak savaşçısı kardeşlerimiz” ifadesini kullanıp kullanmadığını sorduğunu ve Aygün’ün böyle bir ifade kullanmadığını öğrendiğini aktardı.


Mesajın özü şiddet karşıtı

Keskin, Aygün’ün mesajının özünde ‘şiddete karşı’ olduğuna dikkat çekerken, partinin önemli isimlerinden Gürsel Tekin, “Demokrasi ve insan hakları söylemini bu kadar öne çıkarmış bir insanın duygularını ifade etmesi bazı arkadaşlarımız tarafından abartılmış. Esas olan Genel Başkan’ın da dediği gibi barışın dilini kullanmaktır ve Hüseyin Bey barışın dilini kullanmıştır” sözleriyle aynı görüşte olduğunu ortaya koydu.

CHP’nin aktif isimlerinden Veli Ağbaba ise “Barış demek suçmu” diye başladığı sözlerini şöyle sürdürdü: “3 gün dağda kalmış bir insan gelmiş, barış isteğini dile getirmiş. Barış sadece PKK’nın istediği birşey midir? Barış en çok askerlerin istediği birşeydir. Ölenler hep bu ülkenin çocukları. Ortak özellikleri yoksulluk ve moralsizlik. Hüseyin Aygün’ün kaçırılması iyi birşeylere vesile oldu. Bütün sivil toplum örgütleri herkes çaba gösterdi. Bu PKK tarafından kaçırılan diğer insanlar için de gösterilebilir.”

CHP PM’ye delege desteği ile giren İlhan Cihaner de Hüseyin Aygün’e yönelik olayın herkes tarafından TBMM’ye, milli iradeye saldırı olarak görülmüşken, 48 saat silah tehdidi ile dağda tutulan bir kişinin söyledik sözlerinin cımbızlanarak saldırıya hedef olmasından, medya lincine uğramasından rahatsız. Aygün’ün “çatışma bitsin, insanlar ölmesin, gencecik bıyığı terlememiş insanlar barış istiyor” mesajını verdiğini anımsatan Cihaner, konuşmanın kötü yerlere çekildiğini belirterek, “Bizim adamlar da oturmuş Ankara’dan korumaların arasında savaş diyorlar” dedi.

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil ile dün iftarda Van’daki depremzedelerle buluşan Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran da esas tartışılması gerekenin “bir milletvekilinin kaçırılmış olması” olduğunu söyledi. Başbakan’ın ‘bekliyorduk’ sözünü anımsatan Oran, “CHP’de bir soldan, biri sağdan görüşünü dile getirebilir. Ancak CHP’de kim ne demişten daha önemlisi olayın vehametidir. Milletvekili kaçırılınca İktidarın elini bile oynatamaması, hatta iktidar partisi mensuplarının izansız, edepsiz sözler sarfetmemesidir” diye konuştu.


Aygün Kılıçdaroğlu ile görüşecek

Yeni CHP’de öne çıkan Şafak Pavey, Sezgin Tanrıkulu, Müslim Sarı, Özgür Özel gibi isimler de Aygün’ün yanında fiili olarak bulunarak desteklerini esirgemiyor. Kılıçdaroğlu, Aygün’le bugün biraraya gelecek. Sözcükleri seçerken dikkatli olması yönünde bir uyarı yapması bekleniyor. Ancak Kılıçdaroğlu’nun temel tavrı da yardımcılarınınki ile örtüşüyor. Nitekim CHP lideri, partili milletvekillerine, dağda PKK’nın elinde bulunan 26 kişinin kurtarılması için aktif çaba harcanması talimatı vermiş.


Aygün: 3 araç beni takip etti
Savcıya kaçırılışını anlatan Aygün, üç aracın kendisini takip ettiğini söyledi. “Takip edildiğimi anladığımda telefon da çekmiyordu” diyen Aygün, kendilerini sıkıştıran bir araca yol verdiklerini, bir süre sonra virajda iki sivilin kendilerini durdurarak silah zoruyla indirdiğini anlattı. Aygün, iki kişinin adlarının Azad ve Brusk olduğunu söyledi. Komutan Seyithan ile görüşüleceğini bildirdiklerini ancak bırakıldığını belirten Aygün, “Bahoz ile irtibat kurulmasaydı, Kandil’e götürülebileceğimi de düşünüyordum” dedi. Aygün, tepkiler üzerine örgütün geri adım attığını söyledi.