"O zaman bu salonda insan yok!"

"O zaman bu salonda insan yok!"
"O zaman bu salonda insan yok!"
Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli Diyarbakır Emniyet Müdürü'nün görevden alınmasını isteyerek, "Teröristlere ağlamayan insan değilse bu salonda insan yok" dedi.

 

BDP, O MÜDÜRÜ İSTİYOR

 

ANKARA - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven’in yaptığı açıklamalara sert tepki gösteren Bahçeli, ''Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Recep Güven’in akılları durduran ve vicdanları kanatan açıklamaları gazete ve ekranlarda fazlasıyla yer bulmuştur. Bu zatın, 'Dağda ölen teröristlere ağlamıyorsanız insan değilsiniz' sözleri gündemin baş köşesine oturmuştur. Madem ki teröristlere ağlamayan insan değildir, o halde bu salonda insan da bulunmamaktadır. Diyarbakır Emniyet Müdürü görevinden alınmalıdır. Eminim ki Türk Polis Teşkilatı’nın düşünceleri ve beklentisi de bu yönde olacaktır'' dedi.


“18 YAŞ SEÇİLME HAKKI DEĞİL İŞ İSTER”
“Başbakan Erdoğan zorunlu askerlik görevini kaldırmayı planlamıyorsa 18 yaşındaki bir genç kardeşimin hukuken seçilme şansı olmayacaktır. MHP, seçilme yaşının 18'e indirilmesine ilkesel bazda mesafeli ve soğuk durmaktadır” dedi.
Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından gündeme taşınan seçilme yaşının 18'e indirilme düşüncesinin, kamuoyunda tartışıldığını anımsatarak, bu düşüncede “iyi niyet ve samimi bir arayışın söz konusu olmadığının net” olduğunu bildirdi.
İç ve dış politika alanında yoğun bir trafiğin yaşandığı günlerde, seçilme yaşının 18'e indirilmesi tartışmalarının hedef ve gündem saptırmasından başka bir anlama gelmediğini belirten Bahçeli, “Başbakan Erdoğan, Türk gençliğini istismar etmek ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy deposu kullanmak için kendince taktik adımlar atmaktadır. 18 yaşını doldurmuş gençlerimiz seçme hakkını kullanmaktadır. Buna bir diyeceğimiz yoktur. Bunun yanında AKP hükümeti döneminde seçilme yaşı da 25'e çekilmiştir ki bu da yerindedir. Ancak 18 yaşını doldurmuş genç kardeşimin, henüz hayatın en kritik zamanında; eğitim ve askerlik meselelerini halletmeden seçilme derdine düşmesi hem madden hem de manen çok zordur. İlave olarak halen seçilme şartları arasında askerlik görevini ifa yükümlülüğü bulunmaktadır.
Başbakan Erdoğan zorunlu askerlik görevini kaldırmayı planlamıyorsa 18 yaşındaki bir genç kardeşimin hukuken seçilme şansı olmayacaktır. Kimse kimseyi kandırmamalıdır. Türk gençliğinin her şeyden önce işe, aşa ve yuvaya ihtiyacı vardır. AKP hükümeti bütün bunları halletmiş gibi, 18 yaşını doldurmuş Türk gençliğine seçilme vaadi vermesi ve akılları çelmesi garabet bir durumdur. Başbakan Erdoğan'daki bu zihin bulanıklığı ve kafa karışıklığı hayra alamet değildir.
Olgunluk çağlarının kapısında duran, eğitim ve hayat kurma mücadelesinin en taze zamanlarında bulunan evlatlarımız Meclis'e girmeyi değil, AKP hükümetinden geleceklerini güvenceye alacak çalışma ve reformları istemektedirler. Bu aşamada şu kadarını söylemeliyim ki, Milliyetçi Hareket Partisi seçilme yaşının 18'e indirilmesine ilkesel bazda mesafeli ve soğuk durmaktadır. Diğer taraftan askerlik görevini ifa eden kardeşlerimizin oy kullanmalarının önündeki yasal engellerin kaldırılacağı da Başbakan tarafından duyurulmuştur. Parti olarak, prensipte 18 yaşını doldurmuş her Türk vatandaşının oy kullanmasının gerekli olduğuna inanıyoruz.”


“TEZKEREYE EVET SAVAŞA HAYIR”
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine Suriye tarafından atılan top mermisinin vatandaşların canını aldığını ve herkesi üzüntüye sevk ettiğini bildirdi.
Suriye'den sınır bölgelerine düşen top mermilerinin milletin can güvenliğini, devletin egemenlik haklarını ve hudut emniyetini olumsuz bir şekilde etkilediği uyarısında bulunan Bahçeli, “Değişen angajman kurallarınca Türk Silahlı Kuvvetleri, sınır ötesinden Suriye bataryalarını radarla tespit ederek yapılan taciz ateşlerine anında karşılık vermiş ve uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkımızın gereğini orantılı şekilde yerine getirmiştir” dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve görevlendirilmesi amacıyla hazırlanan tezkere TBMM'nde görüşüldüğünü ve kabul edildiğini anımsatan Bahçeli, şunları kaydetti:
“Biz parti olarak bu tezkereye ilkelerimiz gereğince ve milli güvenliğimizi korumak maksadıyla tereddütsüz evet dedik ve destek verdik.
Komşu coğrafyalardan kaynaklanan saldırgan tutumlara, vatanımızın ve vatandaşlarımızın varlığına yönelecek her neviden tertiplere karşı Türkiye'nin menfaatlerini savunduk, caydırıcılık vasfının idrak edilmesini arzuladık.
Ayrıca tezkere kararına verdiğimiz onay; Suriye topraklarında mevzilenme arayışında olan PKK-PYD varlığına, Şam yönetiminin ani ve kontrolsüz saldırgan niyetlerine en kati ve keskin uyarı niteliği taşımaktadır. Bundan dolayı tezkerenin TBMM'den geçmesi ve Türkiye'nin elinin güçlendirilmesi bizim için vazgeçilmez önemde olduğundan bu bilinçle üzerimize düşeni yerine getirdik.
Bizim isteğimiz ve temennimiz kuşkusuz savaş değildir. Savaşın afet olduğunu, yakıcı ve yıkıcı neticelere ardına kadar kapı araladığını biliyor ve aklımızdan bir an olsun çıkarmıyoruz.”
Partisinin tezkereye onay vermesine ilişkin eleştiriler yapıldığını anımsatan Bahçeli şunları söyledi, “TBMM’de kabul edilen tezkere kararındaki tercihimizi sorgulayarak bizi zan ve töhmet altında bırakmaya çalışan çevreler ilk önce kendilerini gözden geçirmeli, kimlerin çıkarına hizmet ettiklerini netleştirmelidirler. Biz Baas rejiminin yanında değil, Türk milletinin tarafındayız. Biz Türkiye;ye kin ve garez besleyen mihrakların değil, devlet ve millet bekasının ardındayız. Biz yoldaşların, yanaşmaların ve yandaşların değil, vatandaşlarımızın derdindeyiz.
Bizi AKP'ye destek vermekle itham edenler, kritik zamanlarda yanında durduğumuz iddiasına soyunanlar önce izan ve ahlak ölçülerine sahip olacaklar, sonra da yüzleri kalırsa konuşmayı kendilerinde hak göreceklerdir. Şu kadarını söylemeliyim ki, Milliyetçi Hareket Partisi’ni sürekli olarak birilerinin yanında tanımlama ve gösterme hastalığı tedavisi olmayan bir aşamaya gelmiştir.” (aa)