Oktay Ekşi: Bir tek savcı okuduğuna inanıyor

Oktay Ekşi: Bir tek savcı okuduğuna inanıyor
Oktay Ekşi: Bir tek savcı okuduğuna inanıyor
Ergenekon duruşmasını izleyen CHP Milletvekili Oktay Ekşi, "Bana sorarsanız bu tamamen uydurma bir iddiadır. Temelsizdir, aslı yoktur, palavradır" dedi.

İSTANBUL  - Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel’in mütalaasını açıkladığı Ergenekon duruşmasını izleyen CHP Milletvekili Oktay Ekşi, "Dinlediklerimden bir suç örgütünün varlığını iddia ediyor, onun sabit olduğunu iddia ediyor. Bana sorarsanız bu tamamen uydurma bir iddiadır. Temelsizdir, aslı yoktur, palavradır" dedi.
Savcılık mütalaasını tamamlamadan duruşma salonundan çıkan Oktay Ekşi, "Devam ediyor mütalaasını açıklamaya. Herhalde bir tek kendisi inanıyor dediklerini doğru olduğuna. Başka inanan olduğunu sanmıyorum salonda. Benim de ruh halim o. Dinlediklerimden bir suç örgütünün varlığını iddia ediyor, onun sabit olduğunu iddia ediyor. Bana sorarsanız bu tamamen uydurma bir iddiadır. Temelsizdir, aslı yoktur, palavradır. Palavra üzerine inşa edilmiş hükümler ne ifade ederse bende aşağı yukarı bunları düşünüyorum ve ifade ediyorum. Türkiye ’nin tarihi, siyasi tarihi, adli tarihi açısından bir hazin gerçeği yaşıyoruz hep birlikte. Umarım bu karanlık dönem en kısa zamanda sona erer" dedi.

'SAVCININ NE İSTEDİĞİ BİZİM İÇİN PEK BİRŞEY İFADE ETMİYOR'
Ergenekon davası tutuklu sanıklarından Tümgeneral Hıfzı Çubuklu'nun kızı ve aynı zamanda avukatı Nazlı Çubuklu, mütalaada usul açısında çok eksikler olduğunu belirterek, “Ceza Muhakemesi 216. madde kapsamında yapılması gereken delil değerlendirmesi aşaması atlandı. Doğrudan esas hakkındaki mütalaaya gidildi. O yüzden bunun sırası değildi ama vermeleri bizi şaşırtmadı. Savcının ne talep ettiği bizim için pek bir şey ifade etmiyor" dedi.
"Mütalaada istenen cezalar sizin için süpriz oldu mu?" şeklindeki soruya Nazlı Çubuklu, "Savcı duruşmada bir takım taleplerde bulundu. Heyetin ara verip önce o talepleri değerlendirmesi lazımdı. Dosyaya yeni gelecek belgeler var. Daha bu sabah naip hakim incelemesi dosyaya girdi. Şimdi bugün gelen bir evrakı bile dikkate almadan esas hakkında mütalaayı vermesi sırası olmadığını gösteriyor. Yani çok fazla usul hatası yapıldı. O yüzden bugün bu mütalaanın verilmesi sürpriz değil çok normal" diye cevap verdi.
Avukat Çubuklu, “Tümgeneral Hıfzı Çubuklu'nun kızı olarak ne demek istersiniz?' şeklindeki soruya da, "Kızı olarak da söyleyecek bir şey yok. İçimiz çok rahat. İstedikleri cezayı istesinler istedikleri cezayı versinler neticede onların istediği talepleriyle ve cezalarıyla biz suçlu olmayacağız. Olmadığımızı da biliyoruz" şeklinde cevapladı. (Enver Alas / DHA)



AVUKAT ÜLGEN: BU MÜTALAA DEĞİL MAHKEME KARARI

Ergenekon Davası'nın sanık avukatlarından Celal Ülgen, "Şu anda cumhuriyet savcılarının okuduğu esas hakkındaki mütalaa değildir. Şu anda savcıların okuduğu aslında 7-8 ay sonra göreceğiniz mahkeme kararının ta kendisidir" dedi.
Ergenekon Davasının tutuklu sanıklarından gazeteci Tuncay Özkan ve tutuklu bazı sanıkların avukatı olan Ülgen, mahkemenin duruşmaya verdiği arada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Değerli arkadaşlar 5 yıldır süren bu yargılamanın sonunda bütün itirazlarımıza karşın henüz yeteri kadar delillerin irdelenmediği, hukuka aykırı delillerin ayrıştırılmadığı itirazlarımıza rağmen nihayet esas hakkındaki mütalaanın okunmasına geçildi. Önce gözlemliyoruz ki, 96 sanık hakkında sadece TCK’nın 314. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sadece örgüt üyeliğinden 5 yıl ile 10 yıl arasında hapsi isteniyor. Geri kalan bütün İrticayla Mücadele Eylem davasından kalan, birleştirilen. Birinci ve ikinci davada birleştirilen ve ayrıca İnternet Andıcı davasında birleştirilen sanıkların tümüne 312. maddeden, yani hükümeti cebir ve şiddet kullanarak devirme suçu yükleniyor. Cumhuriyet savcılarının görüşü böyle ve bunu yaparken de delil olarak cebir ve şiddetin kanıtı olarak sadece Alparslan Aslan’ın işlediği Danıştay cinayetini gösteriyorlar. Çünkü hükümeti devirmek için bir cebir ve şiddetin ortaya çıkması gerekir. Cebir ve şiddet bu. Yani böylece bir tarafta Danıştay cinayetini gerçekleştiren Alparslan Aslan müebbet hapse, öbür tarafta Türkiye Cumhuriyeti’nin genel kurmay başkanlığını yapmış İlker Başbuğ, İnönü Üniversitesi’nin rektörü Sayın Hilmioğlu, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Mehmet Haberal ve diğer askerler aynı hükümeti cebir ve şiddet kullanarak devirmekten mahkum olmaları isteniyor. Buna kim inanır zamanla göreceğiz" dedi. Açıklamasında, “Basın mensuplarının önünde bir şeyi daha tekrarlamak istiyorum" diyen Ülgen, “Şu anda bizim içinde bulunduğumuz yargı sisteminde, Balyoz’da da bunu gördük. Şu anda cumhuriyet savcılarının okuduğu esas hakkındaki mütalaa değildir. Şu anda savcıların okuduğu aslında 7-8 ay sonra göreceğiniz mahkeme kararının ta kendisidir" diye konuştu.

Ülgen, İlker Başbuğ ile ilgili bir soruya "Kamuoyuyla bir ilgisi yok bunun. Tam tersine kamuoyu infial duyabilir. Türkiye Cumhuriyeti'nin genelkurmay başkanı veya bir rektörü hangi cebir ve şiddetle bunu gerçekleştiriyor. Bir tane gösterebilirler mi? Hangi aklı ve mantığı olan bir kişiye Danıştay cinayeti hükümeti devirmenin cebir ve şiddet unsurudur diyebilir? Bir defa Danıştay cinayetinde yola çıkılış felsefesi, Danıştay cinayetini işleme kastı, türban olayında karar vermiş bir mahkemeye yönelme. Nasıl olur da hükümeti devirmeye yönelik cebir ve şiddet unsuru sayılabilir. Bunun takdirini kamuoyu umarım yapacaktır. Üstelik içinde bulunduğumuz bu dönemde KCK ve PKK zanlılarına, sanıklarına kapılar olabildiğince açılırken Türkiye Cumhuriyeti'nin genelkurmay başkanı başta olmak üzere, eski rektörlerine aydınlarına cezaevleri kapıları üzerine kapanmak üzerlerine beton dökülmek isteniyor. Halk buna ne diyecek bunu zaman gösterecek.