Orhan Miroğlu: MHP ve Mehmet Aslan siyaset yapmayı PKK'ye borçlu

Orhan Miroğlu: MHP ve Mehmet Aslan siyaset yapmayı PKK'ye borçlu
Orhan Miroğlu: MHP ve Mehmet Aslan siyaset yapmayı PKK'ye borçlu
AKP Mardin Milletvekili Adayı Orhan Miroğlu, kendisi için savcıların harekete geçmesini isteyen MHP İstanbul Milletvekili Adayı Mehmet Aslan'a yanıt verdi. Miroğlu "MHP ve Mehmet Aslan siyaset yapmayı PKK'ye borçludur" dedi.

RADİKAL-' PKK terör örgütü değildir" ifadesi nedeniyle Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin gözaltına alınmasıyla ilgili tartışılırken sosyal medyada AKP Mardin Milletvekili ve 1 Kasım seçimlerinde yine Mardin'den aday olan Orhan Miroğlu'nun bir programda yaptığı açıklamalar da gündeme geldi. Haziran 2014'te Ülke TV'deki Bıçak Sırtı programında konuşan Orhan Miroğlu, "PKK terör örgütü değil, kendi topraklarında belli bir siyasi programı hayata geçirmeye çalışan bir politik harekettir" ifadelerini kullandığı öne sürüldü. Miroğlu'nun bu sözlerini CNN TÜRK'teki Tarafsız Bölge programında MHP milletvekili adayı Mehmet Aslan da hatırlattı ve suç duyurusunda bulundu. Aslan, savcıların harekete geçmesini istedi.

MİROĞLU : SÖZLERİM BAĞLAMINDAN KOPARILDI

Al Jazeera'ye konuşan Orhan Miroğlu, hem sözlerine açıklık getirdi hem de MHP'li Aslan'a yanıt verdi. Sözlerinin bağlamından kopartılarak kullanıldığı belirten Muroğlu şunları söyledi: "Ülke TV’deki açıklamalarım bağlamından koparılarak kullanılıyor. O program IŞİD’i tartışan bir programdı. Özetle söylediğim şudur: IŞİD ve PKK’yle mücadele, basit bir terör ve terörizmle mücadele meselesi olmaktan uzaktır. IŞİD ve PKK’yle mücadele, ‘terörizmle mücadeleye indirgenemez, çünkü evet her iki hareketin de şiddet ve terör yoluyla, devletlere karşı savaşı göze alarak hayata geçirmek istedikleri siyasi programları vardır. Bunu söylemek her iki örgütün uyguladığı terörü ve şiddeti hiçbir şekilde meşru göstermez. Terör ve şiddetin hedefinde olan devletler artık bu mücadeleyi siyasi, sosyal ve hatta kültürel alanlarda kazanabilecek bir mücadele de veriyorlar. Ama bu alanları göz ardı etmemiz istendiğinde durup hep beraber düşünmeliyiz. Bir örgütün; bu IŞİD olur PKK olur, uyguladığı şiddet ve terörü sürdürebilmesini mümkün kılan siyasi sebepler, tarihi sebepler nedir diye sormayacak mıyız?"

'PKK’YI TERÖR UYGULAYAN BİR ÖRGÜTTEN İBARET GÖRMEK YETMEZ'

"PKK de, IŞİD de bu anlamda bütün bu sebepler toplamının sonucudur. IŞİD sadece terör uygulayan bir örgüt değil, ‘devletleşmiş yapısıyla’, devlet gibi kurumsallaşmak isteyen, belli oranda Sünni aşiretlerin ve halkın desteğini alabilen bir örgüttür. PKK’ye bakalım. PKK etno kültürel taleplerin inkârı ve bir kimliğin yok sayılması üzerine inşa edildi. Bu kimlik talepleri AK Parti iktidarına gelinceye kadar karşılanmadı; 70’li 80’li yıllarda karşılansa ve tanınsaydı, PKK bugün muhtemelen olmayacaktı. Bunu ben değil, PKK’ye karşı savaşan Türk ordusunun komutanları söylüyor. PKK’yi dağlarda ve şehirlerde terör uygulayan bir örgütten ibaret görmek yetmez; PKK siyasi kolu olan bir parti aracılığıyla 6 milyon oy alan, yüze yakın belediyeyi yöneten bir örgüt. Bu gerçekleri konuşamazsak, şiddete ve teröre karşı doğru bir mücadele yapılamaz."

'ASLAN VE MHP'LİLER TÜRKİYE'DE SİYASET YAPMAYI PKK'YA BORÇLU'

Miroğlu, MHP'li aday Mehmet Aslan'ın savcılara yaptığı çağrı için ise şunları söyledi: MHP’li aday PKK’ye karşı mücadele etmek istiyorsa, Kürtler’i inkârdan vazgeçsin, Kürt kimliğine saygı göstersin. Savcılara benim de çağrım budur: Kabul etsinler bu suç duyurusunu ve MHP’yle temsil edilen ama Türkiye’ye faydası olmayan milliyetçiliğin PKK terörü ve şiddetini nasıl beslediğini tarihi duruşmalar yaparak konuşalım. Orhan Miroğlu, PKK terörü ve şiddetine karşı çıktığı, her iki halkın birliğini savunduğu için bedel ödeyen bir insan. Son beş yılda ortaya koyduğu tavır nedeniyle korumayla gezebilen bir insan. Fikirlerinin bedelini ödemesini korkusuzca ödeyebilen bir insan. 'Silahları Gömmek' gibi bir kitaba imza atmış bir insan. Mehmet Aslan ve partisinin savunduğu milliyetçilik olmasaydı, PKK’de olmayacaktı. O da, partisi de Türkiye’de siyaset yapmayı PKK’ye borçludur. Bunun adı ‘terör siyaseti’, yani şehitlerin kanı üzerinden siyaset yapmaktır. Bahçeli ve adamları, PKK’nin şiddetine ve terörüne karşı mücadele eden insanları hedefe koyuyor ve itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Bunu yaparken Doğan medyasını kullanıyorlar. İddia ediyorum, Doğan grubunun PKK şiddetine ve terörüne tanıdığı sınırsız tolerans olmasa, MHP’nin PKK’yle mücadeleyi terör ve terörizmle mücadeleye indirgeyen tutumu olmasaydı; PKK ikide bir ‘devrimci halk savaşı’ diyerek ortalığı ateşe veremezdi."

TAHİR ELÇİ'YE DESTEK VERDİ: ELÇİ'NİN UĞRADIĞI HAKSIZLIK KABUL EDİLEMEZ

Orhan Miroğlu, 'PKK terör örgütü değildir'  sözleri nedeniyle gözaltına alınıp tutuklanması istenen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'ye haksızlık yapıldığını söyledi. Haksızlığın kabul edilemeyeceğini belirten Miroğlu şunları söyledi:"Tahir Elçi'nin gözaltına alınmasının hukukla bağdaşır yanı yoktur. Elçi, benim değer verdiğim bir dostum ve aynı zamanda Musa Anter dosyasında avukatlığımı yapan bir hukukçudur. Silahı ve şiddete karşı olduğunu biliyorum. PKK’yle ilgili söyledikleri nedeniyle uğradığı haksızlık kabul edilemez. Tahir Elçi’yle PKK söz konusu olduğunda aynı şeyleri düşünmüyor olabiliriz. Bu demokrasinin gereğidir. Ama ben Tahir Elçi dahil, Kürt aydınlarının ekseriyetinin, PKK’nin uyguladığı şiddet ve terör eylemlerini destekledikleri kanaatinde değilim. Desteklemek başka şeydir, bir örgüt hakkında fikir beyan etmek, bu fikir toplumun belli bir kesiminde hoşa gitmese dahi başka bir şeydir."