Osman Baydemir, İlker Başbuğ için konuştu

Osman Baydemir, İlker Başbuğ için konuştu
Osman Baydemir, İlker Başbuğ için konuştu
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un tutuklanmasını değerlendirirken, "Adalet dediğimiz mekanizma bir intikam alma aracı olarak değil, adaletin tecellisi için kullanılmalıdır" dedi.

Mehmet TÜRK- Bayram BULUT
 
Osman Baydemir, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde kentte çalışan gazetecilerle kahvaltıda bir araya geldi. Baydemir, 21’nci yüzyılda kutlanan gazeteciler gününde Türkiye ’de 97 gazetecinin tutuklu bulunduğunu hatırlatarak, gazeteciler gibi Kürt siyasetçilerin, insan hakları savunucularının, akademisyenlerin, belediye başkanlarının, öğrencilerin ve seçilmiş kişilerin tutuklandığını söyledi. Toplumun muhalif kesimlerinin cezaevine atılmaya başladığına dikkat çeken Baydemir, 2011 yılında hak ve özgürlükler adına yaşanan yıkımın tersine, 2012 yılının ferah geçmesi dileğinde bulundu. 

'ÇOK CİDDİ ENDİŞELERİM VAR'
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un tutuklanması ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Baydemir, 1995- 2002 yılları arasında İnsan Hakları Derneği yöneticiliğini yaptığını hatırlatarak şöyle dedi: 

"Biz o zaman da ’herkese özgürlük, herkese insan hakları’ diyorduk. Bugün de aynı noktadayım. Adalet dediğimiz mekanizma bir intikam alma aracı olarak değil, adaletin tecellisi için kullanılmalıdır ve herkese eşit olmalıdır. Hiçbir hak ihlali karanlıkta kalmamalıdır. Her hak gaspı, yeni ihlallerin zemin hazırlayıcısı ve haber vericisidir. Öyle bir atmosferde yaşıyoruz ki, hukuk mekanizmasının veya kamuoyuna yansıyan kimi gelişmelerin hukuk çerçevesinde, adalet çerçevesinde yürütülüp yürütülmediği konusunda benim de toplumun da çok ciddi endişeleri var." 

’ÖZGÜRLÜKLERİN BASTIRILMASI KONUSUNDA EŞGÜDÜM’ 
Haklar ve özgürlüklerin bastırılması konusunda kurumlar arası adeta bir eşgüdüm olduğunu ifade eden Baydemir sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Dolayısıyla tutuklamalar ve yargılamaların öncesi süreçlerin demokrasiye, insan haklarına uygun işletilmediğine ilişkin çok güçlü kanaatler var. Şu anda cezaevinde bulunan belediye başkanı arkadaşlarım var. Avukat Fırat Anlı, kendisi ne suç işlemişse ben de onu işlemişimdir. Bu arkadaşımın tutuklu bulunmasının benim vicdanımda, toplumun ve Diyarbakır’ın vicdanında haklı gösterilebilecek zerre kadar bir yanı yoktur. Siyasi iktidarın bunu görmesi gerekiyor. O kadar büyük haksızlıklar yapılıyor ki, bütün bu haksızlıklar yanında bir doğru işlem yapıldığında bile, ’acaba ona da mı haksızlık yapıldı?’ sorusu soruluyor." 

Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği’nin (GABB) Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na göndermek üzere 8 hukukçu ile birlikte 2 gün süren bir kamp çalışması sonunda hazırladıkları anayasa metnini TBMM’ye gönderildiğini belirten Baydemir’in, "Bu kamp Hazar Gölü kıyısında Gezin’dedir. Yanlış anlaşılmasın yüksekte değil ovadadır" demesi gülüşmelere yol açtı. Hazırladıkları metinde Yeni Anayasa’nın ülkenin demokrasi, özgürlükler, kültürel kimlikler problemini tamamen ortadan kaldırmasını istediklerini anlatan Baydemir, şunları söyledi: 

"Anayasa herhangi bir etnik gruba yada etnik kimliğe vurgu yapmaksızın inşa edilmelidir. Aynı zamanda her etnik, her kültürel kimlik kendisini yaşatmak, geleceğe aktarmak konusunda Anayasanın güvencesi altında olmadır. Dolayısıyla Anayasa sorun çözen bir perspektifle hazırlanmalıdır. Kısmi revizyonlarla veya sorunları 5 yıl sonrasına öteleyen bir perspektiften ziyade yepyeni bir toplumsal sözleşme olmalıdır. Kürtler, Türkler, Araplar, Çerkezler, suniler, aleviler, inançlılar, inançsızlar arasında bembeyaz bir sayfa açılmadır. O bembeyaz sayfaya 21’nci yüzyıl nakşedilmelidir." 

’BÖLGESEL YÖNETİMLERİ ÖNERDİK’ 
Ademi merkeziyetçiliği savunduklarını ve Türkiye’de bölgesel yönetimi öneridiklerini kaydeden Baydemir sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Mevcut Anayasa’da bölgesel yönetime yer verilmesi gerektiğine dair bir inancımızı metinde paylaştık. Bu bölgesel yönetimlerin de, yine Ankara yönetiminin oluşturduğu gibi halkın hür iradesiyle oluşmasını öneriyoruz. Şüphesiz ki, her bölgenin bir merkez kenti, yerel meclisi, sembolleri, değerleri ülkenin bütünlüğünün bir parçası. Ülkenin bütün değerlerinin vazgeçilmez değerlerinden bir tanesi olacaktır. Bu yüzden bizim önermemiz mevcut duygusal, ekonomik, düşünsel bölünmüşlüğü ortadan kaldıracak, bütünün parçalarının birbirinden ayrılmazlığını ortaya koyacak, aynı zamanda bütün farklılıkların da tanındığı ve kendisine saygı duyulduğu bir anayasa önermesinde bulunduk." 

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, daha sonra Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Lokali bahçesinde gazetecilerle toplu fotoğraf çektirdi. (DHA)