Özgürlük türküsü her zaman uymaz

Üç kurumun talebi
TBMM Adalet Komisyonu'ndaki CMUK görüşmelerinin dünkü etabında, kolluk güçlerinin arama ve belge inceleme yetkisi yoğun tartışmalara yol açtı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Jandarma ve Emniyet Genel Müdürlüğü temsilcileri, gecikmesinde sakınca olan hallerde savcılarla birlikte kolluk amirlerine de arama ve belge inceleme yetkisinin verilmesini istedi.
Kolluğa destek
Kolluk temsilcileri, her koşulda hâkim izninin zorunlu tutulmasının, suçla mücadelede kendilerini zayıflattığını öne sürdü. Komisyonun CHP ve AKP'li üyeleri yetkiyi vermediği gibi, bazı kolluk alışkanlıklarını da eleştirdi. Adalet Bakanı Çiçek ise kolluğa şu sözlerle sahip çıktı: "Özgürlük türküsü hoş, ben de seviyorum ama bazen kafiyesi Türkiye'ye uymuyor."

ANKARA - Adalet Komisyonu'nda CMUK tasarısı görüşmelerinde, kolluk kuvvetlerinin 'arama ve belgeleri inceleme yetkisi' istemesi özgürlük tartışmalarına neden oldu. Tasarının, aramanın hâkim kararıyla yapılabileceğine ilişkin maddesi görüşülürken, Yargıtay Başsavcılığı, Jandarma ve Emniyet temsilcileri gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcılarla birlikte kolluk amirlerine de arama yetkisi istedi.
'İşkence iyi ama...'
AKP'li Hüsrev Kutlu, birini konuşturmak, delilleri bulmak için işkencenin iyi bir yöntem olduğunu, ama çağdaş hukukta yerinin bulunmadığını söyledi. Kutlu, "Kolluk istediği zaman istediği yeri ararsa bu ona kolaylık sağlar. Ama çağdaş hukukta ulaşmak istediğiniz birtakım kolaylıklardan vazgeçmeliyiz. Ben, evim aranırken hâkim kararını soruyorsam, köylü de bu haktan yararlanmalı. Jandarmanın istediği evi arama lüksü olmamalı" dedi.
Jandarma temsilcisi, arama yetkisinin reddedilmesi halinde özellikle Doğu ve Güneydoğu'da tüm savcılara uydu telefon verilmesi halinde sorun olmayacağını ifade etti. Bunun üzerine CHP'li Orhan Eraslan, "Uydu telefon demokrasiyi sağlamaya yetiyorsa, zor değil, aramızda para toplayıp uydu telefon alabiliriz" diye konuştu.
Eraslan öneriye, "Savcıların bütünlük ilkesini böleriz. Zaten suçüstünde kolluğun arama yetkisi var" diye karşı çıktı. AKP'li Mehmet Yılmazcan da istisnaların kural haline geldiğini belirterek, bu kez konut dokunulmazlığı diye bir şeyin kalmayacağını kaydetti. CHP'li Halil Ünlütepe de, kolluk kuvvetlerinin eski alışkanlıklarından kurtulmasını istedi.
Çiçek sahip çıktı
Bunun üzerine Adalet Bakanı Cemil Çiçek, kolluk güçleri için her işte kanunsuzluk yapıyormuş gibi düşünmenin yanlış olduğunu söyledi. Çiçek, "Kelle koltukta görev yapıyorlar. Suçlu ve terör örgütlerinin elini kolunu sallayarak suç işlemelerine zemin hazırlamayalım. Kolluğun elini zayıflatmayalım. Savcılara bu yetkilerini gerektiğinde kolluğa devredebilme yetkisi verelim" dedi.
Arama yapılırken elde edilen belge ve kâğıtları inceleme yetkisini hâkime veren, bu yetkiyi savcıya ancak zilyedin rızasına bağlı olarak tanıyan madde de tartışma yarattı. Jandarma temsilcisi, terör ve organize suç örgütleriyle mücadele edilirken, bazı belgelerin anında incelenmesi gerektiğini ifade ederek, bu yetkinin savcıyla birlikte kolluk kuvvetlerine de tanınması gerektiğini söyledi.
Eraslan, "Avrupa'da faşizmin ayak sesleri olduğu dönemde bu yasa çıkarıldı" diye konuştu. AKP'li Mehmet Yılmazcan ise, Uzanlar operasyonuna atıfta bulunarak, maddeyi savundu: "Bir holdingin 130 işyeri arandı. Kamyon dolusu belgeler çıktı. Kolluk kuvetlerine belgeleri inceleme yetkisi vermezsek, suç delillerine ulaşılamaz."
Emniyet'ten itiraf
Emniyet temsilcisi Selim Aksin ise, 2000'de Hizbullah terör örgütünün Beykoz'daki villasına yapılan baskını anımsatarak, "Eğer bu yasa böyle çıkarsa terör örgütlerini engellemek mümkün olmayacak. Hizbullah operasyonunda ele geçirilen belgeler o gece değerlendirildi, bilgisayara yüklendi, Türkiye'ye açıldı. Bu sayede Hizbullah'ın beli kırıldı" dedi.
Komisyon Başkanı Köksal Toptan'ın, "Yasaya göre yetkiniz yok. Neye dayanarak okudunuz?" sorusu üzerine Aksin, "Savcının yazılı emriyle hâkim kararı alındı" yanıtını verdi. Bazı üyeler, "Demek ki siz önce okuyup sonra izin alıyorsunuz" derken, bazıları da, "İzin alarak yaptıysanız yine izin alarak yapacaksınız" diye konuştu.
Tekrar söz alan Çiçek, şunları söyledi: "Özgürlük türküsü hoş bir türkü. Ben de seviyorum. Ama bazen bu türkünün kafiyesi Türkiye'ye uymuyor. Türkiye'nin realitesi unutulmamalı, bazı durumlarda savcı isterse yetkisini kolluğa verebilmeli." Tartışmanın ardından arama kararında kolluk kuvvetlerine yetki verilmezken, belge ve kâğıtların incelenmesinde hâkimle birlikte savcılar yetkili kılındı.
Kutlu: Dinlerken müzik vermeyin
Komisyonda milletvekilleri telefonlarının dinlenmesinden yakındı. Tasarının 'iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması' başlıklı maddesi tartışılırken CHP'li Eraslan, dinleme yapılabilecek suçlar kapsamına 'devlet güvenliği aleyhine işlenen suçlar'ın da alınmasını önerdi. Ancak AKP'den itiraz geldi. Haluk İpek, bu durumda Türkiye' de dinlenmeyen tek bir kişinin dahi kalmayacağını kaydetti. Hürsev Kutlu da, şunları söyledi: "Telefonumuzun dinlendiği konusunda kuşkumuz yok. Ancak dinleyen arkadaşlardan bir ricam var. Geçen gün arkadaşımla konuşurken, bana 'Müziğin sesini kes' dedi. Ben de, 'Burada müzik çalmıyor. Asıl sen müziği kes' karşılığını verdim. O da bana 'Burada müzik çalmıyor' dedi. Arkadaşlardan ricam bizi dinlerken kendi müzik yayınlarını yapmamaları. Bunu önleyecek bir sistem kurmaları. Bir de, birden fazla kurum tarafından dinlendiğimizde sesin kalitesi düşüyor. Mümkünse tek tek dinleme yapsınlar."
Kutlu'nun bu sözleri komisyonda gülüşmelere yol açtı. Bakan Çiçek de dinlemede istisnaların genişletilmemesi gerektiğini söyledi. Tartışmaların ardından, dinleme yapılabilecek suçların kapması değiştirilmeden madde kabul edildi. Yasada belirtilen telefon dinlemeye ilişkin esas ve usuller dışında hiç kimsenin, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemeyeceği ve kayda alamayacağı hükme bağlandı. Dinleme en çok üç ay yapılabilecek. Bu süre bir defa daha uzatılabilecek. Tartışmalar nedeniyle daha önce ertelenen devlet sırrı maddesi de Adalet Bakanlığı'nın önerisi doğrultusunda değiştirilerek kabul edildi. Buna göre, bir suç olgusuna ilişkin bilgiler, devlet sırrı olarak mahkemeye karşı gizli tutulamayacak.