@ubuget

Pelin Batu: Seçimin en büyük kaybedeni Erdoğan

Pelin Batu: Seçimin en büyük kaybedeni Erdoğan
Pelin Batu: Seçimin en büyük kaybedeni Erdoğan
Aileden CHP'li oyuncu ve yazar Pelin Batu'yla 7 Haziran seçimlerinin kazananlarını ve kaybedenlerini konuştuk. Batu'ya göre seçimin mutlak kaybedeni Erdoğan. CHP'ninse aldığı sonucu makul gösterecek nedenleri var.
Haber: ÜMİT BUGET - umit.buget@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - 7 Haziran’ın tartışılan meselelerinden biri de bu ‘kazananlar’ ve ‘kaybedenler’ meselesi. Pelin Batu’ya göre bu seçimin en büyük kaybedeni Recep Tayyip Erdoğan . Batu, ‘Bunu bir sempati ya da antipati duyarak söylemiyorum, objektif bir vatandaş olarak baktığımda gördüğümü söylüyorum. Erdoğan’ın tarafsızlık yeminini unutmasıyla, antidemokratik tavırları, yaptığı konuşma ve mitingleriyle kendi partisini de zora sokarak seçimin kaybedeni oldu.’ Batu cumhurbaşkanının seçim sonrası sessizliğine de göndermede bulunuyor: "Erdoğan’ın 48 saatten fazladır sesini duymuyoruz, televizyonda görmüyoruz, hasretle bekliyoruz kendisini. Bunlar çok tarihi anlar." 

CHP KAYBETTİ Mİ, KAYBETMEDİ Mİ?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oylarının düşmesi durumunda istifa edeceğini söylemişti. İlki oldu ama ikincisi olmadı. Peki CHP’nin seçim karnesinde ne yazıyor? Batu, CHP’nin bu seçimi kaybetmediğini düşünenlerden. Oy oranının yerinde saymasını da ailesinden bir örnekle açıklıyor. ‘Dedem CHP milletvekiliydi, babam da CHP milletvekiliydi ama ailemizde birçok kişi bu seçimde HDP’ye oy verdi. Gerek Kılıçdaroğlu’nun gerekse Haluk Koç’un seçim sonrası çok yerinde açıklamaları ve tespitleri oldu. Bu dönemde CHP’ye yüklenilmesini doğru bulmuyorum.’

CHP- MHP -HDP KOALİSYONU

Son günlerde arama motorlarına en çok yazılan kelime koalisyon. Pelin Batu Ak Parti dışında kalan partilerin bu süreçte bahsi geçen kelime etrafında bir araya gelmesi gerektiğini savunuyor. 3 partinin koalisyon yaparak 17 Aralık sürecinin yargıya taşınması, Suriye’de IŞİD’in desteklenmesi iddiaları, temel insan hakları konuları, işçiler, emekliler, işsizler ve çevre gibi mutabık olacakları meselelerde harekete geçilmesi gerektiğini düşünüyor. Batu: ‘Şu anda Kürt, Türk, sağ-sol bütün bunları bir yana bırakarak hepimizin haysiyetine dokunan konuların üstüne gitmeliler’ diyor ve ekliyor: 'Hem insanlar hem de milletvekilleri, faşist, oportünist, materyalist bir yönetime karşı artık ellerinde bir güç olduğunun farkında olmalı ve ona göre davranmaları lazım. Hepimizin kaybedecek çok şeyi var.'

DİYARBAKIR DURUŞU DUYGULANDIRDI

Seçimin yıldızı HDP oldu. Halkların Demokrasi Partisi beklentilerin de bir parça üzerine çıkarak yüzde 13 gibi bir oy aldı. Diyarbakır miting alanına yapılan saldırı sonrasında alınan tavır Pelin Batu’yu duygulandırmış. ‘Ben açıkçası çok duygulandım. Diyarbakır’daki miting alanındaki patlamadan sonra oraya karanfil bırakılması ve meselenin gayet sükunetle karşılanması beni çok duygulandırdı.’

SEÇİMİ DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ KAZANDI

Başta konuştuğumuz ‘seçimi kim kaybetti?’ sorusuna atıfta bulunuyor Batu: ‘Soruyu ters çevirdiğimizde, ‘kim kazandı?’ sorusunun cevabı da HDP eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’dır. İlk açıklamalarında bu süreçte onlara emanet edilen oylara sahip çıkacaklarını söylemeleri de insanları rahatlatan bir unsur oldu.

30 YIL İÇİNDE ÇOK KAYIPLAR VERİLDİ

Pelin Batu halkın verdiği oylarla barış sürecinin Meclis'te sürdürülmesi mesajı verdiğini düşünüyor. ‘Maalesef ırkçı bir ülkede yaşıyoruz ve bunun yanında geçtiğimiz 30 yıl içinde çok kayıp da verildi, insanlar da endişe içindeler. Barış süreci son dönemde kapalı kapılar ardında ve bilimum komplo teorisine açık olarak yürütüldü. Yalçın Akdoğan gibi isimler ve hükümete yakın gazetelerde yazı yazanlar düne kadar 'biz barış sürecinin devam etmesini istiyoruz' derken seçimi kaybedince tuhaf formüller üretip 'bizsiz barış süreci olmaz' noktasına geldiler. Vatana ihanet diye bir şey varsa vatana ihanet budur. Halk verdiği oylarla ne olursa olsun barış sürecinin Meclis’te çözümünü işaret etti. Bu anlamda MHP’yi de küçümsememek lazım, orada da ciddi bir oy oranı ve insanların bir hassasiyeti var, onlara da büyük görev düşüyor.’

DİYARBAKIR’DA OLANLAR MAHİR KAYNAK’IN SÖZÜNÜ HATIRLATIYOR

Batu, Diyarbakır’da seçimin ardından yaşanan infazlara da dikkat çekerek bunun neye hizmet edebileceğiyle ilgili bir tespit yapıyor. "Bu günlerde Diyarbakır’da yaşananlara baktığımızda Mahir Kaynak’ın meşhur, ‘kimin kazandığına bakacaksın’ formülünü uygulamak gerekiyor. Ne PKK’nın ne HDP’nin yaşananlardan bir yararı olmaz, onların halay zamanı şimdi. MHP’nin de bir yararı olduğunu düşünmüyorum. Bu durum şu anda 'istikrar gidiyor, kaos geliyor' diyenlerin işine yarar."

MECLİS’İN KADINLARI

Bu dönem Meclis’te 97 kadın milletvekili olacak. Yakın dönemde bu topraklar ‘kadınların nasıl yaşaması gerektiğiyle ilgili erkek önermeler cenneti olmuştu. Pelin Batu, "Toplamda bir parlamentoyu dolduracak kadar kadın milletvekili olmamış bugüne kadar. Sivil toplum kuruluşlarının hesaplamalarında 2009’a göre bugün kadına şiddet yüzde bin 400 artmış. Kadınların şiddet diline ket vurmak için ellerinde bir koz var. Parti gözetmeksizin bütün kadın vekiller bu konuda ellerini taşın altına koymalı. Aile Bakanlığı’nın reforme olup Kadın Bakanlığı olması lazım. ‘Üç çocuk-beş çocuk’ diyerek, ‘kadının yeri evidir’ diyerek, ‘hamilesi şöyle dolaşmasın’ diyerek tuhaf bir ülke inşa etmeye çalışanların kadına bakışının değişmesi lazım. Ayşenur İslam da seçilmiş sanırım. ‘Çocuk evlilik o kadar da kötü bir şey değil’ dediğini unutmadık. Kadın milletvekilleri konusunda bazen çok da şanslı olmuyoruz maalesef. Onların da diğer kadın vekillerin rüzgarından etkilenerek meseleye katkı sunduğu bir dönem umuyoruz."