'PKK da çözüm sürecinde olmalı'

'PKK da çözüm sürecinde olmalı'
'PKK da çözüm sürecinde olmalı'
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

AK Parti Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu’ndan Kürt sorununun çözümü için ilginç bir çıkış geldi. PKK ’nın çözüm dışında tutulduğu için iş makinelerini yakma ve adam kaçırma gibi eylemlere yöneldiğini savunan Ensarioğlu, “PKK’yı görmezden gelen bir çözüm böyle reflekslere sebep olabiliyor. O yüzden bu çözüm sürecine PKK’yı da dahil etmek ve PKK’ya da bir çözüm sunmak zorundasınız. Bunun adına birtakım diyalogların geliştirilmesi ve belki BDP ’nin ya da AK Parti’de siyaset yapan bizlerin, biraz daha inisiyatif geliştirip çözüm adına hem diyalog yolunu geliştirmemiz, hem de yani şiddetin son bulması ile ilgili güvenlik tesis etmemiz gerekir” dedi.

‘Oslo ve Zana bağlantılı‘
Oslo süreciyle Başbakan Erdoğan ’ın Leyla Zana ile görüşmesinin ‘bağlantılı’ olduğunu söyleyen Ensarioğlu, devletin, Oslo süreci ve ‘Öcalan’ın muhataplığı meselesinde’ PKK’yı görmezden gelmediğini söyledi. Ensarioğlu, şöyle devam etti: “Ama bugün bir taraftan çözerken bir taraftan PKK’yı yok sayarsanız şiddet bitmez. Şiddeti, öldürerek bitiremezsiniz. PKK da vurarak bir şey elde edemez. Tabii ki devlet mal ve can güvenliğini korumaya yönelik otoritesini hissettirmelidir. Bu ayrı. Ama bunu bir çözüm yöntemi olarak ortaya koyarsanız yanlış yapmış olursunuz. Şiddetin tarafı PKK’dır. PKK’yı nasıl çözeceksiniz? Çözüm planının bir parçası da o olmalı, şiddete son verebilmek için.” “

Ensarioğlu, PKK ile diyalog devam mı etmeli?” sorusuna da şu yanıtı verdi: “Bu, teknik bir mesele. Daha önce Öcalan muhatap alındı. PKK eliyle Oslo süreci sabote edildi. Her iki tarafta bir çözüm inancı gelişirse, güven tesis edilirse o zaman PKK çatışmaları durdurur, operasyonları da durdurmak bizim görevimiz olur.”

‘Kürtlerin bütün meselesi ev hapsi miydi?’
Ensarioğlu, PKK lideri Abdullah Öcalan’a ev hapsi ve af konusunu ise şöyle değerlendirdi: “Kürt sorununu çözmeden Öcalan’ı ev hapsine alamazsınız. Toplum bunu kabul etmez. Toplum sadece Kürtlerden müteşekkil değil. Tepki çeker. Kürt sorununu çözersiniz, kan durur, herkes tatmin olur; ondan sonra ‘Öcalan’a ev hapsi’, ‘af çıkartalım’… Bunlar olabilir. Ama başta olmaz. Önkoşul da olmaz. Kürtlerin bütün meselesi Öcalan’ın ev hapsi miydi? Kürtler bunun için mi öldü? PKK’ya çözüm getireceksiniz. Sosyal, siyasal hayata entegre edeceksiniz. İsteyen siyaset yapar, istemeyen yapmaz. Hepsi dağdan inip Meclis’e mi gelecek? Böyle algılandığı zaman çözüme zarar veriyor. Belki Öcalan ticaret yapmak ister, belki çiftçilik yapmak ister…”