'PKK ile Oslo görüşmeleri sürüyor'

'PKK ile Oslo görüşmeleri sürüyor'
'PKK ile Oslo görüşmeleri sürüyor'
CHP lideri Kılıçdaroğlu, PKK ile görüşmelerin sürdüğünü iddia etti. 28 Şubat'ta kendisinin de fişlendiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "e-muhtıra" ile ilgili AK Parti'nin tavrını doğru buldu, partisini eleştirdi

İSTANBUL - Habertürk Televizyonu'nda Didem Arslan Yılmaz yönetemindeki Türkiye'nin Nabzı programında, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu , gazeteciler; Muharrem Sarıkaya, Ali Can Türkoğlu, Suat Toktaş, Amberin Zaman ve Yavuz Semerci'nin sorularını yanıtladı.

Kürt sorunun çözümü için "uzlaşma komisyonu" öneren CHP lideri, PKK ile görüşmelerin sürdüğünü ileri sürdü.

Mesud Barzani ile görüşelebileceğini, ilişkilerin geliştirilebileceğini kaydeden Kılıçdaroğlu "Ama terör sorunu sadece Barzani ile çözülmez. PKK ve Barzani güçlerinin çatışacağını düşünmek hayaldir" dedi. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Oslo ve diğer görüşmelerin şu anda devam ettiğini tahmin ediyoruz. Şu veya bu şekilde defalarca oldu yalanladılar. Karayılan'ın görüşmelere ilşkin mektubu da oldu... Bu olayın çözülmesi toplumsal destekle mümkündür. Partilerin ortak katkı vermeleri gerekir. Parlamentoda uzlaşma komisyonu, parlamento dışında da akil adamlarladan oluşan başka bir grubunun oluşabileceğini önerdik. Bu yolla toplumsal mutabakat sağlayarak bu sorunu aşabileceğimizi düşünüyoruz. Sayın Başbakan bunu kabul etmiyor.

" AKP tek başına çözeceğim, diye yola çıktı, bugüne kadar başarılı olmadı. Görüşmeler nedir, hangi ödünler veriliyor bunları bilmiyoruz. Oslo'dan yansıyanlar var. Karşılıklı söylemlerde 'Bürokratlardan şikayetleriniz varsa onları da alalım' şeklinde bazı öneriler var... Ayrıntıları bilmiyoruz, bilmediğimiz alanda yorum yapmanın da zorluğu var. Ama bizim çözümümüz, tavrımız çok net: Uzlaşma komisyonu ve akil adamlar."

Kılıçdaroğlu, PKK ile her hükümet döneminde görüşüldüğünü, Özal'ın da zamanında Öcalan'a bir kravat yolladığının gazetelerde yazıldığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Doğu ve Güneydoğu'ya bugüne kadar hep postalla gidildi, artık çiçekle gidilmeli" dedi.

"HUKUK DIŞI İŞLEMLER SORGULANMALI"
28 Şubat soruşturmasına ilişkin soruları da yanıtlayan CHP lideri, 28 Şubat'ın "sorgulanması gereken bir süreç olduğunu" söyledi.

Kılıçdaroğlu, "28 Şubat sürecinde kararı kim aldı, MGK.. Başbakan orada, diğer üyeler orada... Bu kararlar tavsiye niteliğinde. Peki bu kararlar Başbakanlık'a bildiriliyor mu, evet. Bakanlar Kurulu'nda görüşülüyor mu, evet. Ve Sayın Erbakan talimatı yayınlıyor. Sayın Gül, 'Bakanlar Kurulu'nda görüşülmedi' diyor ama Bakanlar Kurulu'nda görüşüldü, Bakanlar Kurulu'nda görüşüldükten sonra bütün bakanlıklara 28 Şubat kararlarının nasıl uygulanacağına dair Erbakan imzalı genelge gönderiliyor. Sayın Gül'ün 'Haberim olmadı, uygulamadım' deme şansı yok. Hukuk dışı işlemler elbette sorgulanmalı ama intikam hırsıyla hareket ederseniz mağdurlar yaratırsınız. Özel yetkili mahkemelere karşıyız. Hiçbir demokraside özel yetkili mahkeme olmaz. Siyasi otoritenin taleplerini yerine getirmek üzerine oluşturulan yargı ayağıdır özel yetkili mahkemeler"

Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine o dönemde başbakan olması durumunda katılmadığı bir metne imzasını atmayacağını belirterek, "Darbe tehlikesi varsa da, darbelere karşı çıkmak biz sivillerin görevidir" dedi.

28 Şubat'ta kendisinin de fişlendiğini, bu konuda daha önce dava açtığını kaydeden Kılıçdaroğlu, bugünkü soruşturmaların ardından başlayacak 28 Şubat davasında müdahil olmayı düşünmediklerini söyledi.

"27 NİSAN'DA AKP'NİN TAVRI DOĞRU, CHP İSE..."

Kılıçdaroğlu, "27 Nisan e-muhtırasında AK Parti'nin tavrını doğru buluyor musunuz?" şeklindeki soru üzerine, "AKP'nin tavrı doğruydu, e-muhtıranın da sorgulanması gerekir" dedi.

Kılıçdaroğlu, 27 Nisan'da CHP'nin tavrına ilişkin soru üzerine de, "Daha net bir duruş sergilenebilirdi. Çok daha net bir dille ifade edilebilirdi, demokrasi adına bu yapılmalıydı. (Muhtıra) kime karşı olursa olsun, tavrınız demokrasiden yana olmalı" şeklinde konuştu.

Silivri'deki davaları da, KCK davalarını da takip ettiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Olayın mağdurlarına göre değil; demokrasiye, insan haklarına göre hareket etmelisiniz" dedi.