Polise tokat Başbakan'ı çileden çıkardı: Densizlik

Başbakan Erdoğan, BDP'li Tuncel'in polisi tokatlamasına sert tepki gösterdi: Bu densizliğin hesabının hukuk çerçevesinde mutlaka sorulmasını istiyoruz

 

Adobe Flash Player YükleAdobe Flash Player Yükle

 

 

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel’in polise tokat atmasını değerlendirirken, "Bu olayla ilgili derhal hukuki sürecin başlatılmasını şüphesiz ki istiyoruz. Bu densizliğin hesabının hukuk çerçevesinde mutlaka sorulmasını istiyoruz. Bunun da sonuna kadar takipçisi olacağız" dedi.

Konuşmasının başında Nevruz Bayramı’nı tebrik eden Başbakan, Nevruz kutlamaları sırasında BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in polise tokat atmasıyla ilgili olarak şunları söyledi:

“ŞİMDİ BİZZAT KENDİLERİ ŞİDDETE BAŞVURMAYA BAŞLADI”

“Milletvekili sıfatına rağmen, eline taş alıp sokaklara çıkacak kadar, kamu görevlisine el kaldıracak kadar, aklını, mantığını, izanını yitirenlere rağmen, millet sağduyu içinde kutlamasını yaptı. Bir milletvekili, milletvekilliği onuru, şerefini, milletin kendisine yüklediği emaneti nu kadar ayaklar altına alabilir mi?! Gençleri tahrik etmek, sokağa dökmek, şiddete teşvik etmek için her türlü kirli tezgahı kuranlar, şimdi de bizzat kendileri şiddete başvurmaya başladılar.”

“HUKUKİ SÜRECİN BAŞLATILMASINI İSTİYORUZ”

“Dokunulmazlık zırhının ardına sığınıp polise tokat atmak, en hafif tabiriyle, densizliktir. Bu olayla ilgili, derhal hukuki sürecin başlatılmasını şüphesiz ki istiyoruz. Bu densizliğin hesabının, hukuk çerçevesinde mutlaka sorulmasını istiyoruz. Bunun da sonunda kadar takipçisi olacağız.”

ATALAY: YAZIKLAR OLSUN O VEKİLLERE

Eski İçişleri  Bakanı Beşir Atalay Nevruz kutlamaları çerçevesinde BDP’li milletvekillerinin polisi tokatlayan ve yine polise taş atan görüntülerini değerlendirirken çok sert tepki gösterdi. Atalay, “Hiç kimsenin hiç kimseye tokat atma yetkisi yoktur. Yazıklar olsun o milletvekillerine" dedi.

Atalay, AKP Grup toplantısı öncesi TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Atalay bir gazetecinin, dün Güneydoğu’da yaşanan Nevruz kutlamalarını hatırlatarak, “BDP’li Sebahat Tuncel’in görevi başında bir polisi tokatlanmasını ve Bengi Yıldız’ın polise taş atmasını nasıl değerlendiriyor sunuz” şeklindeki sorusunu, “Yazıklar olsun o milletvekillerine” sözleriyle değerlendirdi. Atalay, “Hiç kimsenin kimseye hele görevi başında bir ki bir polise tokat atma hakkı yoktur. O milletvekili Meclis kürsüsünde ne konuşuyor görüyorsunuz. Bir milletvekiline yakışmayan şeyler bunlar. Çok büyük bir yanlış. Yazıklar olsun o milletvekillerine” diye konuştu. Atalay, polislerin hukuki yollardan haklarını arayabileceğine işaret ederek, “Herkesin hukuki yollardan hakkını arama özgürlüğü var” dedi.

EMNİYET'TEN SUÇ DUYURUSU

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in Başkomiser Murat Çetiner’e tokat atması ile ilgili Şırnak Emniyet Müdürlüğü ve Başkomiser Çetiner, Cumhuriyet Başsavcılığı’na "Halkı suç işlemeye tahrik etmek, terör örgütünün propagandasını yapmak, görevli memura mukavemet ve hakaret" ile "2911 sayılı kanuna muhalefet" iddiasıyla ayrı ayrı suç duyurusunda bulundu.   Savcılığın suç duyurusunu davaya dönüştürmesi halinde Milletvekili Tuncel, hakkında fezleke hazırlanarak TBMM’ye gönderileceği belirtildi.

ŞAHİN: ÜZÜNTÜ VERİCİ

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin,Türk Hava Yolları’nın tarifeli seferiyle New York’a hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde bir basın toplantısı düzenledi. BDP'li vekillere ilişkin soru üzerine Şahin şöyle konuştu: "Maalesef son derece üzüntü verici bir davranıştı.TBMM’nin hiçbir üyesi bu tür bir davranışta bulunmamalıdır. Elinde taş bulunan milletvekili aynı zamanda bir siyasi partinin grup başkanvekilidir. Milletvekileri özellikle grup başkanvekiliği gibi sıfatı taşıyan kişilerin çok sorumlu olmaları ve örnek olmaları gerekmektedir. Bu son derece yadırganan iki davranışı halkımız değerlendirecektir. Meclis içtüzüğü çerçevesi içerisinde ele alabileceğimiz, değerlendirebileceğimiz davranışlar değil genel hükümler çerçevesinde işlem görecek iki yakışıksız davranış olarak değerlendiriyorum. Onlar benim görev alanım dışındadır. Ama son derece üzüntü verici ve halkımızın büyük tepkisini yol açacağını özellikle o milletvekili arkadaşları seçen seçmenler için dahi asla kabul edilemeyecek davranışlardır diye düşünüyorum."  (dha, anka)