Rektör soruyor: Bu nasıl komisyon?

Dua-küfür karışık
Dualı, küfürlü atışmaların yaşandığı Ondokuz Mayıs Üniversitesi Komisyonu tartışılıyor. Rektör Ferit Bernay, 'keyfilik, amaç dışı kaynak kullanımı' iddiasını araştıran komisyonun tarafsız olmadığını iddia etti.
Temel itirazlar
İşte itirazlar: "Beni şikâyet eden Cemal Yılmaz Demir, komisyon başkanı. Rektör olduğumda yürüyüş yapan, ihbarlarda bulunan kişi, uzman raportör olarak Tokat'tan getirildi. Ankara'da raportör mü yoktu?"
'Belgeler nerede?'
Bernay, "Komisyon 'araştırma'dan 'denetleme'ye geçti. Ellerinde belge olduğunu söylediler. Çıkarsalar da işimize dönsek" dedi. Demir: "Kişisel husumetim olamaz, tanımıyorum. Amaç, kusurlu olanı bulmak."
Haber: BETÜL KOTAN / Arşivi

ANKARA - Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, üniversite hakkında 'keyfilik ve kamu kaynaklarının amaç dışı kullanımı' iddiasıyla TBMM'de kurulan araştırma komisyonunun güvenilirliğini eleştirdi. Bernay, AKP Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir'in kendisini şikâyet etmesine karşın tarafsız olması gereken komisyona başkan, kendisi rektör olduğunda yürüyüş yapan ve savcılığa suç duyurusunda bulunan bir memurun da uzman raportör yapıldığına dikkat çekti ve "Bu komisyona nasıl güvenebiliriz?" diye sordu.
OMÜ hakkında Meclis'te yürütülen araştırma komisyonu çalışmaları, 'etnik köken sorgulaması', 'soruşturmanın uzatılması', 'üniversiteden 5-10 yıllık evrakların araştırma çerçevesinde istenmesi' ve 'küfürlü tartışmalar yaşanması' nedeniyle gündeme gelmişti. Rektör Bernay, komisyona ve hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin şunları söyledi:
Nasıl güvenelim?: Demir, hakkımda önyargılara sahip ve saplantısı var sanırım. Tanımam etmem, ama benden şikâyetçi oldu. Sonra da tarafsız olması gereken bir Meclis komisyonunun başkanı oldu. Tokat Erbaa Yüksekokulu'nda bir memuru da, sanki Ankara'da hiç yokmuş gibi, uzman raportör olarak komisyona atadı. Ki bu memur, ben rektörlüğe atandığımda hakkımda suç duyurusunda bulunmuş, niye rektör oldu diye yürüyüş yapmıştı. Tarafsız olması gereken bir komisyonda, göreve gelmemden rahatsız olduğu için yürüyüş yapan bir insan uzman, başkan ise zaten şikâyeti yapan kişi. Şimdi böyle bir komisyonun çalışmasına ne kadar güvenebiliriz ki?
Üniversitede akrabam yok: Üniversiteye 112 akrabamı yerleştirdiğim iddia ediliyor, soyisim benzerliğinden bahsediliyor. Benim kan bağım olan üniversitede bir tek akrabam yok. Oysa hakkımda şikâyetçi olan komisyon başkanı Demir'in de kardeşi üniversitede görevli. Komisyona gidip aleyhimize bilgi verenlerin birçoğunun akrabası bizde. Üniversiteye bilim adamı alıyoruz, bilim adamının eşi de akademisyense ve şartları yerine getiriyorsa, o da üniversiteye giriyor. Üniversitelerle ilgili bir akraba kontenjanı sınırlaması mı var?
Denetleme kurulu gibi: Bizden 5-10 yıllık evraklar isteniyor, hâlâ da sorgular geliyor. Son olarak Tıp Fakültesi'ndeki herkesin, hemşirelere varana kadar mal beyanı istendi, bunları ne yapacaklar bilmiyorum. Komisyon araştırmadan çıktı, denetlemeye döndü. Bizi denetleyenler var zaten, Sayıştay, Maliye, Başbakanlık... İddialar ortaya atıldığında, 'Elimizde çok önemli belgeler var' denmişti. Çıkarsınlar bir an önce de, biz de akademik çalışmamıza devam edelim.
Meclis yanıltılıyor: Komisyonun kurulmasıyla ilgili Meclis'e yanıltıcı bilgiler verildiğini düşünüyorum. Üniversitede yolsuzluk varmış, bilim adamlarını atıyormuşuz gibi iddialar öne sürdüler. Bu iddiaların asılsız olduğu ortaya çıktı. Başbakan, Meclis, birçok insan yanıltıldı.
Kimse köken sorgulayamaz: Eğitim Fakültesi dekanımıza, komisyon toplantısı sırasında etnik kökeni soruluyor, sorguya çekiliyor. Türkiye'de etnik köken üzerinden bir şeyler yapmaya çalışan insanlar yanlış yapıyor. Komisyon başkanının etnik köken üzerinden soru sorma hakkının olmadığını düşünüyorum, kendisi 'Ne istersem sorarım' diyor."
Demir: Husumetim yok
Demir ise Bernay ile kişisel bir husumeti bulunmadığını söyledi. Demir, şöyle konuştu: "Biz kamu görevi yapıyoruz. Gerçeklerin açığa çıkması için her türlü iddiayı değenlendiriyoruz. Başka ayrıntılar var, bunları zamanı geldiğinde kamuoyu ile paylaşacağız. Kimin kusuru varsa çıksın, amacımız bu. Kimseye karşı bir ayrımcılık içinde de değiliz. Bir kanaat oluşturmaya, suç varsa ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Kimsenin etnik kimliğini sorgulama derdinde değiliz."