'Ruhban tehdit değil'

'Gizli Anayasa' olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin eki olan İç Güvenlik Strateji Belgesi'nde Heybeliada Ruhban Okulu'nun Türkiye için bir tehdit olduğu belirtiliyordu. Dışişleri Bakanlığı, artık bu görüşten vazgeçilmesi gerektiğini belirtti.
"Ruhban Okulu Türkiye için tehdit olamaz" diyen Dışişleri yetkililerinin görüşünü hükümet ve MGK da onaylarsa yeni Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nde Ruhban Okulu yer almayacak. Yetkililer, "Bu olursa AB yolunda bir engel daha aşılır" dedi.
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

ANKARA - Dışişleri Bakanlığı, kapalı tutulan Heybeliada Ruhban Okulu'nun, 'gizli anayasa' diye bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin (MGSB) eki olan İç Güvenlik Strateji Belgesi'nde 'tehdit' olarak görülmesine son verilmesini istedi. Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) isteğiyle MGSB yenileme çalışmalarında kullanılmak üzere kendi görüşünü oluşturan Dışişleri, hükümete ve MGK'ya, okulun tehdit olmaktan çıkarılmasını önerdi.
Yoruma açık ifade yok
MGSB için görüş bildiren bakanlıklardan biri olan Dışişleri, belgenin yenilenmesi için çalışmaları tamamlayarak yeni MGSB taslağı hazırladı. Taslakla ilgi bilgi veren bakanlık yetkilileri, şunları söyledi:
"Sade bir metin oluşturduk. Genel ifadeler yerine Türkiye'nin çıkarlarını, tehditlerini somut şekilde tanımladık.
Tehditler için alınabilecek önlemleri de açıkça ifade ettik. Neyin, neden yapılması gerektiğini açıkça yazdık. Asker mantığına son verdik. 'Her türlü önlem alınır', 'Gereği yapılır', 'Tehditlere açıktır' gibi isteyenin istediği gibi yorumlayıp, değerlendirebileceği ifadeler yok."
Taslakta Heybeliada Ruhban Okulu' nun 'tehdit olarak görülmemesi' önerisi de yer aldı. Önceki belgelerde 'Açılmasının engellenmesi gerektiği' şeklinde ifadelerin olduğuna dikkat çeken diplomatik kaynaklar, "Türkiye için Fener Rum Patrikhanesi tehdit olamaz. Ruhban Okulu'nun açılıp açılmaması da, 'Hükümetin siyasi tercihidir' diye düşündük ve okulla ilgili ifadeleri belgeden çıkardık" dedi.
Heybeliada Ruhban Okulu, önceki MGSB'nin ekindeki strateji metninde 'iç tehdit unsurları ve güvenliği tehdit eden faktörler' bölümünde geçiyor ve okulun açılmasının engellenmesi isteniyordu.
Son karar hükümetin
Dışişleri'nin önerisi, diğer bakanlıklardan gelenlerle birlikte değerlendirildikten sonra, hükümetin ve MGK'nın desteğini alırsa Ruhban Okulu'nun açılması Türkiye için bir tehdit sayılmayacak. İlerleme Raporu'nda da dikkat çekilen okulun açılması konusundaki en önemli engellerden biri, 'devlet politikası' diye tanımlanan eski yaklaşımın MGSB'de açıkça ifade edilmesiydi. MGSB'den Ruhban Okulu'nun çıkarılmasıyla okulun açılması hükümetin 'siyasi kararına' kalacak.
MGK Genel Sekreterliği tarafından ilgili bakanlık ve kurumlardan toplanacak öneriler, hükümet ve MGK'da değerlendirilecek ve MGSB 2005'te yenilenecek.
Formül hazır
Dışişleri Bakanlığı, AB'ye uyum çalışmaları doğrultusunda YÖK'le birlikte ortak çalışma yürüterek Ruhban Okulu'nun açılmasına ilişkin bir formül de geliştirmişti. Bu formüle göre okulun, bağlı bulunduğu Aya Yorgi Vakfı bünyesinde ve Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde iki yıllık ön lisans programı vererek faaliyete geçmesi öngörüldü. Formüle ilişkin ayrıntılı dosyayı Başbakan Tayyip Erdoğan'a sunan Dışişleri Bakanlığı, "Okulun açılmasını hükümetin siyasi kararı belirleyecek" demişti.
Fener Rum Patrikhanesi avukatı Kezban Hatemi ise, "Kapatılmadan önce de aynı prosedüre uygun olarak eğitim veriyordu. Bu yeni bir formül değil, Lozan Anlaşması'nın tanıdığı doğal bir hak. Milli Eğitim Bakanlığı da bunu uygulayacak" diye konuşmuştu.