Sarıgül nereden nereye...(2)

Sarıgül, ABD'deki temaslarını gazeteci Yalçın Bayer'e anlatmaya devam ediyor: "Temsilciler Meclisi ve Senato'daki temaslardan sonra uluslararası lobi firmalarıyla görüşmelerde, Amerika'daki propaganda ve seçim sistemleri üzerinde araştırmalar yaptım.
Haber: İsmet DEMİRDÖĞEN / Arşivi

Sarıgül, ABD'deki temaslarını gazeteci Yalçın Bayer'e anlatmaya devam ediyor: "Temsilciler Meclisi ve Senato'daki temaslardan sonra uluslararası lobi firmalarıyla görüşmelerde, Amerika'daki propaganda ve seçim sistemleri üzerinde araştırmalar yaptım. Uluslararası değişim programlarını izledim. Tarım, sağlık ve turizm politikaları üzerinde bilgilendirildim." Katıldığı programlara daha önce Thatcher, Blair, Aliyev, Saakaşvili gibi sivrilen isimler de katılmış. Sarıgül'ün izlenimine göre, AKP itibarını yitiriyor; CHP'ye yönelim dikkat çekiyor. 'Amerikalılar sizi izliyor mu' diye soruyoruz. "Bildiğiniz gibi değil, adamlar partimle, benimle ilgili her şeyi önüme koydular. Seçim kampanyasında yaptığım konuşmaların bütün kasetlerini bana gösterdiler. Tabii şaşırdım. Yerel hizmetlerle ilgili görüşlerimi sordular. Bu arada kendilerine dil, din, ırk ve kültür farkı gözetmediğimi, inançlara saygı duyduğumu, ancak inançların iktidara değil Allah'a ulaşma yolu olarak gördüğümü ifade ettim "diyor."
Sarıgül'e göre, 20 Temmuz'da Sivas'a yapacağı geziyi elçilik görevlileri de izleyecek. Sarıgül, iki yıl sonra Türkiye'nin seçimlere gidebileceğini öne sürüyor.
Kurultayda olmadı
Genel merkez yönetimine eleştirilerini yükselten Sarıgül, muhalif milletvekillerinin deklarasyonu; olağanüstü kurultay isteklerinin yoğunlaşması ve Ertuğrul Günay ile Hurşit Güneş'in yurt gezilerine çıkmasının ardından yola koyuldu. Gezi programını Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlattığı güzergâha göre belirledi. 19 Mayıs'ta Samsun'a çıktı! Sivas ve Erzurum kongrelerinin yıldönümlerine göre miting ayarlandı.
Sarıgül hedefini 'Başbakan olmak istiyorum' diye açıkça ortaya koydu. Bunun yolu kurultayda Baykal'ın devrilmesi ve yerine 'geçici' bir liderin oturtulmasından geçiyordu. Kulislerde buna ilişkin senaryo da şöyle seslendiriliyordu: "Kurultayda Baykal düşürülecek, başa geçici olarak bir 'ağabey' geçecek. Seçime Sarıgül liderliğinde gidilecek." Ancak Baykal bu senaryodan haberdar oldu, bir manevrayla kurultayı kendisi olağanüstü toplantıya çağırdı. Kararını açıklamak için de İstanbul'u seçti. Baykal'ın güven tazelediği kurultaya Sarıgül gelmedi.
Tanıdık bir yöntem ve söylem
Sarıgül, gezilerine lojistik destekle çıktı. İstanbul'dan otobüslerle yandaş taşındı. Tabanın en fazla hassas olduğu noktayı kullanmaya özen gösterdi, CHP'nin iktidar olamamasını öne çıkardı, Baykal liderliğinde olamayacağını vurguladı. Genel merkez yönetiminin il örgütlerine gönderdiği 'Gezilerine katılmayın' mesajlarına karşı şu söylemi seçti: 'Korkutamazsınız, susturamazsınız, durduramazsınız.' Bu söylemi AKP iktidarıyla girdiği mücadelede GP Genel Başkanı Cem Uzan kullanmıştı. 'Döner, ayran, tatlı' mönülü ve konserli gezilerde Uzan iktidara meydan okumuştu: Durduramazsınız...
Sarıgül, yola çıkarken yanına eski THY Genel Müdürü Tezcan Yaramancı ile eski ANAP'lı Aydın Ayaydın'ı aldı. Parti içi muhalif harekete İstanbul Milletvekili Hasan Aydın, örgüte de eski gençlik kolları yöneticilerinden Halit Toraman ile uzandı. Girdiği mücadelede en büyük yardımcılarından biri de eşi. Öğrendikleri iletişim tekniklerini çok iyi uyguluyorlar. Kendisi muhalif milletvekili, il ve ilçe başkanı ve belediye başkanlarını arıyor. Söylemi çok yumuşak. Destek değil ilgi istiyor: 'Gelin beni bir izleyin, eksikliklerimi-yanlışlarımı söyleyin'. Eşi de eşlerini arıyor: 'Eşim bir yola çıktı. Birlikte yürümemizi arzuluyor. Sizleri de mitingimize bekliyoruz. Bizi bir kez izlemenizi diliyoruz'.
Başlangıçta Şişli ile sınırlı olan destek, ikna telefonları sonrası arttı. Nitekim son Çorlu mitingine başından beri yanında olan Hasan Aydın'ın dışında dört milletvekili katıldı: Sefa Sirmen, Muharrem Eskiyapan, Turan Tüysüz ve CHP'den istifa eden Muharrem Doğan.
Çorlu'nun CHP'li belediye başkanı ve ilçe örgütü yöneticileri ortada yoktu ama başta Artvin, bazı il ve ilçelerden başkanlar yanındaydı. DSP'nin eski bakan ve milletvekillerinin yanı sıra CHP'den eski bakan Onur Kumbaracıbaşı, Rıdvan Budak, SHP'den Gürbüz Çapan dikkat çekti. Çeşitli kentlerden yığma kalabalıklar da meydanın dolmasını sağladı.
Sarıgül daha fazlasını bekliyordu. Muhaliflere tepkisini "Kapalı kapılar ardında yiğitlik olmaz. Bazıları denge hesabı yapıyor. Ben onları biliyorum" diye dile getirdi. Mitingin organizasyonunu yapan eski gençlik kolları başkanı Zeki Alçın ile yöneticilerden Halit Toraman başta mitinge destek verenlerin büyük bölümünün ortak özelliği CHP içinde geçmişte 'Topuzcu' olarak bilinen gruptan geliyor olmalarıydı. Ancak bugün
o bağı kabul etmiyorlar ve yollarının ayrıldığını savunuyorlar.
'Utangaç Sarıgülcü'ler
Sarıgül, bu isimlerin yanı sıra bir lider adayı çıkaramayan muhalif kanadı kendi saflarına çekmeye çalışıyor. Çorlu mitingi sonrası muhalif kanatta 'sempatizanları' arttı. Çok sayıda milletvekili Sarıgül'ü daha yakından izlemeye başladı. 'Utangaç Sarıgülcü' diye tanımlanan bu milletvekilleri 'Bizim oralarda...' diye başladıkları sohbetlerinde CHP'li olmayanların 'Biz Sarıgül olursa CHP'ye oy veririz' dediklerini aktarıyorlar.
Bir muhalifin gözüyle...
Sarıgül, mitingleriyle ve ekibinin çalışmasıyla muhalif kanatta kendisine yönelmeyi başlatmış görünüyor. Nitekim muhalif kanadın etkin isimlerinden biri şunları söyledi: "Boşluktan yararlanıyor. Ciddi bir alıcısı var. CHP dışındaki ilgi başlangıçta daha fazlaydı. Şimdi bizim arkadaşlar da oraya doğru yöneldi. Tasfiye edilen, ihraç edilen, disipline verilen ve gelecek hesabı yapanlar sığınılacak bir liman olarak görüyorlar. Ayrıca Kemal Derviş de ortaya çıkmayınca muhalefet Sarıgül'e akmaya başladı. Doğrusu biz de 'Gitmeyin' diyemiyoruz."
Sarıgül, bir yandan muhalifleri kendi cephesinde toplamaya ve Celal Doğan önderliğindeki yeni parti arayışlarını durdurmaya çalışırken diğer yandan da CHP yönetimini 'halk ile kuşatma' stratejisini izliyor. Bülent Ecevit'in yaptığı gibi halkı harekete geçirip genel merkezi kuşatmayı ve yönetimi değiştirmeyi hedefliyor. Bunu, Çorlu mitinginde üstüne basa basa "Halkımız ve partimizin arasına örülen yapay duvarları yıkacağız. Halk hareketinin yükselişini önleyemezler; Allah'tan başka kimsenin de gücü yetmeyecektir" diyerek açıkladı.

YARIN: Gürcü modeli