Sav: Kimsenin bizi ötekileştirmesine izin vermeyiz!

Sav: Kimsenin bizi ötekileştirmesine izin vermeyiz!
Sav: Kimsenin bizi ötekileştirmesine izin vermeyiz!
CHP eski Genel Sekreteri Önder Sav, muhaliflerin CHP'nin statükocu insanları gibi resmetmeye çalıştıklarını belirterek, "Kimsenin bizi ötekileştirmesine izin vermeyiz. Sel gider, kum kalır. Kimin sel, kimin kum olacağını zaman gösterecek" dedi.

Sav kurultay canlı yayınlarına çıkıp kendilerine "statükocu" diyen "liberal aydın"lara sert çıktı. Sav ve CHP ’li muhalifler Ankara Atalay Otel’de basın toplantısı yaptı. Kurultaydan sonra partide bir ayrışmanın olacağı, imza verenlerin partiden kopacakları gibi bir izlenim yaratıldığını vurgulayan Sav, bazı televizyon yorumcularının kurultay canlı yayınlarına katılıp kendilerine sataşmada bulunduklarını hatırlattı. Sav, “Baykal’ı, beni, geride kalmış, CHP’nin statükocu insanları gibi resmetmeye çalıştılar. Eğer bu partide bir başka partinin genel başkan yardımcılığından ayrılıp partiye kaydolmadan parti meclisi üyesi olan sonra milletvekili olan bu partide başka partilerde yer alıp da bir günde CHP’li olan Bülent Kuşoğlu, Sinan Aygün, Turhan Tayan, Aydın Ayaydın gibiler devrimci olacak, ben statükocu olacağım, öyle mi? Yazıklar olsun bunu söyleyenlere. Parti bizim partimiz, biz ev sahibiyiz, onlar misafir” dedi. 

“İMZA TOPLAYAN ARKADAŞLARIMIZ CHP’NİN KAHRAMANLARIDIR”Sav, imza verenler olmasaydı, kurultayın toplanamayacağını öne sürerek, imza toplayan 362 kişinin CHP’nin kahramanları olduğunu söyledi. İmza verenlerin, CHP tarihinin sayfalarında izleri olacağını dile getiren Sav, şunları ifade etti: 

“Her türlü baskıya, tehdite karşın imza veren arkadaşlarımız CHP’de bir tüzük değişikliğinin zorlamasını yapmışlardır. Bugünkü kurultay, imza verenler, imza vermeseydi olacak mıydı? Bunlar unutuluyor. Demokrasi şöleni adı altında, bugünkü kurultayı kendilerinin yarattığı gibi bir izlenim doğrulmaya çalışılıyor. Öyle bir şey yok. Bugünkü kurultayın temelinde imza veren arkadaşlarımızın emeği vardır, alın teri vardır, gayreti vardır. Bir belediye başkanı arkadaşımıza, bir genel başkan yardımcısı telefon ediyor. Diyor ki, ‘Sen imza vermişsin, 2014’te tekrar sen belediye başkanı adayı olmayı düşünmüyor musun?’ Size ne, diyor arkadaşımız. Yani ya bu imzanı geri çekmeyi düşün ya da yarın gel haziruna imza et, kendini ispat et, demeye getiriyor. Arkadaşımız çok onurlu bir cevap veriyor, ‘Siz benim işime karışamazsınız, ben özgür irademle gereğini yaparım’ diyor ve telefonu kapatıyor. CHP’de insanları tehdit ederek, mevki makam sunarak gerçek CHP’lilerin iradesini saptıramazsınız. Evet Bayat belediye başkanımız.”
 
CHP’nin genlerindeki devrimcilik ve haksızlığa karşı direniş olduğuna dikkat çeken Sav, “Direnişçilik hepimizin ruhunda var. Ne diyor Mustafa Kemal, ‘Devrim güneş kadar parlak ve güneş kadar sıcaktır. Ben yolumu hep o güneşe bakarak tayin ederim. Sıcaklığı ve parlaklığı beni yakıncaya dek yürürüm. Sonra tekrar ilerlemek üzere yola koyulurum.’ İşte gerçek devrimcilik budur. Bu salondakiler gerçek devrimci insanlardır” dedi. 

İmza verenlerin, “CHP’lik bilincinden sürekli devrimcilik anlayışından halkçılık ilkesinden, cumhuriyetten” ödün vermeyecek insanlar olduklarını belirten Sav, şunları ekledi:
“Kimileri gibi demokrasiyi çoğaltıyoruz, adı altında cumhuriyetin hırpalanmasına, cumhuriyetin azaltılmasına göz yummayacaklardır. Biz demokrasiyi de geliştiririz ama cumhuriyetin bize verdiği kazanım ve birikimlerin de arkasında dururuz. ‘CHP’nin bir iki ilkesini görmezden gelelim, bir iki ilkesi atalım’ diyen bugün CHP’deki kimi yöneticiler, kimi milletvekilleri gibi davranmayız. Biz altı okumuza da sahip çıkarız, sosyal demokrasinin evrensel kurallarına, eşitlikçi, özgürlükçü kurallarına da sahip çıkarız. İmzanın çok önemli bir işlevi, anlamı olmuştur. Bundan sonra da imza veren arkadaşlarımız başları dik olarak gezeceklerdir. İmzalarının, düşüncelerinin arkasında durmaya devam edeceklerdir. Kimse o arkadaşlarımızı öteleyemez, bulunduğu il, ilçe ve delegelik konumlarından dolayı hırpalayamaz, eleştiremez.”(ANKA)