Sebahat Tuncel de 'yaşa' takılmış: Emekli olamadık hakim bey!

Sebahat Tuncel de 'yaşa' takılmış: Emekli olamadık hakim bey!
Sebahat Tuncel de 'yaşa' takılmış: Emekli olamadık hakim bey!
Yeniden yargılandığı davada işsiz olduğunu ve geliri olmadığını söyleyen Tuncel, hâkimin "Emekli olmadınız mı" sorusunu "Hayır, yaşa takıldık" diye yanıtladı.

İSTANBUL "Terör Örgütüne üye olmak" suçundan aldığı 8 yıl 9 ay hapis cezası Yargıtay tarafından onanan HDP eski milletvekili Sebahat Tuncel'in  Anayasa Mahkemesi'nin verdiği yeniden yargılama kararının ardından yargılanmasına devam edildi. Sebahat Tuncel, duruşmadaki kimlik sorgusunda işsiz olduğunu ve geliri olmadığını belirtti. Mahkeme Başkanı Ahmet Korkusuz'un "Emekli olamadınız mı?" sorusuna ise Tuncel, "Yaşa takıldık" diye cevap verdi. Tuncel, "Bana açılan bu dava ve verilen ceza siyasi bir karardır" diyerek beraatını talep etti. Mahkeme heyeti, duruşmayı savcının dava hakkındaki görüşünü bildirmesi için erteledi.

İKİNCİ CELSE GÖRÜLDÜ

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ikinci celsede , tutuksuz sanık Sebahat Tuncel ile avukatları katıldı. Duruşmayı, HDP milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Ertuğrul Kürkçü, Beyza Üstün, Sezai Temelli, Hüda Kaya ve Mürsel Aydoğan da izledi. Mahkeme Başkanı Ahmet Korkusuz, Anayasa Mahkemesi Bölümler Başrapörtörlüğü'nün sanık Tuncel hakkındaki 10 Mart 2015 tarihli yeniden yargılanması kararını okudu. Daha sonra kimlik sorgusu yapılan Sebahat Tuncel, mesleği sorulduğunda "Şu anda işsizim" derken; geliri sorulduğunda ise "Şimdilik yok" diye cevap verdi. Mahkeme Başkanı Korkusuz'un "Emekli olamadınız mı?" sorusuna ise Tuncel, "Hayır, yaşa takıldık" diye cevap verdi. 

‘VERİLEN CEZA SİYASİDİR, BERAATIMI TALEP EDERİM’

Kimlik sorgusunun ardından savunması sorulan Tuncel, "Daha önce kapatılan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde savunmamı yapmıştım. Bana açılan bu dava ve verilen ceza siyasi bir karardır. Verilen kararı da Anayasa Mahkemesi, hak ihlali ve hukuka aykırılık yönünden bozmuştur. Bu nedenle önceki karar ortadan kalkmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar doğrultusunda beraat kararı verilmesini talep ediyorum" dedi.

‘GİZLİ TANIKLA HÜKÜM KURULAMAZ’

Sanık avukatı Ercan Kanar ise, önceki yargılamada cinsel suçtan tutuklu bir gizli tanığın ve daha sonra ortaya çıkarılan akli dengesi bozuk bir gizli tanığın ifadelerinin delil yapıldığını belirterek "Anayasa Mahkemesi bizim savunmalarımız doğrultusunda karar vermiştir. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) açık şekilde gizli tanıkla hüküm kurulamayacağı hususunda yeni bir karar çıktı. Bu kararı mahkemenize ibraz ediyoruz. Daha önceki kararın hukuka uygun olmadığı, Anayasa Mahkemesi kararıyla sabit olmuştur. Müvekkilim hakkında derhal beraat kararı verilmesini talep ediyorum" diye konuştu.

‘ÖNCEKİ YARGILAMA USULÜNE UYGUN DEĞİLDİ’

Davanın başından beri krizli bir dosya olduğunu ifade eden avukat Baran Doğan da 2007 yılından beri Sebahat Tuncel'in avukatlığını yaptığını, bu yargılamanın siyasi olduğunu belirtti. Avukat Doğan, "Daha önceki yargılama usulüne uygun olmayan yargılamadır. Müvekkilimin mahkum olması için delil uydurulmuş ve üretilmiştir. Mahkemeler bağımsız çalışmamışlardır. 7 Haziran sonrası yeni bir dönem başlamıştır. Müvekkilimin beraatına karar verilmesini talep ederim" dedi.

‘ACELECİYİM DE BU BOYACI KÜPÜ DEĞİL’

Savcı Serdar Baker davaya ilişkin görüşünde, avukat Ercan Kanar'ın sunduğu AİHM kararı gözetilerek gizli tanığın dinlenip yeniden dinlenip dinlenmemesi hususunun mahkemenin takdirine bıraktığını belirtti. Savcı Baker, duruşmaya geçici olarak görevlendirildiğini belirterek mütalaasını hazırlamak için dosyanın tarafına verilmesini talep etti. Bunun üzerine avukat Ercan Kanar, "Gizli tanık ile ilgili Anayasa Mahkemesi'nin kararı nettir. Bu talebe katılmıyoruz" dedi. Mahkeme Başkanı Ahmet Korkusuz ara kararını yazdırmadan önce, "Genellikle davaları 1 ay ya da 15 gün sonraya atıyoruz. Ama savcının mütalaasını bekleyeceğiz" dedi. Bunun üzerine avukat Ercan Kanar, "Mütalaayı beklemeden CMK uyarınca derhal beraat kararı verebilirsiniz" dedi. Mahkeme Başkanı Korkusuz da "Savcı mütalaası olmadan karar veremem. Aceleciyim de, bu boyacı küpü değil" dedi. Mahkeme heyeti, dosyanın mütalaa için savcılığa verilmesine ve duruşmanın 30 Haziran'a ertelenmesine karar verdi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Sebahat Tuncel, terör örgütü PKK 'nın üst düzey yöneticileriyle toplantı yaptıklarına dair ihbar doğrultusunda, 5 Kasım 2006'da İstanbul Bağcılar'da gözaltına alındı. Tuncel, "Yasal yollardan 12 Haziran 2004'te Şırnak-Habur sınır kapısından Irak'ın kuzeyine geçtiği, örgütün 2004'te buradaki kamplarında yapılan toplantılara, örgüt mensuplarının giydiği kıyafetlerle katıldığı, 20 Ağustos 2004'te Habur sınır kapısından yurda giriş yaptığı, 5 Kasım 2006'da yasa dışı örgüt mensuplarının Bağcılar DTP ilçe binasında yaptığı toplantı sırasında yakalandığı ve PKK/ KONGRA-GEL terör örgütünün üyesi olduğunun anlaşıldığı" gerekçeleriyle tutuklandı. Hakkında, "Terör örgütüne üye olma" suçundan dava açılan Tuncel, 22 Temmuz 2007'deki genel seçimlerde, İstanbul 3. Bölge'den bağımsız milletvekili seçilmiş ve yargılandığı bu dava kapsamında tutuklu bulunduğu Gebze M Tipi Kapalı Cezaevi'nden 24 Temmuz 2007'de tahliye edildi.  İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Eylül 2012'deki son duruşmasında Tuncel'i, "PKK silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırmış,  Yargıtay 9. Ceza Dairesi de cezayı 24 Aralık 2013'te onandı.  

ANAYASA MAHKEMESİ'NE BİREYSEL BAŞVURUDA BULUNMUŞTU

Yargıtay'ın mahkumiyet kararını onamasının ardından Sebahat Tuncel, avukatı Ercan Kanar aracılığıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Tuncel Anayasa Mahkemesi'ne sunduğu dilekçesinde açılan ceza davasında lehine olan delillerinin toplanmasının reddedildiği, yasak delillere dayanıldığı ve savunma hakkının kısıtlandığı gerekçeleriyle yeniden yargılama ve maddi-manevi tazminat talebinde bulundu. Anaysa Mahkemesi, 26 Şubat 2015'te tespit edilen hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlali yönünden, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine oybirliğiyle hükmetti.  Ayrıca yargılama faaliyetlerinin uzunluğu sebebiyle Tuncel'e 5 bin lira manevi tazminat ödenmesine de karar verildi.

ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Eski milletvekili ve Halkların Demokratik Kongresi Eş Genel Başkanı olan Sebahat Tuncel'in yeniden yargılandığı davanın ardından Tuncel ve ona destek vermek için adliyeye gelen HDP Milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Filiz Kerestecioğlu, Hüda Kaya, Sezai Temelli, Nursel Aydoğan, Beyza Üstün ve avukatları adliye binası önünde açıklama yaptı. Açıklamada, "Kadınlar Sebahat'le direniyor. Sebahat için adalet" yazılı pankart açıldı.

HDP’Lİ KERESTECİOĞLU: DELİLLER HUKUKA AYKIRI...

HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, adil yargılama olmadığı gerekçesiyle yeniden yargılama yapıldığına dikkat çekerek, "Dün çıkan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var. Gizli tanık dinlenilmemesi gerektiğine hükmediyor. Dolaysıyla gizli tanık dinlenerek elde edilen deliller daha doğrusu delil sayılması, bu şekilde yargılamanın yapılmasının hukuka aykırılığını tespit eden ve uyulması gereken, Anayasa'nın 90. maddesine göre uyulması gereken bir karar. O nedenle beraat kararı verilmesi gerekiyor" dedi.

TUNCEL: ÖYM’LERİN TOPLUMSAL MUHALEFETİ NASIL BASTIRDIĞINI…

Sebahat Tuncel de yaptığı açıklamada, davanın kişisel bir dava olmadığını belirterek, "Bugün özel yetkili mahkemelerin ortaya çıkardığı durumu değerlendirmek. Özel yetkili mahkemelerin Türkiye 'de siyasete nasıl müdahale ettiğini, aslında toplumsal muhalefeti nasıl bastırdığını da gösteren bir nokta. Umuyorum ki bundan sonra yargı aracılığıyla siyaset dizayn edilmez. Toplumsal muhalefet baskı altına alınmaz. Farklı görüşten insanların, Türkiye'deki sorunlara farklı perspektiften bakan insanların sesini kısmak için mahkemeler bir araç olarak kullanılmaz" diye konuştu.

‘BİR GRUP IŞİD ÇETESİ TÜRKİYE SINIRINI KULLANARAK KOBANİ'YE GİTTİĞİNİ ÖĞRENDİK’

Sebahat Tuncel, bu sabah Kobani'de meydana gelen patlamayla ilgili de konuştu. Tuncel, açıklamayı HDK ve HDP adına yapacağını belirterek, "Bugün sabah saat 5 gibi, bir grup IŞİD çetesinin Türkiye sınırını kullanarak Kobani'ye gittiğini, orada bomba patlattığını, sivillerin hayatını kaybettiğini ve 100'e yakın sivilin de yaralandığını öğrendik. Bu korkunç bir katliam. Türkiye sınırından çetelere böylesine elini kolunu sallayarak gidip Kobani'de bomba patlatmaları kabul edilebilir bir durum değil. Her ne kadar şu an hükümet kurulmasa da, siyasi sorumluluk AKP 'de olduğu için sayın Davutoğlu'ndan, Cumhurbaşkanı'ndan bir açıklama bekliyoruz" dedi.

(Özden ATİK - Ümit TÜRK / DHA)