Sebahat Tuncel gözaltına alındı

Sebahat Tuncel gözaltına alındı
Sebahat Tuncel gözaltına alındı
HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel, bu sabah geldiği Atatürk Havalimanı'nda polislerce gözaltına alındı. İfadesi alınan Tuncel yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakıldı.

RADİKAL - Brüksel'de katılacağı bir program için sabah saatlerinde Atatürk Havalimanı'na giden HDP eski milletvekili Sebahat Tuncel, “Terör örgütü propagandası" suçundan hakkında yakalama kararı bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alındı. Tuncel, hakkında yakalama kararı çıkaran Bakırköy Adliyesi'ne getirilerek savcılığa çıkarıldı. Savcı, adli kontrol tedbirleri çerçevesinde hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulması için Tuncel'i mahkemeye sevk etti. Mahkeme, savcılığın talebi doğrultusunda hakkında yurt dışına çıkış yasağı koyduğu Tuncel'i serbest bıraktı.

Atatürk Havalimanı'nda hakkında yakalama kararı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan Sebahat Tuncel, götürüldü Bakırköy Adalet Sarayı'nda, 2010 ve 2013 yıllarında yaptığı iki ayrı konuşmada, "Terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla savcılığa ifade verdi.

Tuncel, soruşturmaya konu konuşmalarda Kürt sorununu çözümüne yönelik konuşmalar yaptığını belirterek, "Zaten devlet de bu konuda Abdullah Öcalan ile görüşmeler yapmıştır. Bu konuşmamda suç unsuru yoktur. Ben siyasetle uğraşıyorum, siyasi düşüncelerimi uygun platformlarda dile getiriyorum, bu da bu çerçevede görüşlerimi dile getirdiğim bir konuşma idi" dedi.

Savcılık, ifadesinin ardından Tuncel'i adli kontrol tedbirleri kapsamında hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulması talebiyle mahkemeye sevk etti. Nöbetçi Bakırköy Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Tuncel, savunmasında, 2 dönem milletvekilliği yaptığını, bu dönem içerisinde parti faaliyetleri çerçevesinde çeşitli toplantılara katılıp konuşma yaptığı belirtti.

Sebahat Tuncel, kendisine isnat edilen suç ile ilgili 2010 yılında Bağcılar'da 2013 yılında Nevruz kutlamalarında partilerinin bilgisi ve görevlendirmesi dahilinde söz konusu konuşmaları yaptığını ifade ederek, "Yaptığım konuşmalar suç unsuru içermemektedir. Aynı konuşmaları meclis kürsüsünde de yaptım. Yaptığım konuşma düşüncelerimi açıklama içindi. Suç unsuru taşımamaktadır. Şu anda milletvekili olmasam da parti meclisi üyesiyim. Siyasi faaliyetlerim devam etmektedir. Bu yüzden adli kontrol uygulanması talebinin reddini talep ediyorum" dedi.

YURT DIŞINA ÇIKIŞI YASAKLANDI

Mahkeme, “Terör örgütü propagandası" yaptığı gerekçesi ile sevk edilen Tuncel hakkında savcılık tarafından talep edilen adli kontrol şartını kabul etti. Suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı, mevcut delil durumu, suç için öngörülen cezanın üst sınırını dikkate alan mahkeme, Tuncel'in yurt dışına çıkışını yasakladı.

Tuncel'e destek olmak için HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan da adliyeye geldi. 

BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

Adli kontrol tedbirleri çerçevesinde hakkında yurt dışı yasağı konularak serbest bırakılan eski HDP milletvekili Sebahat Tuncel, çıkışta gazetecilere bir açıklama yaptı. Tuncel, “Havaalanına gittiğimde oradaki görevliler hakkımda yakalama kararı olduğunu söylediler" dedi.

'MESELE İFADE ALMAK DEĞİL MESELE ADLİ KONTROL'

Sonrasında 2010 yılında İstanbul'da yaptığı bir konuşma ve 2013 Nevruzu'na katılmış olması nedeniyle ifadesine başvurulacağını öğrendiğini belirten Tuncel şunları söyledi:

“Bu konuda bir hukuksuzluk olarak, tebligat yapmadan yakalama kararı çıkarttıklarını öğrenmiş olduk. Bu ciddi bir sorun. Ben iki dönem milletvekilliği yaptım. Türkiye'de hâlâ siyaset yapıyorum, Hakların Demokratik Kongresi'nin sözcülüğünü yapıyorum. En son yaptığım adres değişikliği nedeniyle adresimin belli olmadığına dair bir yaklaşımla yakalama kararı çıkartılmış. Ama savcının yaklaşımı çok belliydi; mesele ifade almak değil, mesele aslında adli kontrol vermek. Zaten hakimliğe adli kontrol nedeniyle sevk etti ve hakim de adli kontrol kararı verdi. Yani yurt içinde yaptığım konuşmalar nedeniyle yurt dışı yasağı verilmiş oldu. Bu siyasi iradenin aslında yargı eliyle demokratik siyasete yönelik bir baskısı olarak değerlendirmek doğru olur."

“Ben daha bir hafta önce gittim Anadolu Adliyesi'nde 11 tane ifade verdim, benzer içerikli. Ve hiçbirinde de böyle bir yaklaşımla karşılaşmadık. Belli ki buradaki yaklaşım, siyaseten yapılmış bir karar ve demokratik siyasete yönelik, muhalif siyasete yönelik bir baskı aracı olarak kullanılmaya çalışılıyor. Zaten bizim asıl çalışma alanımız Türkiye, yani yurt içidir, yurt dışı değil. Demokratik siyasetin kanallarını kapatmak Türkiye'ye hiçbir fayda getirmeyecektir. Bu yaklaşımın kendisi problemli bir yaklaşım. Tebligatı yapılmadan böylesi bir kararın alınması siyasi bir komployu içeriyor. Diğer savcılar ulaşıyor da bu savcı nasıl ulaşmıyor? Kaldı ki genel merkezimize bile tebligat gönderseler, avukatlarımıza ulaşsalar bize ulaşılacak. Yani öyle ulaşılmayan birisi değiliz, bu çok bilinçli bir yaklaşım. Şu an itibariyle yurt dışına gidemeyeceğiz. Adli kontrol kararı verilmiş oldu. İtiraz edeceğiz."

'YAPILAN KONUŞMALAR NEDENİYLE YURT DIŞI YASAĞI VERİLMESİNİN HİÇBİR MANTIĞI YOK'

“Neden yurt dışı yasağına dair karar verdikleri de ilginç bir durum, bu izaha muhtaç. Hangi nedenler bu yurt dışı yasağını gerekli kılar. Bu bence başka yaklaşımların yansıması. Siyasete baskı oluşturmak, bu konuda kamuoyu aracılığıyla baskılamak, yargı amacıyla baskılamaktan başka bir şey değil. Yapılan konuşmalar nedeniyle yurt dışı yasağı verilmesinin hiçbir mantığı yok." (Yüksel KOÇ-İhsan YALÇIN-İSTANBUL/DHA)