Selahattin Demirtaş, AK Parti, CHP ve MHP'ye 'Üçkağıtçılar' dedi

Selahattin Demirtaş, AK Parti, CHP ve MHP'ye 'Üçkağıtçılar' dedi
Selahattin Demirtaş, AK Parti, CHP ve MHP'ye 'Üçkağıtçılar' dedi
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş KONUŞTU:

Demirtaş AK Parti, CHP ve MHP’yi aıır dille eleştirerek, “Bu üçkağıtçılar bir araya gelip partimize saldırı kampanyası başlatmıştır” dedi. Demirtaş, CHP lideri Kılıçdaroğlu 'na seslenerek, “104 miting, 2 büyük kurultay geçirdin. Alevi sözcüğünü ağzına almadan geçiştirdin. Bu bir yetenek ve maheret ister. Alevi sorunu için hangi kavramı kullanacaksın? ‘O şeylerin, şey sorununu şey yapacağız’ mı diyeceksin?” diye sordu.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Tunceli il kongresine katıldı. Kongrenin yapıldığı Tunceli Belediyesi Konferans Salonu’na, ‘Sosyalizmde ısrar, insan olmakta ısrardır’ yazılı Türkçe ve Kürtçe pankart asıldı. Kongrenin divan başkanlığını yapan Yıldız Aktaş, kongre gündemini Kürtçe ve Türkçe okudu. Kongrede konuşan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, salondakileri Kürtçe’nin Zazaca lehçesi ile, ‘Hoşgeldiniz, başım gözüm üstüne geldiniz’ diyerek selamladı. Demirtaş, Türkiye’nin kritik ve önemli bir süreçten geçtiğini belirterek, onurlarıyla, namuslarıyla, dürüstlükleriyle siyaset yapmaya çalıştıklarını söyledi. Tarihi sorumluluk ve görevi yerine getirmek için çaba gösterdiklerini belirten Demirtaş şöyle konuştu:

“Hepiniz yakından izliyorsunuz. Türkiye, Başbakan'ın çizdiği pembe tablonun ülkesi değil. Sokağın realitesi, Başbakan'ın ifade ettiği rakamlarla aynı değil. Gerçek Türkiye, her gün sokakta tanık olduğumuz Türkiye’dir. Eğer bizler, çıkarsız hesapsız muhalefet yapan gruplar, örgütler olmasa belki bir Türkiye’nin bir kısmını Başbakan kandırabilecek. Bu ülkede bütün baskılara rağmen cesurca muhalefet güçleri var. BDP var, dost örgütler, partiler var. Bunlar da olmazsa Başbakan'ı dinleyenler bir kısmını kandırabilirdi. Belki de bu yüzden bize karşı bu kadar öfkeliler.”

EL ELE SALDIRI KAMPANYASI

BDP lideri Demirtaş isim vermeden AKP , CHP ve MHP’yi ağır sözlerle eleştirdiği konuşmasında, “Uzlaşamaz denilenler bir araya gelip, el ele tutuşup bize karşı saldırı kampanyası yapıyorlarsa, bilinsin ki hepsinin maskesi aynı anda düşmüştür. BDP biliniz ki aynadır. Panik başlamıştır. Bu üçkağıtçılar, üçü de bir araya gelip partimize karşı saldırı kampanyası başlatmıştır”dedi. Yoksulluğu görmeden sorunu çözmenin mümkün olmadığını kaydeden Demirtaş, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin her tarafından yeşil kartlı insanlar var. Doğu- Güneydoğu, yeşil kartlı sayısında birincidir. Sağlık Bakanı bununla övünebilmektedir. Bunun anlamı ‘ülkemizde bu kadar yoksul var’ demektir. Bununla övünüyorlar. Doğu Güneydoğu’da Yeşil Kart oranı yüzde 50’nin üzerinde. Hükümet onunla övünüyor. Bu toprakların yüzde 50’si yiyecek ekmek bulamıyor. Hükümet bununla övünüyor. Utanç tablosunu övünç tablosuna dönüştürmeye çalışıyorlar. Özür dilemek yerine, ‘biz bu kadar yoksullaştırdık’ diyorlar. Şimdi bu zihniyet ezilenlerin, yoksulların, işsizlerin sorununu çözebilir mi? Dersim işsizlikte Türkiye 4’üncüsü. Dersim’in nüfusu nedir ki işsizlik oranı yüzde 4 olsun. 100 bin insan yaşıyor. Okur yazarlıkta en eğitimli kentimiz. Örgütlü bir kentimiz. Tırnak içinde söylüyorum Dersim’in tek yanlışı AKP’ye milletvekili vermemiş olması. Öfke bundan. Başbakana milletvekili vermemiş tek kent. AKP’ye vekil vermeyen birinci bir kent.”

KILIÇDAROĞLU’NA ALEVİ TEPKİSİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da ağır sözlerle eleştiren BDP lideri Demirtaş şunları söyledi:
“Şimdi ben kendisinden, buradan kendi memleketindin sormak istiyorum. Tam 104 miting iki büyük kurultayda konuştunuz. Bu ülkenin temel sorunları arasında yer alan Alevi sorununu, Alevi sözcüğünü ağzınıza almadan geçiştirdiniz. Bu bir yetenek, maharet ister. Merak ediyorum, Alevi sorunu derken hangi kavramı kullanacaksınız. ‘O şeylerin şey sorunun şey yapacağız’ mı diyeceksiniz. Alevi’ye Alevi, Kürde Kürt denir. Aleviler cem evine gider, Kürtler Kürtçe konuşur. Bu böyledir bunu öğreneceksiniz. Bu bir ayrışma, bölme değil. Önce farklılıkları kucaklayacak kadar yürekli olacaksınız. Biz ayrıştırmak için bunları söylemiyoruz. Onlarınki tekleştirme üzerine, bizimki birleştirme üzerine. Biz Türkiye halklarının birliğinden, siz Türkiye’nin tekliğinden söz ediyorsunuz. Siz ülkeyi tekleştirmek için bölüyorsunuz”

‘DEVLET, TUNCELİ HALKINDAN ÖZÜR DİLEMELİ’

BDP Genel Başkanı Demirtaş, Dersim isyanını hatırlatarak, devletin Tunceli halkından özür dilemesi gerektiğini söyledi. Tunceli’nin yönetimini Tuncelilere teslim ederek özür dilenmesi gerektiğini ileri süren Demirtaş, “Dersimliler kendini yönetecek, bir bölge meclisi olur, bunun formülleri tartışılır. Türkiye’nin diğer bölgeleri ile kendi geleceğiyle ilgili kendisi karar verecek. Nereye ne yatırım yapılacak, işsizlik nasıl çözülecek, din inanç sorunları nasıl çözülecek. Hepsine Dersimliler kendileri karar verecek” dedi.

‘DEĞİŞİMİ DURDURAMAYACAKLAR’

Demokrasinin 4- 5 yılda bir gidip sandıkta oy kullanmak olmadığını iddia eden Demirtaş, Tunceli’lerden ‘sorunların çözmeye geldim’ diyenlere inanmamalarını istedi. Demokratik Özerklik projesini sorunların çözümüne koşul olarak gösteren Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bunlar başka devlet istiyor, ayrı bir resmi dil, ayrı bir bayrak istiyor tartışmasıyla milliyetçi damarları kabartmayla, şovenizmi hortlatmaya çalışıyorlar. Hepsinin telaşı şudur, eğer bu özerklik fikri, ‘kendi ülkemi ben yönetirim’ fikri halka yayılırsa onu durduramayız diyorlar. Bu yüzden telaşlılar. Bu ülkede halkı ezen yönetim son bulabilir telaşıyla bize saldırıyorlar. Durdurabiliyorlar mı hayır. Meşru haklı bir fikri bu güne kadar kimse durduramadı. Tarih böyle bir şeyi yazmadı bu güne kadar. Eğer başbakan ve ekibi, yandaşları, diğer muhalefet partileri MGK, Genelkurmay bir özgürlük fikrini, Türkiye’nin özgürleşme fikrini, Türkiye’nin, Türkiye halkını kendi kendini yönetme fikrini durdurabileceklerini düşünüyorlarsa onlar da yanılıyorlar. Onlar da böyle bir değişimi dönüşümü durduramayacaklardır.”

BDP Lideri Demirtaş, İstanbul’daki Cemevi saldırısının provokasyon olduğunu söyleyerek, saldırıyı kınadığını söyledi. (aa)