Selahattin Demirtaş: Bölünme değil birleşme projesi

Selahattin Demirtaş: Bölünme değil birleşme projesi
Selahattin Demirtaş: Bölünme değil birleşme projesi
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Türkiye'nin kaynakları herkese yeter. Üretilenin adil dağılımı sağlansa tek bir yoksul kalmaz. Ama üretilenin yüzde 80'i yüzde 20'ye dağıtılıyor. Her yer için özerk yönetim demokratik kurtuluştur. Bunun adı bölünme değil, birleşme projesidir" dedi.

RADİKAL - Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Van il kongresine katılmak üzere Van'a geldi. Bütün ezilenlerin birlik olması gerektiğini belirten Demirtaş, "Türkiye'nin kaynakları herkese yeter. Üretilen bütün malların paranın ülkeye adil dağılımı sağlansa tek bir yoksul kalmaz. Ama üretilen malların yüzde 80'i yüzde 20'sine dağıtılıyor. Her yer için özerk yönetim demokratik kurtuluştur. Bunun adı bölünme değil, birleşme projesidir" dedi.

Konuşmasında HDP'nin Türkiye'nin yeni yükselen partisi olduğu görüşünü savunan Demirtaş, yıllardır sürdürdükleri mücadelenin siyasi olarak doruk noktasına sıçrama şansı yakaladığını belirtti. Demirtaş, şunları söyledi:

"Sadece bölgede değil, Tekirdağ'da da, Trabzon'da, Artvin'de, Aydın'da, İzmir'de de halkın umudu HDP üzerinde yoğunlaştı. Bizler yıllardır sürdürdüğümüz mücadelenin yarattığımız değerlerin ve gücün şimdi bütün halklar için bütün emekçiler için bir umut haline geldiğini görüyoruz. Artık Türkiye'de AKP zulmü tekçiliği karşısında bir tek umut var. Diğer partiler ne heyecen ne de umut yaratabiliyorlar. Bütün ezilenler, gözünü bize dikmiş durumda. Bu nedenle tarihi bir sorumluluk altındayız. Bu umudu çoğaltan bu günlere taşıyan sizlersiniz."

BAKAN MÜEZZİNOĞLU'NU ELEŞTİRDİ
İradelerini Türkiye'yi yönetmek üzerine kurduklarını belirten Demirtaş, ezilenin kimliğini ön planda tuttuklarını ifade etti. Demirtaş, sadece sünnilerin veya sadece Alevilerin partisi olmadıklarını hepsinin ortak partisi olduklarını belirtirken, Sağlık Bakanı Mehmet Müezinoğlu'nun 'kadınların en büyük kariyeri anneliktir' sözlerini de eleştirdi. Demirtaş, şöyle konuştu:

"Biz devleti ele geçirmek için iktidara yürümüyoruz, devleti ele geçirenlerden devleti kurtarmak için iktidara yürüyoruz. Kadının da erkeğin de ortak eşit partisi ve yaşamı inşa edilecek. Bu mücadeleyi kadınlar zaten fedakarca yürütüyorlar. Sağlık Bakanı'nın açıklamasına bakın, 'kadının tek ve en önemli kariyeri annelik olmalı' dedi. Annelik en ayrıcalıklı konumdur. Ama sen kadına başka bir sorumluluk yüklemezsen Ortaçağ zihniyetine sahipsin demektir. Hiç merak etme bir kadın senden daha iyi sağlık bakanlığı da yapar. Senden daha iyi ebeveynlik de yapar. Kadını süs gibi gören, 'kadın sadece çocuk yapsın' anlayışını yıkmak için HDP'nin büyümesi lazım."

HDP HERKESİN PARTİSİDİR
HDP'nin herkesin partisi olduğunu belirten Demirtaş, "HDP'nin her yerde savunması gereken konu, yoksulluk meselesidir. Bütün inançların ortak partisiysek, bütün esnafın, iş verenlerin ve işçilerin de partisiyiz. Hırsızlık yapmayan evinde para sayma makinesi olmayanların da partisiyiz. Onların hakkını hukukunu her yerde savunmak hepimizin görevidir. 10 kişiden 6'sı işsiz. Yoksulluk ve işsizlik buranın yaşam tarzı olmuş. Bölgenin tamamı böyle. Türkiye'nin en yoksul kentleri. En işsiz şehirleri. Diyorlar ki, 'burada PKK savaş başlattığı için geri kaldı buralar'. 1927 rakamlarına göre de buralar geri, sonraki dönemlerde de bu böyle. Sayın Öcalan anasından doğmadan da buralar yoksuldu, işsizdi, perişandı. Dilimiz, kültürümüz, kimliğimiz, aşımız, ekmeğimiz toprağımız bir bütün olarak onurumuz elimizden alınmak istendi. Bunun böyle gitmeyeceğini biliyoruz. Değiştirmek için dönüştürmek için birlik olmak lazım. Bütün ezilenler kendi içinde birlik olmalı. Türkiye'nin kaynakları herkese yeter."

BAŞBAKAN BİLE CUMHURBAŞKANI'NA BOYUN EĞMİŞ
Ak Parti'nin tek adamlık sistemi yarattığını ve kimsenin eleştirilerde bulunamadığını belirten Demirtaş, "Bir gazeteci onu eleştiren tweet attı. Anında yakaladılar. TÜSİAD başkanını gördünüz. 'Bir ülkede iş verenin muhatabı Başbakandır' diyor. Sen misin bunu diyen. Hep birlikte linç etmeye başladılar" dedi.

Ülkede kimsenin Recep Tayyip Erdoğan 'ı eleştiremeyeceği psikolojisinin yayılmak istendiğini söyleyen Selahattin Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Başbakan bile Cumhuraşkanı'na boyun eğmiş durumda. Bakanlar Kurulu'nu toplayacakmış. Gerekli gördüğü hallerde toplayabilir. Davutoğlu'na soruyorum. Sen Başbakan'sın Bakanlar Kurulu'nun başkanısın. Cumhurbaşkanı senin kabineni saraya neden davet etti, neden topladı? Neden gerekli gördü bunu bilmek istiyoruz. Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu'nu kendi başkanlığında toplamayı neden gerekli gördü? Bunun açıklanması lazım. Ama Başbakan da bunu soracak cesaret yok ki. Cumhurbaşkanı 'istediğim zaman hükümeti toplarım' diyor, Başbakan buna itiraz bile etmiyor. Ülkeyi hâlâ saraydan Recep Tayyip Erdoğan yönetiyor. Değişen bir şey olmadı. Bizler böylesine bir sistemi demokrasiye aykırı bir sistem olarak görüyoruz ve bunu değiştireceğiz. Biz iktidara gelirsek tek adamlı bir sistem olmayacak. Yetkilerimizi yerele devredeceğiz, saraylarda oturmayacağız."

'BİZİM BARAJ KORKUMUZ YOK'
Barajı rahatlıkla aşacaklarını ve böyle bir sorunlarının olmadığını ileri süren Demirtaş, amaçlarının yüzde 15'i aşmak olduğunu belirtti. Demirtaş, yüzde 10'nun zihinlerdeki baraj olduğunu belirterek, "Türkiye'nin yükselen yıldızıyız, engellemeye çalışıyorlar. Bizi seviyormuş gibi 'bağımsız girin' diyorlar. Onu söyleyenlere, 'Bize akıl vereceğinize, gelin oy verin' diyoruz. Ne yapacağımızı biz biliyoruz. Türkiye'deki gerçek demokratik yaşamı birlikte inşa edelim. İzmir'de de aynı şeyleri söylüyoruz, Türkiye'nin her yerinde de aynı şeyleri söylüyoruz" diye konuştu. (Murat ÇAĞLAR/VAN/DHA)