'Sen de Başbuğ'un yanına git'

'Sen de Başbuğ'un yanına git'
'Sen de Başbuğ'un yanına git'
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, tutuklanan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'u kastederek, "Sayın Başbakan, mesai arkadaşına ihanet etme, o içeride sen de onun yanına git. Orada tek başına bırakma, yoldaşlık yap" dedi.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, “Sayın Başbakan özgürlüklerden yararlanmak için senin mesai arkadaşın mı olmak lazım? Hamili kart verecek ki vatandaş olarak haklarımızdan yararlanalım” dedi. Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutladı. Bugün 97 gazetecinin tutuklu olduğunu ifade eden Kışanak, hükümetin, dünya kamuoyuna “onlar gazeteci değil” diyerek “paçasını kurtarmaya çalıştığını” iddia etti. Uludere'de meydana gelen olayın üzerinden 13 gün geçtiğini anımsatan Kışanak, “Ordu yaptıysa bunun sorumluluğu hükümete ait demektir. Geçmişteki gibi 'bizi dinlemiyorlar, birileri başka tezgahlar çeviriyor' da demiyorsunuz. Bu vesayeti ortaklaştırdınız ve içselleştirdiniz” dedi. 

Kışanak, “Ya Başbakan değilsin ya da bu katliamın sorumlususun. Uludere'de yaşanan katliam ortadayken 'devlet cinayet işlemez' palavrasına sarılarak bu katliamı örtbas etmeye çalışıyorsunuz. Halkın vicdanında mahkum oldunuz. Bu katliamın hesabı Başbakan'dan o bombaları atana kadar herkesten sorulacak. AKP , katliamlarında, baskıda, sindirmede, sansürde ustalaştı ama bu halkta direnişte ustalaştı” diye konuştu. “Bu ülkede katliam yapmak serbest katliamı protesto etmek yasak” görüşünü öne süren Kışanak, bazı uygulamaları eleştirerek, “Bunun adı ileri demokrasi değil ileri faşizm” dedi.

“En etkili aktör Öcalan”
Hükümlülerin hasta yakınlarıyla görüşmesine olanak tanıyan kanun teklifiyle, tutuklu ve hükümlülere 6 ay avukatlarıyla görüşme yasağının getirildiğini belirten Kışanak, sözlerini özetle şöyle sürdürdü: 

“Öcalan'a özel bir uygulamayı yasaya geçirmek istiyorlar. İmralı'da Temmuz ayından beri fiili uyguladıkları katı tecride bir yasal kılıf bulmaya çalışıyorlar. Hani kişiye özel düzenleme yapılmazdı? Evet biz de kabul ediyoruz Öcalan özel bir kişidir. Bu ülkede Kürt sorunu çözülecekse, barış tesis edilecekse en etkili, güçlü aktör Öcalan'dır.”
Kışanak, tecrit muamelesinin Türkiye'ye bir şey kazandırmayacağını, çatışmaları derinleştireceğini iddia ederek, “Öcalan, muhataplık rolünü oynayabileceği bir koşula kavuşturulmalı” dedi.

Başbuğ'un tutuklanması
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tutuklanmasının “önemli bir konu” olduğunu ifade eden Kışanak, “Bu ülkede uzun tutukluluk bu kadar büyük bir problem. Binlerce insan bundan mağdur. Bu parlamentonun iradesi uzun tutukluluk nedeniyle tutsak. Başbakan bir gün 'bu milletvekilleri Meclise gelsin' demedi ama Başbuğ tutuklandı ikinci gün 'tabi ki arzumuz tutuksuz yargılanması, mesai arkadaşım' diyor” diye konuştu. “Sayın Başbakan bu ülkede özgürlüklerden yararlanmak için senin mesai arkadaşın mı olmak lazım?” sorusunu yönelten Kışanak, “Hamili kart verecek ki vatandaş olarak haklarımızdan yararlanalım” dedi. 

Kışanak, eylem planları ve andıçların, “Başbakan'ın bilgisi ve imzası dahilinde üretilen hukuk dışı uygulamalar” olduğunu ileri sürerek, “Bizi susturmak için beraber çok mesai harcadılar. Bunu için mesai arkadaşı. Sayın Başbakan; mesai arkadaşına ihanet etme, o içeride sen de onun yanına git. Orada tek başına bırakma, yoldaşlık yap” diye konuştu. BDP'li Kışanak, Başbuğ'un bölgede görev yaptığı dönemdeki uygulamalarının da dava kapsamına alınıp alınmayacağını sordu. AK Parti 'nin İçtüzük değişikliği teklifi verdiğini anımsatan Kışanak, bununla amacın “muhalefeti tümden susturmak” olduğunu savundu. (AA)