@ubuget

Senem Kılıç: Babam beni Ülkü Ocakları'nda yetiştirdi

Senem Kılıç: Babam beni Ülkü Ocakları'nda yetiştirdi
Senem Kılıç: Babam beni Ülkü Ocakları'nda yetiştirdi
İzmir'de 1'inci bölge üçüncü sıradan MHP adayı olan Kılıç babadan ülkücü. Sabah 05.00'da balık ve sebze halinden, gece nöbetteki doktorlara kadar ziyaretlerimizi yapıyoruz. 'Günde yaklaşık bin seçmenle tokalaşıyorum' diyor.
Haber: ÜMİT BUGET - umit.buget@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL- Senem Kılıç, yöneticilik, danışmanlık, akademisyenlik ve sivil toplum kuruluşları başkanlığı gibi birçok görevde yer aldıktan sonra bu tecrübelerini siyaset alanında değerlendirmek istiyor.  İzmir’de 1’inci bölge üçüncü sıradan MHP adayı olan Kılıç babadan ülkücü. Adaylık başvurusu heyecanını da babasıyla birlikte yaşamış. Milletvekili seçilmesi durumunda niyetinin İzmir’den gitmek değil, İzmir’le Ankara arasında köprü olmak olduğunu söylüyor.

Kılıç, 7 Haziran seçimlerinde MHP’nin iktidara yürüdüğünü AKP ve HDP’de değer eksikliği olduğunu ve bunun millet tarafından görüldüğü kanısında. Senem Kılıç’la seçim çalışmalarını ve hedeflerini 5 Soruda konuştuk.

ÇOCUKKEN ÜLKÜ OCAKLARI’NA BABAMLA GİDER GAZETE DAĞITIRDIM

Adaylık süreciyle başlamak istiyorum. Siyasete atılmaya nasıl karar verdiniz? Babadan MHP’lisiniz o günlerden bir anekdot var mı?
Babam Çivril Ülkü Ocakları'nın kurucularındandır. Beni Ülkü Ocakları'nda yetiştirdi. Milli ve manevi değerlerle büyüdüm. Aday adaylık başvurusu için MHP Genel Merkezi’ne babamla birlikte gittim ve o heyecanı birlikte yaşadım. Çocukken Ülkü Ocakları'na babamla gider gazete dağıtırdım. Babam beni ocaklara çalışmam, etik değerleri öğrenmem, bu kutsal dava içinde bulunmam, milli ve manevi değerlerle büyümem için götürdü. Annemin emekleri de çok büyük çok kıymetli, her yere kitaplarımı taşıdı. Siyaset yolunda aldığım bu cesur karar babama olan vefa borcum ve annemin 'kimseye muhtaç olmadan kendi ayaklarının üzerinde duracaksın' öğretilerinin beni taşıdığı noktadır. Millet olma şuuruyla yüzyıllardır verdiğimiz mücadeleyi son nefesimize kadar sürdüreceğimize ant içmiş bir topluluğun üyesi olmaktan her zaman gurur duydum.

DEZAVANTAJLI GRUPLARIN SORUNLARINA EĞİLMEK İSTİYORUM!

Kadın adayları bir nebze olsun daha görünür oldular bu seçimde. Eğitim ve kariyerinize baktığımızda eğitmenlikten televizyon sunuculuğuna kadar birçok farklı alanda yoğun bir tempo görünüyor. Bunlara bir de anneliği eklemek gerekiyor sanırım. Bu birikimlerle Meclis’te neleri gerçekleştirmeyi hedefliyorsunuz?

Evet bir kadın ve bir anne olarak zaten uzun yıllardır profesyonel yöneticilik, danışmanlık, akademisyenlik, sivil toplum kuruluşu başkanlığı gibi farklı görevlerde topluma hizmet verdim. Toplumun her kesimiyle irtibat halinde oldum. Bu edindiğim deneyimlerin ışığında öncelikle gençler ve maalesef kadınları da içine alan çocuklar, engelliler, mahkûmlar gibi dezavantajlı grupların sorunlarına eğilmek için kolları sıvadım. Gençlerin istihdamı ve girişimcilik konularında doktora çalışmamı da seçim süreciyle birlikte tamamlıyorum. Gençler ve kadınlara yönelik istihdam ve sosyal projelerle hizmet odaklı bir vekil profili çizeceğim. Seçim beyannamemizde de yer aldığı gibi; engelli ve tüm dezavantajlı grupların yaşam standartlarının artırılmasına yönelik çalışmaları yapacağız. Özellikle işsizlik ve ekonomik sorunların çözümüne yönelik projelerin uygulanmasını sağlayacağım? sanayi, KOBİ’ler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla halk arasında bir köprü görevi görmek istiyorum.

HER GÜN 100 KİŞİYLE TOKALAŞIYORUM

Birçok adayın sahip olmadığı başarılı bir internet siteniz var size ulaşmamız zor olmadı. Sizin seçmene ulaşma durumunuz nasıl, seçmenin ilgisi nasıl?
7’den 70’e ülkemizdeki her kişiye ulaşacak toplumsal refahın ve huzurun arttırılması için ayağı yere basan bir yönetim anlayışıyla iktidara yürüyen Milliyetçi Hareket Partisi’nin İzmir’den önemli bir sıraya yerleştirdiği adayıyım. Aday adaylığı sürecimden bu yana profesyonel destekler ve çok genç bir ekiple süreci önemseyerek yürütüyoruz. Ezber bozan bir siyaset yapıyoruz. Kurumların markalaşma süreçlerinin stratejilerini belirleyen bir iş kadını olarak seçim sürecimin planlamasını da stratejik unsurlar üzerine kurguladım. İnternet sitesi tabi ki bunlardan en görüneni oldu.

“Söylenmedik söz, girilmedik ev, sıkılmadık el, dokunulmadık yürek bırakmayacağız” diyerek yola çıktım. Her gün binleri bulan seçmenle buluşuyor, elini sıkıyor, halini hatrını soruyorum. Genç, dinamik, söylemi kuvvetli, muhalefeti güçlü, milletin değerlerini hatırlatan ve bunlara sarılın diyen; kadına, gence, engelliye istihdam diyen bir adayı inanın tüm İzmir hatta Türkiye bağrına bastı. Aktif olarak kullandığım sosyal medya üzerinden Mersin’den Erzurum’a; Edirne’den Kars’a hatta Almanya, Avusturya, Kanada’ya kadar mesajlarım, çalışmalarım etki yaratıyor. Yorumlar, övgüler alıyorum. İzmir 1. Bölge’de sabah 05.00’da balık ve sebze halinden, gece nöbetteki doktorlara kadar ziyaretlerimizi yapıyoruz. ‘Siyasette kadın günleri’ programını başlattık, ev ev gezip kadınlarımızın günlerinde siyaset konuşuyoruz. İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik, eğitim sistemindeki çarpıklıklar ve sosyal güvenlik sistemindeki yetersizliklerin; her alanda yaşanan yozlaşma ve yolsuzluğun Türkiye’nin önünde duran başlıca sosyo-ekonomik sorunlar olduğunu anlatıyorum.

ASGARİ ÜCRET 1400 TL OLACAK 

MHP’nin geçtiğimiz genel seçimlerde yüzde 13 sınırında olan oyu yerel seçimlerde 15 bandının üstüne çıktı siz bir aday olarak partinizden nasıl bir performans bekliyorsunuz 7 Haziran’da. Kafanızda bir rakam var mı? Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz iktidara yürüyor, bu süreçte de rakamlarla değil değerlerle konuşuyoruz. Seçim beyannamemiz toplumsal onarım ile milli birlik ve beraberlik üzerine kurgulandı. Milletimizin yüzde 50’si fakir, beyannamemizin de yüzde 70’ini dar gelirli vatandaşımızın nefes almasına ayırdık. Dar gelirli bir vatandaşın evine ekmek gitmiyorsa biz de sorumluyuz diyoruz. Asgari ücret 1400 lira olacak, 100 lira yol masraf yardımı 250 lira kira yardımı yapacağız diyoruz.  Küçük esnafın, çiftçinin, zanaatkarın, sanatkarın, kadının, çocuğun, öğretmenin, öğrencinin, işçinin ve emeklinin yanında bugün olduğu gibi her zaman Milliyetçi Hareket Partisi olmuştur. Tüm Türkiye’de ahlak seferberliği yapmamıza ihtiyaç var. Eskiden açtık, açıktaydık ama manevi değerlerimiz vardı. Kimse kimsenin malına, dükkanına, evine ve namusuna göz dikmezdi. İşçiden öğrenciye, kamu çalışanından atanamayan öğretmene, ev kadınından engelliye ve emekliye bizim beyannamemizde yok yok. Seçmen artık bilinçli. Sokakta bizi durdurup soru soruyor ve kendisine nasıl dokunacağımızı öğrenmek istiyor, bizi dinliyor. Tüm Türkiye’yi birlikte yürümeye davet ediyoruz. Bu yürüyüş, öncelikle Türkiye’yi kendisine güvenen, kendi gücüyle ayakta duran başı dik, karnı tok ve özgür insanların yaşadığı onurlu bir ülke haline getirme yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, giderek acımasızlaşan küreselleşme olgusunun insani bir nitelik kazanmasını, adaletsizliklerin azaltılmasını, milletler arasındaki dayanışmanın artırılmasını hedefleyen insan merkezli bir yürüyüştür.


HER İKİ PARTİNİN DEĞER EKSİKLİĞİNİ MİLLET GÖRÜYOR

Bu seçimin merak edilen noktalarından birinin de Ak Parti’nin alacağı oy oranı ve HDP’nin barajı geçip geçmeyeceği meselesi olduğu konuşuluyor. Bu konuda sizin kişisel değerlendirmeniz nasıl olur?
Bu millet milli değerleriyle beslenen, yükselen, yücelen bir millet. Adı geçen her iki partinin de değer eksikliğini milletimiz görüyor. 46 yıllık köklü geçmişiyle Milliyetçi Hareket Partisi, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin şanlı tarihi, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkilapları, ülkenin bölünmez bütünlüğü ile geçmişten gelen ve tüm toplumu kucaklayan vazgeçilmez değerlerimizin savunuculuğunu yapan ve bu değerleri geleceğe taşıyan partidir. Güçlü kadrolarımız, ekonomi, siyaset ve sosyal alanlarda güçlü insan kaynağımız ve çalışkan özverili teşkilatlarımızla Türkiye'nin parlak geleceğini kuracak plan ve projeleri uygulayacak heyecan ve güce sahibiz.

İZMİR’İN YERLİ ADAYLARIYIZ

Üst sıralardan adaysınız İzmir’den Ankara’ya gidecek olma fikri nasıl hissettiriyor?
Daha önce de belirttiğim gibi biz İzmir’in yerli adaylarıyız. İzmir’e hizmet etmiş, istihdam yaratmış, sorunlarıyla ilgilenmiş, insanını bilen tanıyan, ne istediğini bilen ve çözüm üretebilecek kabiliyetteyiz. Yıllardır STK’larda bunları zaten yaptık, bundan sonra da siyaseten daha da etkin olarak yapacağız. Niyetim amacımız İzmir’den gitmek değil, güzel İzmir'le Ankara arasında bir köprü olmaktır. İzmir’in bugün en büyük problemlerinden biri markalaşma. Herkes kendi şirketini ayakta tutmaya çalışıyor. Dışarıdan biri gelmesin, yeni markalar gelmesin, biz kendi kendimize yeteriz düşüncesi ve bununla birlikte genç işsizlik oranındaki şampiyonluk. Bu üç sorun, önümüzdeki dönemde biz ve bizim gibi gönlünü hizmete adamış insanların ciddi biçimde uğraşacağı konular olacak. İzmir bugün tarımı, turizmi, sanayisi, üniversite kenti olma özelliği, limanı, lojistik merkez olması ile Türkiye’nin küçültülmüş hali gibidir. Her şeye sahip bir kentin elinden tutarak çok dünya lideri yapacağız.