Sezer: Türk ulusu üst kimlik

Cumhurbaşkanı Sezer, 29 Ekim mesajında "Türk ulusu kavramı, üst kimliktir. Etnik ve dini kimliklerin öne çıkarılması Cumhuriyete zarar verir" dedi.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Cumhuriyet Bayramı mesajında, son günlerde yaşanan azınlık tartışmaları konusunda sert uyarılarda bulundu. Sezer, Türkiye
Cumhuriyeti kurulurken, 'tekil devlet' modelinin benimsendiğini vurgulayarak, "Tekil devlette, ülke de ulus
da egemenlik de tektir ve bölünmez" dedi. Cumhurbaşkanı Sezer, Türk olmanın etnik köken değil 'yurttaşlıkla' ilişkilendirildiğini, birlikte yaşayan, kaynaşmış toplulukların, kültürel haklar dışında, etnik, dinsel,
mezhepsel kimliklerinin öne çıkarılmasının ulusal birliğe zarar vereceğini bildirdi.
Sezer, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla
yayınladığı mesajda, Atatürk'ün Samsun'a çıkışıyla başlayan bağımsızlık savaşımının, O'nun önderliğinde büyük bir inanç
ve kararlılıkla yürütüldüğünü, tüm olanaksızlıklara karşın eşine az rastlanır bir zafer kazanıldığını vurguladı. Sezer,
"Bu zafer, Cumhuriyet'le taçlandırılarak, tarihimizin en büyük çağdaşlaşma ve aydınlanma hareketi başlatılmıştır"
dedi.

YİNE LAİKLİK UYARISI

Sezer, Cumhuriyetin kazanımlarının gerisinde din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi ve çağdaşlığın temeli olan
laiklik ilkesinin yattığına dikkati çekti. Türk Aydınlanma Devrimi'nin ekseni olan laiklik ilkesinin, çağdaşlaşma ve
toplumsal dönüşüm tasarımı hedefine ulaştığını kaydeden Sezer, özgür bireyin ortaya çıkmasını sağlayan laiklik
ilkesinin, toplum ve cemaat baskısını engellediğini, bireylerin yaratıcılıklarını harekete geçirdiğini vurguladı. Sezer, "Dinsel kurallarla yönetilen bir devletten, bireyi yücelten çağdaş devlete geçişi anlatan laiklik ve demokratik
Türkiye Cumhuriyeti, art arda gerçekleştirdiği devrim niteliğindeki düzenlemeler sayesinde, uygar dünyayla hızla bütünleşmiştir. Cumhuriyet'in 81 yıllık kazanımları, 'Türk milletinin tabiat ve adetlerine en uygun idare, Cumhuriyet
idaresidir' diyen Yüce Atatürk'ün haklılığını ortaya koymaktadır" dedi.

YEMİNİNİ ANIMSATTI

Sezer, "Yurdun ve ulusun bölünmez bütünlüğünü korumaya ant içmiş bir Cumhurbaşkanı olarak", Anayasa'nın 3.
maddesine göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün olduğu ilkesini hatırlatma görevi
olduğunu ifade etti. Bu düzenlemeyle Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin kurallaştırıldığını ve "tekil devlet" modelinin benimsendiğini belirten Sezer, bu nedenle bu anayasal kuralın değiştirilmesinin de yasaklandığını
anımsattı.

TÜRK'ÜN TANIMI

Sezer, "Tekil devlette, ülke de ulus da
egemenlik de tektir ve bölünemez. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu ve asli öğesi tektir ve Türk Ulusudur. Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Ulusunundur" dedi. Sezer, "Atatürk Milleyetçiliği"nin, Türkiye'ye yurttaşlık bağıyla bağlı olan
herkesi "Türk Ulusu"ndan sayan, etnik köken, dil, din ve mezhep gibi nedenlerle yapılacak her türlü ayrımcılığı reddeden, birleştirici, bütünleştirici bir anlayış
içerdiğini de kaydetti.
Anayasa'ya göre "Türk Ulusu"ndan sayılmanın tek koşulunun yurttaşlık bağı olduğunu da ifade eden Sezer, bunun, Anayasa'nın 66'ncı maddesinde, "Türk Devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk'tür" ifadesiyle açıkça vurgulandığına işaret etti. Türk kavramının etnik kökenle değil hukuksal bir bağ olarak yurttaşlıkla
ilişkilendirildiğini belirten Sezer, Kurtuluş Savaşı yıllarında oluşan bu tanımın 1924 Anayasası'na da aynı biçimde girdiğini kaydetti ve "Bundan etnik bir anlam çıkarmak doğru olmaz" dedi.
Sezer, "Türk Ulusu" kavramının Türkiye'ye
gönül bağıyla bağlı herkesi kapsadığını, Atatürk'ün "Ne Mutlu Türk'üm diyene" özlü sözünün bunu en iyi biçimde anlattığını vurguladı. Sezer, "Çünkü, bu söyleyişte 'Türk olana' değil, 'Türküm diyene' denilmiştir. Bütün bunlardan
çıkaracağımız sonuç; Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinde bulunan ve Anayasa'da da yer verilen 'Türk
Ulusu' kavramının bir üst kimlik olarak kullanıldığıdır" dedi.

ALT KİMLİK ANCAK ÖZEL HAYATTA

Ancak Sezer, tekil devletin, özel yaşam alanında kalmak koşuluyla alt kimlikleri de benimseyeceğini, farklı alt kimliklerin toplumun zenginliği olduğunu vurguladı. Sezer, "Birlikte yaşayan ve kaynaşmış toplulukların, kültürel haklar dışında, etnik, dinsel ya da mezhepsel kimliklerinin
öne çıkarılması ulus devleti yıpratmanın ötesinde, ulusal birliğe zarar verecek niteliktedir" dedi.