Silivri Başsavcılığından Kılıçdaroğlu'na soruşturma

Silivri Başsavcılığından Kılıçdaroğlu'na soruşturma
Silivri Başsavcılığından Kılıçdaroğlu'na soruşturma
CHP Lideri Kılıçdaroğlu hakkında adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlamasında bulunuldu

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında adil yargılamayı etkilemeyi teşebbüs iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

TRT Haber 'in haberine göre, Kılıçdaroğlu'nun dokunulmazlığının kaldırılması için hazırlanan fezleke Adalet Bakanlığı'na gönderildi.

Soruşturma Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatıldı. Kılıçdaroğlu Silivri Cezaevi önünde bir açıklama yapmıştı. Silivri Cezaevi'ni toplama kampına benzeten Kılıçdaroğlu, Ergenekon davasına bakan mahkeme heyeti hakkında 'Onlara yargıç demeyi içime sindiremiyorum' demişti. Bu açıklama üzerine Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören soruşturma başlattı.

Fezleke iki madde üzerine hazırlandı: Mahkeme üyelerine hakaret ve adil yargılamayı teşebbüs iddiası...

Eğer Kılıçdaroğlu'nun TBMM'de dokunulmazlığı kaldırılırsa hakkında bir iddianame hazırlanabilir ve CHP lideri yargılanabilir.

BAYKAL’DAN TEPKİ

CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında ’adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ iddiasıyla soruşturma başlatılmasına sert tepki gösterdi.

Baykal, şöyle konuştu:
"Bir bu eksikti. Ana muhalefet partisinin genel başkanının Türkiye’de yaşanan sorunlar, sıkıntılar, karşısında dile getirdiği eleştirileri yargı yoluyla susturmaya teşebbüs etmek, öyle anlaşılıyor ki ileri demokrasi anlayışının geldiği aşamayı gösteriyor. ’Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek...’ Adil yargılamayı kimler etkiler? Hangi yöntemle etkiler? Nasıl etkiler? Bu Anayasamızın 138’inci maddesinde açıkça ifade edilmiştir. Yargıya kimsenin emir ve talimat vermeye yetkisi yoktur. Bu özellikle yetki ve iktidar sahiplerinin dikkat etmesi gereken bir konudur. Bir muhalefet partisi liderinin yargıya yönelik şikayetlerini emir ve talimat gibi anlamak mümkün değildir. Görevini yapıyor sayın Kılıçdaroğlu. Bunları söylemek, bir muhalefet partisi liderinin temel sorumluluğu, görevidir. Artık bu görev de yapılamaz hale gelirse, yargı tehdidiyle bu da susturulmak istenirse, bunun çok ağrı sonuçları olur. Üzüntü verici bir olay. Başta dediğim gibi bir bu eksikti. Her gün yeni bir olayla karşı karşıya kalıyoruz. CHP de susturulmak isteniyor. Zaten CHP şikayetlerini yeterince duyurma imkanından yoksun. Şimdi, şikayet de etmeyin noktasına gelinmiştir. Acı bir manzara."

Baykal, Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılmasının istenmesi konusunda yöneltilen soru üzerine bunun o kadar önemli olmadığını belirterek,"Böyle bir mekanizmanın işletilmek istenmesi önemli. Genellikle savcılar fezlekelerini hazırlarlar, Meclis’e gönderirler. Meclis’te de onun bir prosedürü var. Yani dokunulmazlık zırhı ile ancak, bu yargı tehdidinden korunabilir hale gelmek çok acı. Dokunulmazlığa muhtaç olarak bu tehditleri göğüsleyebiliyorsa bir muhalefet lideri, Türkiye’de düşünce özgürlüğünün, muhalefet etme hakkının varlığından söz etmek çok güçtür" dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yargıçlara yönelik ’militan’ eleştirisinde bulunduğunun hatırlatılması üzerine Baykal, "Kimsenin yargıya hakaret etmesi söz konusu değildir. Ama yargı kararları da eleştirilebilir. Herkes yargı kararını eleştirir. Önemli olan bu şikayetleri, yargı tehdidiyle etkisiz kılma, söylenemez hale getirme niyeti ve yaklaşımıdır" diye konuştu.

İŞTE KILIÇDAROĞLU'NUN O AÇIKLAMASI

"Bunların kaçma imkanları yok. Zaten kaçamazlar ; ülkelerini seviyorlar. Bunlar ' Biz yargılanmayalım' demiyorlar. Zaten yargılanıyorlar. Bunlar parlamentoya gelip, yeminlerini ederek Anayasa'nın 90. maddesinde öngörülen Anayasa'nın diğer maddelerinde öngörülen kurallar içinde görevlerini yapmak istiyorlar. Ama bu görevler maalesef bazı yargıçlar tarafından engelleniyor. Onlara yargıç demeyi içime sindiremiyorum. Çünkü yargıç vicadanıyla hareket eden kişi demektir. Toplumun beklentilerini duygularını bilen ve saygı duyan demektir.Vicdan herşeyin üstündedir. Vicdanıyla hareket etmeyen bir yargıç, yargıç olabilir mi ? Anayasanın 90. maddesi var. Türkiye Cumhutiyeti'nin imzaladığı uluslararası sözleşmeler var. Bunları görmemezlikten gelip, ' Ben bildiğimi okurum. Benim bildiğim ve benim söylediğim doğrudur' mantığıyla yola çıkarsanız, adalet dağıtamazsınız. 21. yüzyılın Türkiye'sinde bir toplama kampının bahçesindeyiz. Bu toplama kampında birden fazla üniversite kuracak birden fazla üniversitede ders verecek kapasitede insanlar var. Burada gazeteciler var; bilim insanları var; kitap yazarları var.

Bunların tek bir ortak paydası var. İktidara muhalkif olmak. İktidara muhalif olmanın bedeli,21. yüzyılın Türkiye'sinde Silivri'de toplama kampında olmaktır. Bu bir demokrasi ayıbıdır. Bu demokrasi ayıbını ortadan kaldırmamız lazım. Türkiye'ye yakışmıyor"

GÜRSEL TEKİN’DEN AÇIKLAMA
Gürsel Tekin, "TBMM Başkanlığı CHP'lilerin dokunulmazlığını kaldırsın" dedi. (dha.com.tr )