Silivri ziyaretinden fezleke çıktı

Silivri ziyaretinden fezleke çıktı
Silivri ziyaretinden fezleke çıktı

Kılıçdaroğlu 9 Kasım da Silivri Cezaevi nde Balbay ve Haberal ı ziyaret edip, açıklama yapmıştı.

İSTANBUL-ANKARA - Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında, Silivri Cezaevi’ne yaptığı ziyaret sonrasındaki açıklamaları nedeniyle ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ ve ‘kurum halinde çalışan kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmek’ suçundan açtığı soruşturma kapsamında, milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması amacıyla fezleke hazırladı. Fezlekenin Adalet Bakanlığı’na gönderildiği, oradan da TBMM’ye gönderileceği öğrenildi. 

CHP’den ‘Hodri meydan’
Savcılığın fezleke hazırladığı haberi Kılıçdaroğlu’na dünkü CHP MYK toplantısında iletildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler toplantı sonrası yaptığı açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun fezlekeye ilk tepkisinin “Beni de mi Silivri’ye götürecekler?” şeklinde olduğunu aktardı. Özel yetkili mahkemelerin ‘siyasi kararlar’ aldığını, bu kararı da doğal karşıladıklarını ifade eden Güler, “Çünkü bu mahkemeler siyasi iradenin emrinde olan mahkemelerdir” dedi ve ekledi: “CHP ayakta kalan tek muhalif kale. Bu nedenle CHP, AKP ’ye, özel yetkili mahkemelere ‘hodri meydan’ diyor. Sayın Genel Başkanımızın dokunulmazlığını kaldırabilirler, hepimizin dokunulmazlığını kaldırabilirler.” 

Baykal’dan tepki
Fezlekeye ilk tepki Adana’da temaslarda bulunan Deniz Baykal’dan geldi. Baykal, gazetecilerin soruları üzerine “Bir bu eksikti. Bunları söylemek, bir muhalefet partisi liderinin temel sorumluluğu, görevidir. Artık bu görev de yapılamaz hale gelirse, yargı tehdidiyle bu da susturulmak istenirse, bunun çok ağır sonuçları olur” dedi. Mustafa Balbay da duruşmada söz alarak “Bundan suç üretmeye girişmek yargının siyasete müdahalesidir” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, 9 Kasım 2011’de CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ı cezaevinde ziyaret etmiş ve çıkışta da şu açıklamayı yapmıştı: “Bunların kaçma imkanları yok. Parlamentoya gelip, görevlerini yapmak istiyorlar. Ama bu görevler maalesef bazı yargıçlar tarafından engelleniyor. Onlara yargıç demeyi içime sindiremiyorum. Çünkü yargıç vicdanıyla hareket eden kişi demektir. Vicdanıyla hareket etmeyen bir yargıç, yargıç olabilir mi?” (RADİKAL)