Sıra ilçelerde... Yarın İstanbul

Radikal'in seçim dizisinde bugün Diyarbakır, Gaziantep ve Erzurum var. Dizi yarın İstanbul'un çoğu bir il büyüklüğünü bulan ilçeleriyle sürecek.
Haber: Gürsel DOĞAN / Arşivi

DİYARBAKIR

  • RAMAZAN YAVUZ
    Secim yapmaya gerek yok
    Son 24 yılını sıkıyönetimler ve olağanüstü halle geçiren, 1.5 milyon nüfuslu kentteki tüm adayların ilk hedefi, işsizliği gidermeye yönelik istihdam alanları yaratmak ve açlığı önlemek. 14 yıllık oy dağılımında HEP, DEP, HADEP ve DEHAP'ın sürekli önde olduğu Diyarbakır'da, büyükşehir ve alt kademe belediyelerini de beş yıldır DEHAP'lı başkanlar yönetiyor. SHP çatısı altında yapılan Demokrasi Güçbirliği'ne katılan DEHAP'ın seçimi yine almasına kesin gözüyle bakılıyor.
    Kentin en önemli sorunu göç. Son yıllarda nüfus ikiye katlandı. Nüfusun yarıya yakını 15 yaş altında. Bölgedeki terör nedeniyle sanayileşme yeterli düzeye ulaşamadı, birçok fabrika iş yapamadığı için kapandı.
    28 Mart'ın en iddialı ismi, SHP çatısı altında seçime giren DEHAP adayı Osman Baydemir. Mevcut belediye başkanı Feridun Çelik'in bağımsız adaylığını çekmesinden sonra, Baydemir'in ipi göğüslemesi için önünde engel kalmadı. Çelik seçime katılsaydı, DEHAP'ın oylarını böleceğinden AKP adayı Mücahit Can'a aradan çıkma şansı doğacaktı. Yine de Can, seçimin ikinci iddialı adayı.

  • SEZGİN TÜZÜN (Veri Araştırma)

    1999 milletvekili seçiminde kentin birinci partisi HADEP. İkinci parti sandık başına gitmeyen ya da geçersiz oy kullananlar. Üçüncü de FP. Belediye başkanlığı seçiminde de, oy oranlarında biraz oynamayla birlikte değişen bir şey yok.
    Belediye başkanlıkları seçiminde HADEP biraz oy kaybederken, FP'nin de diğer partilerin tümünden azar azar topladığı oylar olmasına karşın yapıyı değiştiremediği görülüyor. Milletvekili seçiminde sandık başına gitmeyenler, belediye seçimlerinde de sandık başına gitmiyor.



    2002 seçimleri hemen hemen tüm büyükşehirlerde bir şeyler değiştirirken Diyarbakır'da pek bir şey değiştirmedi. Tabii HADEP'in yerini DEHAP'a bırakması, FP'nin yerini de AKP'nin alışı ve sandık başına gitmeyenlerin artış göstermesi, bir değişme sayılmazsa Diyarbakır'da seçmen yönelişlerinde değişen bir şey yok. 2004 seçiminde Diyarbakır'da DEHAP rakipsiz.

    'Ortadoğu'nun yıldızı olacak'

    AKP adayı Mücahit Can, partisinin iktidar olmasına güveniyor. İktidar rüzgârıyla seçimi alacağını savunan Can, büyük projelerini seçimin son iki gününde açıklayacağını belirtti. İki dönem Diyarbakırspor Başkanlığı da yapan Can'a görevi devrettiği yeni başkan Ahmet Göksu da destek veriyor.
    'Bölge kurtulacak'
    Can'a göre Diyarbakır'ın en büyük sorunu işsizlik. Seçilirse, ilk işinin istihdam alanları yaratmak olacağını belirten Can, şunları söyledi: "Turgut Özal'ın iktidarı döneminde özelde Diyarbakır, genelde de bölge kalkınma anlamında çok büyük bir fırsat yakaladı, ancak bunu iyi değerlendiremedi. Bu şansın aynısı şimdi bizde var. İktidarın gücüyle kente ve bölgeye büyük hizmetler getireceğiz.
    En büyük hedef, bütün olarak kalkınmak. Refah düzeyini yükselterek, Diyarbakır'ı Ortadoğu'nun yıldızı yapacağız. İhtiyaca göre hazırlayacağımız bütün projeler hayata geçecek.
    İktidarın gücünü arkamıza alarak sadece belediyeyi ilgilendiren hizmetler değil, ilimizin sağlık, eğitim, spor ve diğer sorunlarıyla da ilgileneceğiz. Bunu yaparken de asla değerlerimizden taviz vermeyeceğiz."
    K İ M D İ R ?
    1962, Diyarbakır doğumlu. 1989-92 arasında Diyarbakır Müteahhitler Birliği Başkanlığı, 1992-97 yılları arasında Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği (GÜNSİAD) Başkanlığı yaptı. 2001 yılında akademisyen ve işadamlarının içinde bulunduğu Doğu ve Güneydoğu Kalkınma Vakfı Başkanlığı görevine getirildi. Can ayrıca, iki dönem Diyarbakırspor Başkanlığı yaptı.

    Baydemir: Barışa ihtiyacımız var

    SHP çatısı altında seçime girecek olan DEHAP adayı Osman Baydemir, Diyarbakır'ın her şeyden önce Türkiye'deki bütün halklar gibi insan hakları, demokrasi ve toplumsal barışa ihtiyacı olduğunu söyledi.
    Yaşanan demokratikleşme sürecinde, Türkiye'nin AB ile bütünleşmesine katkı sağlayacaklarını belirten Baydemir, projelerini şöyle anlattı:
    Kültür ve turizm
    Kenti turizmle kalkındıracağız. Diyarbakır'ın tarihsel mirası büyük potansiyel oluşturacak güçte. Diyarbakır 26 medeniyetten devraldığımız kültürel ve politik bir kent. Bütün bunlarla birlikte kimlikleri koruma altına alacağız. Diyarbakır'ın turizm potansiyelini açığa çıkarıp, dünyaya tanıtacağız.
    Roma'yla yarışacak
    Yurtdışı turizm potansiyelinin bölgeye kayması için etkin çaba göstereceğiz. Dolayısıyla bir Hasankeyf'in, Diyarbakır surlarının, Van'ın bütünleşmesinden dolayı bölgede grup turizmini gerçekleştireceğiz.
    Diyarbakır, tarihi mirasıyla önümüzdeki 5 yıl içerisinde bir Roma ile, bir Kahire ile yarışabilecek konuma gelecek. Diyarbakır aynı zamanda Ortadoğu' nun en önemli kentlerinden.
    Ayrıca Diyarbakır'ı ulusal ve uluslararası kurultaylar turizmine kavuşturacağız. Kurultaylarla kenti hem dünyaya iyice tanıtmış olacağız, hem de turizm potansiyelini canlandıracağız. Böylece kentin istihdam sorununun da çok önemli bir kısmını aşmış olacağız.
    Yoksulluk-ekonomi
    Diyarbakır son yıllarda çok büyük bir yoksulluk yaşıyor. Yoksulluğun ortadan kaldırılması için ve sürdürülebilir bir kalkınmanın yaşama geçirilmesi konusunda mutlaka en etkin çabanın sahibi olacağız.
    Türkiye'nin çeşitli metropollerine yayılmış bölge sermayesini kente davet edip, belediye olanaklarını bir istihdam alanına dönüştürme konusunda işadamlarımızla özverili bir işbirliği içinde olacağız. Bu kentte 100 kişiye istihdam sağlayan bir kimse yurtseverdir, insanseverdir, kentseverdir.
    Çarpık kentleşme
    Gecekondulaşma ve çarpık kentleşme kentin en önemli sorunlarından biri. Toplukonut projemizle, her ihtiyacı olan vatandaşın konut edinme hakkının bir nevi uygulayıcısı ve zemin hazırlayanı olacağız. Türkiye'nin temiz siyasete ihtiyacı var. Özü ve sözü bir olan siyasetçilere ihtiyacı var.
    Bizler sözü ve özü bir olma profilini yaşama geçireceğiz. Demokratik, katılımcı, şeffaf bir belediyecilik anlayışını yaşatacağız. Diyarbakır 5 yıl sonra Ortadoğu ve Türkiye'nin yerel yönetim modeliyle örnek bir kent statüsü kazanacak.
    K İ M D İ R ?
    1971, Diyarbakır doğumlu. Avukat. Yıllarca İnsan Hakları Derneği Şube Başkan Yardımcılığı ve Başkanlığı görevlerinde bulundu. Genel seçimlerde DEHAP'tan milletvekili adayı olan Baydemir, Diyarbakır'dan yeterli oy alınmasına rağmen partisinin baraja takılması nedeniyle meclise gidemedi.


    ERZURUM

    Dadaşların gözü bu kez iktidarda
    2002 seçimleri oy dağılımına göre, AKP rakipsiz gibi. 1999'da birinci olarak belediye başkanlığını kazanan MHP, 2002'de çok kan kaybetti. MHP'li belediye başkanı Uykusuz'un seçmeni partisinden daha çok olsa da, AKP ile farkı kapatması zor.

  • SEZGİN TÜZÜN (Veri Araştırma)

    18 Nisan 1999 seçimlerinde Erzurum büyükşehirde MHP, FP ve DYP dışında tek tek bu seçmen gruplarının her birinden daha büyük bir başka seçmen kesimi vardı; sandık başına gitmeyen ya da geçersiz oy verenler. Yani Erzurum kentinin 'seçmeyen' seçmenleri.



    Sıralama 2002'de değişti
    1999 belediye başkanlığı seçiminde MHP ile DYP diğer partilerden biraz daha fazla oy almalarına karşın, Erzurum kentinin ilk üç parti sıralaması değişmiyor. Erzurum'da partiler arası sıralamayı 3 Kasım 2002'de yapılan genel milletvekili seçimleri değiştiriyor.
    Kapatılan FP'nin oylarını yerine kurulan SP'ye kaptırmadan çok büyük oranda toplayan AKP, bu seçmen kitlesine MHP ve DYP seçmenlerinin önemli kısmını da ekleyince, oy kullanan her üç seçmenden ikisinin oyunu alan bir parti çıkıyor ortaya. Tabii bir de, 1999'da olduğu gibi sandık başına gitmeyen kayıtlı her üç seçmenden biri var Erzurum'da.
    Erzurum, büyükşehir belediye başkanlığı seçimleri için bir yarış alanı olarak görünmüyor, çünkü bu yapıda AKP'ye rakip bir belediye başkanı yaratabilmek, küskünleri yanına çekebilecek bir parti için bile pek kolay görünmüyor. 28 Mart yerel seçimin galibi büyük olasılıkla belli.

    Partisinin önüne geçen başkan

    Kentte çok sevilen Büyükşehir Belediye Başkanı Mahmut Uykusuz, partisi MHP'nin çok önüne geçmiş durumda. MHP değil ama, adayı Uykusuz iktidar partisi AKP'nin rakibi.
    Erzurum'un öncelikli sorununun işsizlik ve buna bağlı olarak yoksulluk olduğunu belirten Uykusuz' un hedefi, istihdama yönelik projeleri hayata geçirmek. Uykusuz, fabrikalar kurup istihdam yaratacak, sonra bu tesisleri işçilere satacak.
    Kentin diğer sorunlarını, içme suyu, hava kirliliği ve çarpık kentleşme olarak sıralayan Uykusuz'un çözüm önerileri şöyle: "Kentte şu anda içme suyu kuyulardan karşılanıyor. Palandöken Barajı bitme aşamasında. Palandöken'in buz gibi suyu şehir şebekesine aktarılacak. İsale hattında kullanılacak boruları üretmek için fabrika kurduk. Şu anda 20 işçi çalışıyor.
    Hava kirliliğinin çözümü doğalgaz. İhalesini yaptık. 2005'te hayata geçecek. Çöplerin değerlendirilmesi için Almanlarla protokol imzaladık. Çarpık kentleşmeyi önleyemiyoruz. Yetkimiz yok. Kışın karla mücadele belediyenin en önemli gideri. Her yıl ortalama 50 trilyon lirayı kar temizlemek için harcıyoruz. Bize kar tazminatı verilmeli."
    K İ M D İ R ?
    1955, Erzurum doğumlu. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunu. Toprak Su ve Köy Hizmetleri Bölge Müdürlüğü'nde mühendis olarak çalıştı. Sulama yapıları ve sistemleri uzmanı olan Uykusuz, 1999'da MHP'den belediye başkanı seçildi. İngilizce biliyor. Evli, üç çocuk babası.

    Küçükler: Fildişi kuleleri yıkacağız

    AKP adayı Ahmet Küçükler'in seçilir seçilmez ilk işi, belediyeyi halka açmak, vatandaşla bütünleşmek. Küçükler, bunu şöyle ifade ediyor: "İlk hedef, belediye başkanı ile halk arasındaki fildişi kuleleri yıkacağım."
    Erzurum'da, işsizlik, yoksulluk, çevresel ve iklimsel sorunların yanı sıra turizm, gençlik ve kültür alanlarında potansiyel birikim de olduğunu belirten Küçükler'in projeleri şöyle:
    "Biz belediyelerin yapması gereken rutin işleri sıralamak yerine halkla birlikte bir kenti yönetmeye talibiz. Bunun içinde sivil toplum örgütleriyle ortak hareket edeceğiz. Erzurum'un kentsel birçok sorunu var.
    Bunun başında çarpık yapılaşma ve imar katliamı geliyor. Seçimi kazanmamız halinde kentteki imar hareketliliğini sanal ortama taşıyacağız. İnternet üzerinden tüm yapılaşmayı, yeni düzenlemeleri ve imar hareketlerini halkın görebileceği şekilde yayımlayacağız.
    İmar planı halkın gözü önünde olacak. Kentin kaybolan kültürel dokusunu yeniden ortaya çıkaracağız. Ayrıca 18. madde uygulaması Erzurum'da büyük problemlere neden oluyor. Bu uygulamayı yeniden gözden geçireceğiz. Bu madde hep belediyelere arsa kazandırmak için kullanılıyor. Sosyalist bir yaklaşım. Bunun değiştirilmesi ve kimseye haksızlık yapılmadan kentin modern şekilde imar edilmesini sağlayacağız.
    Doğalgaz ve Palandöken Barajı projeleri en kısa sürede hayata geçirilecek. Bunun için her türlü fizibilite çalışmasını yaptık. Asıl önemli olan Erzurum'u evrensel bir kent yapmak. Kentte meydan, yeşil alan, park yok, tarihi eserlerin etrafı gecekondularla kapalı. Belediyeyi rant kapısı olmaktan kurtaracağız."
    K İ M D İ R ?
    1970, Erzurum doğumlu. AÜ'de önce hukuk, sonra ilahiyat fakültesini bitirdi. Çeşitli dernek ve vakıflarda yöneticik yapan Küçükler, 1996'dan beri büyükşehir belediyesinde hukuk müşaviriydi. Evli, Arapça ve İngilizce biliyor.


    GAZİANTEP

    Her yıl yeni istihdam alanları açılmasına karşın, işsizlik, kente yoğun göç nedeniyle en önemli sorun olmaktan kurtulamıyor. Nüfusu 1.5 milyona yaklaşan kentteki işsizlik oranı yüzde 20. Diğer bir sorun çarpık kentleşme. Kentin bir yüzü modern diğer yüzü kasaba görünümünde. Ulaşım, sokak çocukları, özellikle madde bağımlıları bir başka önemli sorun. Su sorunu çözümlense de, insanlar Türkiye'nin en pahalı suyunu içmekten şikâyetçi. Otopark ve trafik sorunu neşter bekliyor. Kentin eski yerleşim birimi, yeni binaların yapıldığı bölgenin aksine yeşile muhtaç.

    Rakipsizlik tehlikede
    15 yıldır belediye başkanlığı yapan CHP adayı Celal Doğan'ın işi bu kez zor. Doğan, 2002'nin birinci partisi AKP'yi geçebilmek için küskünleri kazanmalı.

  • SEZGİN TÜZÜN (Veri Araştırma)

    Gaziantep merkezde, 1999 milletvekilliği seçimlerinde üçüncü olan CHP, oyunun iki katıyla büyükşehir belediye başkanlığını kazanırken, hem DSP, hem diğer partilerin seçmeninden destek almayı başardı. CHP adayının, seçmeninden oy alamadığı tek parti FP. Çünkü bu partinin adayı da partisine oy kazandırdı.



    DSP 2002'de silindi. Ama Gaziantep'te DSP'yi terk eden seçmen CHP'den çok GP'ye yöneldi, bu partiyi HADEP'in ardından dördüncü yaptı.
    1999 milletvekili seçiminde kentte en çok oyu alan ilk üç partiden (DSP/MHP/FP-SP) hiçbiri 2002 seçimlerinde ilk dört parti arasına giremedi. 1999'da da oy oranları düşük olan ANAP ile DYP 2002 seçimlerinde daha da oy kaybedince, büyükşehirde AKP kendinden sonra gelen partinin (CHP'nin) iki katı oyla birinci parti haline geldi.
    Bu seçimde AKP önemli bir avantaj yakaladı. CHP'nin işi zor, çünkü adayına destek verebilecek siyasi yelpazedeki seçmen yok olma noktasına gelmiş ve bu yapı CHP'ye tek seçenek bırakıyor: Küskün seçmenleri sandığa çekmek. 2002'de AKP'nin aldığı oy oranı büyüklüğünde bir seçmen sandık başına gitmedi. Bu kitleyi harekete geçiren parti, seçimi garantileyecek.

    İsmi, kentle bütünleşti

    15 yıl önce 'Köy-kent' olarak teslim aldığı Gaziantep'i şimdi dünyayla yarışan bir kent haline getirdiğini savunan CHP adayı Celal Doğan, yaptıklarına güveniyor. Konut sorununun çözümü için 268 bin konutluk çağdaş toplukonut alanının planlandığını, dar gelirlilerin ev sahibi yapılması için 300 konutluk arsa dağıtımı yapıldığını belirten Doğan, doğal afetlere hazırlık amacıyla kentin jeolojik haritasının da çıkarıldığını söyledi.
    Altyapının yüzde 99'unun tamamlandığını, içme suyu ve kanalizasyon şebekesinin yenilendiğini vurgulayan Doğan, projelerini şöyle sıraladı:
    "Önümüzdeki dönem, konut sorununun çözümü için dar gelirlilere altyapılı, bina projeli arsa dağıtımı sürecek. Organize besi bölgesi yapılacak ve kentin bazı bölgelerine semt pazarları kurulacak.
    Müze, fuar ve kültür sarayı tamamlanacak. Kent giriş projeleri hazırlanıp fuar alanının düzenlemesi yapılacak ve Abide ile Yeşilsu Projesi yaşama geçirilecek. Halk polikliniği ve çamaşırhane sayısı artırılıp, sağlık merkezleri zinciri oluşturulacak. Otopark sorunu çözülüp, yeni yerleşim alanlarına bisiklet, yürüme ve koşu yolları yapılacak. Kent hızla doğalgaza hazırlanacak."
    K İ M D İ R ?
    1943, Nizip doğumlu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 1977'de milletvekili seçildi. 1989'dan bu yana CHP'den kesintisiz büyükşehir belediye başkanlığı yapıyor. 1993 yılından bu yana Gaziantepspor Başkanlığı'nı yürüten Doğan, evli ve iki çocuk babası.

    AKP adayı: 50 bin kişiye iş sağlanacak

    İktidar partisi AKP'nin adayı Asım Güzelbey, en büyük rakibi CHP adayı Celal Doğan'ın 15 yıllık koltuğunu sarsabilecek tek aday. Güzelbey'in projeleri şöyle:
    İşsizlik: Gaziantep'te aç, açıkta ve işsiz kimse kalmayacak. Bunun için yatırımlar süratle artırılacak, gecekondu çözüm projesiyle inşaat sektörünün istihdam kapasitesi artırılacak. Turizm projesiyle 50 bin kişiye iş olanağı yaratılacak. Meslek kazandırma kursları açılacak. Mikrokredi projesiyle kadın ve gençler iş sahibi olacak.
    Altyapı: Kentin altyapısının yarısı bozuk. Doğalgaz şebekesiyle birlikte altyapıyı iki yılda tamamlayacağız. Türkiye'nin en pahalı suyunu içen Gaziantep'e, ucuz ve kaliteli su içireceğiz.
    Çarpık kentleşme: Yüzde 55'i briketten yapılmış, 600 bin kişinin yaşadığı gecekonduların oluşturduğu çarpık kentleşme önlenecek. 100 bin konutluk Ak Evler Projesi uygulanacak.
    Ulaşım: Gaziray Projesi yaşama geçirilecek, metro çalışmalarına başlanacak. Üst ve altgeçitlerle kavşak düzenlemesi yapılıp trafik rahatlatılacak. Yeraltı ve yerüstü otoparklar yapılacak.
    Çevre: Hava kirliliğini önlemek için doğalgazın altyapısı tamamlanacak. Çöpler, bir alanda toplanıp, imha edilecek. Ana caddeler özel deterjanla yıkanacak. Kişi başına yeşil alan miktarı 10 metrekareye çıkarılacak.
    K İ M D İ R ?
    1951, Gaziantep doğum. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 1981'de SSK Hastanesi'nde ortopedi uzmanı olarak göreve başladı. Gaziantepspor Kulübü'nde görev yaptı. İngilizce ve Almanca bilen Güzelbey, evli, iki çocuk babası.

    Saygılı: Tek adam yönetimine son

    MHP adayı Murat Saygılı, seçilirse, belediyedeki tek adam yönetimine son vermek için Gaziantep Divanı oluşturacağını söyledi. Bu divana başta muhtarlar olmak üzere çeşitli sivil toplum örgütlerinden temsilcilerin katılacağını belirten Saygılı, böylece sorunların ilk ağızdan dinleneceğini ifade etti. MHP adayının diğer projeleri şöyle:
    "İşsiz insanlara istihdam olanağı sağlamak için bir dizi projeyi yaşama geçireceğiz. Antepevi Turizm Projesi'yle binlerce kişi turizmden ekmek yiyecek. Toplukonut çalışmalarımızla da inşaat sektöründe insanlara iş kapısı açılacak.
    Kentte su çok pahalı. Kiracı olanlara yüzde 50 indirimli su satacağız. Kaçak yapılaşmaya kesinlikle izin vermeyerek, çarpık kentleşmeyi önleyeceğiz.
    Diyarbakır'da yeni parklar açarak, yeşil alanları çoğaltacağız. Çöpler düzenli toplanacak, çevre kirliliği önlenecek.
    Kent trafiğini yeniden düzenleyip, toplutaşımacılığa ağırlık vereceğiz. Toplutaşıma araçları kadınlara ücretsiz olacak. Ücretleri de gözden geçireceğiz.
    K İ M D İ R ?
    1960, Gaziantep doğumlu. Ankara Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu. MHP'nin çeşitli kademelerinde görev yaptı. 3 Kasım seçimlerinde MHP'den milletvekili adayı oldu. İngilizce bilen eczacı Saygılı, evli ve iki çocuk babası.


    Eski seçimlerden seçmeler

  • Mehmet Ö. ALKAN


    1969 seçimiyle ortaya çıkanlar
    Türkiye'de dinci sağ 1946 sonrasında partileşmek istemişti. İslam Koruma Partisi (1946), İslam Demokrat Partisi (1951) gibi adlarla partiler kurulmuş ama kısa sürede kapatılmışlardı. Dinci sağ, asıl olarak, 1969 seçimleri sırasında 'Müstakiller Hareketi' adıyla gündeme geldi. Seçim sonrasında ise Milli Nizam Partisi adıyla Necmettin Erbakan'ın liderliğinde örgütlendi. Oysa Erbakan, başlangıçta Adalet Partisi (AP) içinde politika yapmak istemiş, ama reddedilmişti.
    1969 yılının başından itibaren siyasal ve toplumsal ortam gerilmişti. Bir yandan oruç tutan, namaz kılan öğrencilere yönelik baskı ve tutuklama haberleri dinci basında çıkarken, diğer yandan da İstanbul başta olmak üzere 'toplu namazlar' adı altında dinci gövde gösterileri gazetelere yansımaktaydı. Yargıtay Başkanı İmran Öktem'in cenaze namazı sırasındaki tartışma, namazın engellenmesine dönüşünce siyasal gerilim doruğa çıkmıştı. İnönü,
    olayları, "Bu kesin bir 31 Mart Vakası'dır" diye yorumlamıştı.
    1969 yılının ortalarına doğru, Türkiye seçim havasına girmişti. Erbakan da 10 Ağustos'ta AP'ye başvurarak 817 sıra numarasıyla Konya'dan önseçim adayı olarak kaydını yaptırdı. Erbakan 29 Temmuz'da Erzurum'da yaptığı bir konuşmada 'Aya iniş ve Müslümanların müspet
    ilimlere hizmetleri' adlı konuşmasında "[ABD Başkanı] Nixon, bizim reisicumhura teşekkür borçludur. Ay'a gidişi biz hazırladık" demişti.
    Erbakan, AP aday adayı iken Konya'ya gelişinde büyük bir kalabalık tarafından karşılandı. Kendisi'ne neden Konya'dan
    aday olduğu sorulduğunda "Konya, Anadolu'nun tam ortasında asırlarca Türk ve Müslüman devletlerin merkezi olmuştur" demişti. Tam o sıralarda AP'nin kendisini 'veto' edeceği haberlerinin anımsatılması üzerine, "Veto konusunun keyfi bir şekilde kullanılacağını hatırımdan bile geçirmiyorum... Başbakan Süleyman Demirel ile vaktiyle çok çalışmıştık. Birlikte politikada da çalışabiliriz. Kendisi sınıf arkadaşımdır" demişti.
    Ancak AP Genel İdare Kurulu'nun 18 Ağustos'taki toplantısından farklı bir karar çıktı. Erbakan dahil 12 'aşırı sağcı' adayın başvurularının reddedilmesi kararlaştırılmıştı. Bu karar, başta Konya olmak üzere bazı illerdeki AP teşkilatlarında tepki ile karşılandı. Erbakan, ret kararından sonra Konya'da yaptığı konuşmada, komünizmden daha zararlı olarak nitelediği mason localarının AP'yi elinde tuttuğunu, Konyalı partililerin de farkında olmadan bu
    amaca hizmet ettiğini belirtmiş ve 'Hak yolunda mücadelemiz, masonlara ve komünistlere karşı devam edecektir. Kimseye güvenmiyor, yalnız Allah'a dayanıyoruz' demişti.
    İzleyen günlerde İstanbul, Ankara ve Konya'daki 'milliyetçi ticaret ve sanayi erbabı' Erbakan'ı Konya'dan bağımsız adaylığını koymaya ikna ettiler. Konya'daki sağ partilerin (AP, MHP ve MP) üye ve sempatizanları da Erbakan'ın seçilmesi için yoğun bir faaliyete başladılar.
    Müstakiller Hareketi, Erbakan ve Milli Nizam Partisi...
    Seçim öncesinde, AP'nin 'aşırı sağcı'
    adayları reddetmesi, bir 'müstakiller/ bağımsızlar hareketi'nin doğmasına yol açtı. Bu guruba, 'Necmettin Erbakan Grubu' da denmekteydi. AP, Erbakan gibi 'milliyetçi ve mukaddesatçıları' seçim sonrasında da teşkilatından ayıklamaya devam etti. Başta İstanbul, İzmir, Konya, Bursa, Balıkesir olmak üzere AP teşkilatındaki 'milliyetçi, mukaddesatçı' isimler tasfiye edildi, bazı ilçe örgütleri görevden alındı.
    Erbakan, AP'den ret yanıtını ve Konya'dan ise beklediği desteği alınca 5 Eylül'de Konya'dan müstakil (bağımsız) olarak adaylığını koydu. Ertesi gün, 6 Eylül'de verdiği ilk demeç 'Anayasa'nın 163. maddesini değiştireceğiz' oldu.
    Müstakiller/Bağımsızlar Hareketi 1969 seçimlerine damgasını vuran olaylardan biriydi. Erbakan, Müstakillerin sözcülüğü ve öncülüğünü üstlenmişti. Bunu propaganda süresince yayımladığı seçim bildirilerinde de açıkça belirtti. Erbakan,
    8 Ekim'de, hayli kalabalık olan ve 'İmanlı Büyük Türkiye Mitingi' adını taşıyan Konya mitinginde yine 'komünistlere' ve 'masonlara' çatmıştı. Konuşmasına "Memurun masasına, solcuların kafasına, masonların locasına; Hak Yol İslam yazacağız." sözleriyle başlamıştı. Bu sözler daha sonra kurulacak olan Milli Nizam Partisi Marşı'nda da yer alacaktı.
    Bağımsızlar, 1969 seçimlerinde 13 sandalye kazandılar. Laiklik karşıtı söylemi ve hareketleriyle radikal İslamcı bir karakteri olan bu hareket seçim sonrasında, 26 Ocak 1971'de, Milli Nizam Partisi olarak örgütlendi. Ancak, 12 Mart sonrasında, laiklik karşıtı eylemleri nedeniyle, 20 Mayıs 1971'de Anayasa Mahkemesi'nce kapatıldı. Yerine 11 Ekim 1972'de Milli Selamet Partisi kuruldu...

    Erbakan'ın ilk seçim karargâhı-1969

    [Konya'da] Hastahane Yolu Sokağı'nın 15 numaralı apartmanının üst katı, Necmettin Erbakan'ın karargâhını kurduğu yerdir. Büyük kısmı yeşil halılarla ve minderlerle döşenmiş bu dairede sandalye ve masa yoktur. Erbakan ile görüşmeye gelen ziyaretçiler önce ayakkabılarını çıkartmaktadır. Beyaz bir gömlek ve takke giymiş olan Erbakan misafirlerini
    genellikle bağdaş kurarak oturduğu minderin üzerinde kalkmadan
    "Aleykümselam" diye karşılamaktadır."

    Seçim parası


    MSP'nin 1973 seçimlerinden itibaren dağıttığı propaganda amaçlı el ilanı.

    Beyannameler-1969

  • Türk milletinin seçim beyannamesi!
    "Herhangi parti veya şahıs, laikliğe, din ve vicdan hürriyetine, insan haklarına, insanlık şeref ve haysiyetine aykırı olan 163'üncü madde ile 6187 sayılı kanunu kaldıracağını alenen yazılı olarak beyan ve taahhüt ederse ona reyimi vereceğim. Vicdanımın bu karar ve ahdine Allah şahit olsun."
  • Müstakillerin seçmenlerine taahhütleri
    "Şayet seçildiğim takdirde, milletimin tarih ve karakterine, gelenek ve temayüllerine uygun bir tarzda çalışacağım. Laikliğe, din ve vicdan hürriyetine, insan haklarına, insanlık şeref ve haysiyetine aykırı olan 163'üncü madde ile 6187 sayılı kanunu kaldırmak için gayret sarf edeceğimi alenen beyan ve taahhüt ederim. Vicdanımın bu karar ve ahdine Allah şahit olsun."
    ------------------------
    YARIN: İSTANBUL İLÇELER/Kadıköy-Pendik-Şişli-Eyüp-Bağcılar