Şirketlere şeriata uygunluk belgesi

Gerekçe: Sermaye gelir
Onay için Meclis'e yollanan 'İslam Özel Sektörünün Geliştirilmesi Kurulu'na giriş anlaşması TBMM Sanayi Komisyonu'ndan geçti. İktidara göre anlaşmayla Arap ve diğer İslam ülkelerinden sermaye çekilecek.
55 ülke imzaladı
55 ülkenin imzaladığı metne göre anlaşmanın amacı: Şeriat ilkelerine uygun olarak, İslam Kalkınma Bankası'nın faaliyetlerinin yanı sıra, özel sektörde teşvik yoluyla üyelerin ekonomilerinde kalkınma sağlamak.
Söz 'üç din bilgini'nde
Anlaşma uyarınca kurul, üç din bilgininden oluşan 'şeriat komitesi'nin onayı olmazsa hiçbir faaliyet yapamıyor ve 'şeriata uymayan' personel çalıştıramıyor. Anlaşmazlıkları da 'İslami Adalet Mahkemesi' çözüyor.

ANKARA - Arap sermayesi çekmek ve İslami sermayeyi güçlendirmek isteyen hükümet, İslam Kalkınma Bankası'nın (İKB) 'şeriat ilkelerine göre' oluşturduğu 'İslam Özel Sektörünün Geliştirilmesi Kurumu'na (ICD) dahil olmakta ısrar etti. 1 Eylül 2003'te Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı'nın imzaladığı anlaşma, önceki gün TBMM Sanayi Komisyonu'nda kabul edildi.
Anlaşma metnine göre; İKB'nin 1999'daki kararıyla 55 ülke tarafından oluşturulan kurulun hedefi 'Şeriat ilkelerine' uygun olarak İslam Kalkınma Bankası'nın faaliyetlerine ek olarak mal ve hizmet üreten özel teşebbüslerin kurulmasını ve büyümesini teşvik ederek üye ülkelerin ekonomilerinin kalkınmasını sağlamak" şeklinde belirleniyor. Kuruluş anlaşmasının 29. maddesine göre bünyesindeki, üç din âliminden oluşan 'Şeriat komitesi'nin onay vermediği hiçbir faaliyeti gerçekleştiremeyen kurul, şeriat anlayışına uygun olmayan personel de çalıştıramıyor. Şeriat Komitesi'nin denetimini öngören kurul anlaşmasının 55. maddesi de üye ülkeler arasındaki anlaşmazlıklar durumunda İslami Adalet Mahkemesi'nin hakemliğini öngörüyor.
Şeriata uygun denetim yapılacak
Anlaşma, Dışişleri Bakanlığı'nın isteğiyle 'Şeriat' ile ilgili maddelere ve giriş bölümüne 'Anayasa, yasa ve taraf olunan uluslararası anlaşmalar hükümlerinin saklı kalması' yönünde çekince konularak imzalanmıştı. Ancak, ICD bütün faaliyetlerinde şeriat hükümleri ve İslam fıkhını esas alacağından Türkiye'nin koyduğu çekince hiçbir işe yaramayacak. Çekince ile Türkiye 'şeriat' sözcüğünü tanımamış olacak ama ICD'nin mali kaynaklarından yararlanmak isteyen Türk şirketleri 'şeriat ilkelerine' uymak zorunda kalacak. Şirketin faiz geliri elde etmesi, domuz çiftliği kurmak için teşvik istemesi ICD'den faydalanmaması için yeterli olacak.
Dışişleri Bakanlığı'nın konuyla ilgili, dünkü açıklamasında "Kuruma katılındığı takdirde, ülkemizdeki özel sektör firmalarının yapacakları yatırımlar veya hammadde ithalatı için kurumdan finansman sağlama imkânı ortaya çıkacak" denildi.
Anlaşma TBMM'de onaylandıktan sonra Anayasa Mahkemesi'ne götürülemeyecek. Anlaşmayı Cumhurbaşkanı veto edemeyecek. Türk iç hukukunda karşılığı olmayacağından anlaşma nedeniyle ICD ile Türkiye arasında çıkabilecek anlaşmazlıklarda İslam Adaleti Hakemi'nin sözü geçerli olacak. Yetkililer, Türkiye'de İslami sermayenin dışında ICD olanaklarından yararlanabilecek fazla şirket bulunmadığına da dikkat çekti.