Siyaset de Başbuğ'a kilitlendi

Siyaset de Başbuğ'a kilitlendi
Siyaset de Başbuğ'a kilitlendi

Başbuğ un tutuklanmasın küçük bir grup Silivri Cezaevi nde protesto etti. Fotoğraf: TİMUR TARLIG/DHA

Başbuğ'un tutuklanmasına MHP ve CHP tepki gösterirken, AKP işi yargıya bıraktı. BDP'yse tüm dönemlerin hesabı sorulsun istiyor.

İSTANBUL - Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un Andıç soruşturmasından tutuklanması, siyasetin gündeminde de en üst sıraya yerleşti. İşte devletin zirvesinin ve siyasetin Başbuğ değerlendirmeleri: 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: Bu hukuk düzeni içinde bir yargılama sürecine şahit oluyoruz. Daha fazla söyleyecek bir şeyim yok. Çünkü bağımsız yargının devam ettirdiği bir yargılama süreci vardır. Kimse mahkeme kararı ortaya çıkmadan suçlu ilan edilemez. Bunun önce herkes tarafından bilinmesini isteriz. Sonra da tabii ki herkesin yargı karşısında, hukuk sistemi içerisinde sorumluğu vardır. Dolayısıyla herkes hukuk karşısında eşittir. O bakımdan gayet soğukkanlılıkla takip etmek gerekir. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Özel yetkili mahkemelerin adalet dağıtan birer mahkeme olmadığını, bunların siyasi otoritenin aldığı kararları onaylayan mahkeme olduğunu daha önce ifade etmiştim. Aynı düşüncemi sürdürüyorum. 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli : Bölücü terörle mücadelede eşsiz kahramanlıklar sergileyen TSK’nın en üst mevkilerinde bulunmuş komutanları terör ve örgüt kavramlarıyla ilişkilendirmek ve asıl fail gibi sunmak ayıp ve vebal olarak AKP ’nin lekeli siciline eklenecektir. TSK’nın ve mensuplarının terör örgütü kurmanın üssü olarak takdim edilmesi, önü alınamayacak kriz ve kaoslara meydan verecektir. 

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş: Hükümet bir taşla birkaç kuş vurmaya çalışıyor. Derin yapılardan hesap sorarken, kendi derin yapısını oluşturuyor. Makamı ne olursa olsun suç işleyenlerden adil bir yargılama ile hesap sorulması da elbetteki gereklidir. Fakat bütün bunlar iktidarın siyasi amaçları ve çıkarları içinde kullanılamaz. Başbuğ’un bölgede görev yaptığı yıllarda köy yakmalar ve faili meçhul cinayetleri yaygındı. Savcıların elinde yıllardan beri bu bilgiler olmasına rağmen konunun bekletilmesi, Uludere katliamından bir hafta sonra hayata geçirilmesi de dikkate değerdir. Hem Genelkurmay başkanlığı, hem terör örgütü yöneticiliği yapmışsa Genelkurmay Başkanlığı döneminde yaptığı bütün faaliyetlerin sorgulanması gerekir ve meşruiyetinin tartışılması gerekir. 

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay: Adaletin adaletli ve çabuk olması gerekir. İlker Başbuğ’u biz atadık. Doğrudur. Ama yürüyen soruşturma çok teknik bir konuda. Ayrıntıyı bilmiyorum. Değerli bir çalışma arkadaşımı onda şüphe yok. Uzun yıllar beraber çalıştık. 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu: Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Bu hukuki süreç devam ederken peşin yargılarda bulunmak doğru değil. Önemli olan hukuki sürecin en kısa sürede tamamlanması ve gereksiz spekülasyonların önüne geçilmesidir. Hukuk devleti önünde herkes eşit konumdadır. 

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran: Sayın Başbakan’a sormak gerek. Genelkurmay Başkanı sana bağlı değil miydi? Erdoğan’ın da tanık olarak çağrılıp bilgisine başvurulmalı, tanık olarak dinlenmelidir. (RADİKAL)