Siyasi partilerden Mısır'da yaşananlara ilk tepkiler!

Siyasi partilerden Mısır'da yaşananlara ilk tepkiler!
Siyasi partilerden Mısır'da yaşananlara ilk tepkiler!
Mısır'da güvenlik güçlerinin darbe karşıtı protestoların yapıldığı Rabiatul Adeviyye meydanındaki göstericilere müdahalesine Türkiye'deki siyasi partilerden tekpi gecikmedi. İşte AK Parti, CHP ve MHP'nin Mısır'daki olaylara ilk tepkileri.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, "Maalesef darbenin çirkin yüzünü, iğrenç yüzünü Mısır'da da açıkça görüyoruz" dedi. Çavuşoğlu, Mısır'da güvenlik güçlerinin darbe karşıtı protestoların yapıldığı Rabiatul Adeviyye meydanındaki göstericilere ateş açması sonucu 120 kişinin ölmesi, 4 binden fazla kişinin de yaralanmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU: DARBENİN OLDUĞU YERDE HUKUKTAN SÖZ EDİLEMEZ

"Darbelerden ve çok çekmiş bir ülke ve millet olarak, biz prensip olarak darbeye niye karşı olduğumuzu vurgularken bu endişelerimizi vurguluyorduk aslında" diyen Çavuşoğlu, "Çünkü bir yerde askeri darbe varsa burada insan haklarından, demokrasiden, hukuktan bahsetmek mümkün değildir" ifadelerini kullandı.

Darbelerin hukuksuzca insanları katledebildiğini vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Bu bizim ülkemizde de zamanında oldu, maalesef darbenin çirkin yüzünü iğrenç yüzünü Mısır'da da açıkça görüyoruz. Oradaki askeri darbe sivil insanların üzerine acımasızca ateş açıyor, katliam yapıyor. Maalesef bunu da mübarek ramazan ayında şu mübarek günlerde yapıyorlar. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Burada ne yapılabilir, bugün Türkiye'de polis gaz kullanımında aşırıya kaçtı diye onların tabiriyle günlerce yayın yapanlar, manşet yapanlar Türkiye'ye demokrasi dersi vermeye çalışanlar, Türkiye'ye karşı ilan veren figüranlar, bakıyoruz Mısır'da bir askeri darbe var buna darbe bile diyemiyor. Bu askeri darbe kendi sivil halkı katlediyor, buna da göz yumuyorlar. Her şeyden önce darbelere karşı gerçek demokrasiyi savunabilmemiz için dünya genelinde, gerçek anlamda insan hakkından, demokrasilerden bahsedebilmemiz için bu ikiyüzlülükten ve bu çifte standarttan vazgeçmemiz lazım. Bu tür, darbe, katliamlar konusunda bütün dünyanın tek bir vücut olması lazım. Aksi takdirde birileri eleştirmiş, birileri başka bir şey söylemiş onun çok büyük maalesef ehemmiyeti yok. Ama bugün Mısır'da olanlara darbe bile diyemeyenler çok da fazla bir bu anlamda da maalesef bir şey beklememiz söz konusu değil."

Kılıçdaroğlu: Kınıyoruz
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı yazılı açıklamada, gerekçesi ne olursa olsun, yönetime el koyan Mısır ordusunun kendi halkına karşı silah kullanarak Mısır vatandaşlarının ölümüne yol açmasını kınadıklarını ifade ederek, ordunun görevinin, Mısır vatandaşlarının bütün koşullarda can güvenliğini sağlamak olduğunu vurguladı. Mısır ordusunun darbeden sonraki tutum ve davranışlarının, ülkenin geleceği ve demokrasisi bakımından iyimser olmalarına imkan tanımadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “CHP olarak ülkedeki bütün tarafları ve Mısır ordusunu itidalli davranmaya, şiddeti derhal sonlandırmaya ve bundan sonra şiddete mahal vermeyecek adımları derhal birlikte atmaya davet ediyoruz” dedi.

Mısır'da korkulan oldu


FARUK LOĞOĞLU: ORDUNUN GÖREVİ...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu ise "Mısır ordusunun görevi kendi vatandaşlarına silahla saldırmak ve ölmelerine yol açmak değil, bütün Mısır vatandaşlarının hangi görüşte olursa olsunlar can ve mal güvenliğini sağlamaktır" dedi. Loğoğlu, Mısır'da güvenlik güçlerinin darbe karşıtı protestoların yapıldığı Rabiatul Adeviyye meydanındaki göstericilere müdahalesi sonucu 120 kişinin ölmesi, 4 binden fazla kişinin de yaralanmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Ordunun tavrının kesinlikle kabul edilemeceğini vurgulayan Loğoğlu, "Mısır ordusunun görevi kendi vatandaşlarına silahla saldırmak ve ölmelerine yol açmak değil, bütün Mısır vatandaşlarının hangi görüşte olursa olsunlar can ve mal güvenliğini sağlamaktır" dedi.

"Mısır ordusunun, özellikle de yönetime bir darbeyle el koydukları için birinci vazifeleri vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamaktır" değerlendirmesini yapan Loğoğlu, "Bunu yapmıyorlar ise yanlış yapıyor, tek taraflı hareket ediyorlar demektir. Buna mutlaka şu veya bu gerekçeyi göstererek, davranışlarını izah etmeye çalışacaktır ama bir ordunun silah vatandaşlarının canlarına kıymasını izah edecek hiç bir gerekçe olamaz" ifadesini kullandı.

“Lanet olsun”
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “Kendi halkına kurşun sıkan, masum çocuklara, yavrulara kurşun sıkanlara lanet olsun. Bu insanlara sadece ve sadece darbe karşıtı oldukları için, demokrasi istedikleri için ordu tarafından yaylım ateşi açıldı” dedi. Bağış, korktuklarının yavaş yavaş Mısır’ın başına geldiğini belirterek, birilerinin Mısır’da iç savaş çıkarmak istediğini kaydetti.

Ölüm yağdırıyorlar
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Mısır’da yaşanan katliamdan, bu katliamın emrini veren darbeciler, bu katliam emrini yerine getiren tetikçi katiller sorumlu olduğu kadar, Mısır’daki askeri darbeye destek veren ülke içi, ülke dışındaki herkes ve her ülke esasında müşterek sorumludur” dedi. Mısır’da askere saldıran ya da kargaşa çıkaran kimse olmadığını ifade eden Bozdağ, “Bunların üzerine hedef gözetilmeksizin ölüm yağdırılıyor. Böylesi bir vahşet karşısında bütün uluslararası toplumun, bütün medeni toplumların, insan hakları ve demokrasiden yana olan herkesin tavır koyması ve Mısır’da olup bitene karşı dur demesi lazımdır” diye konuştu.

Siyasi cinayet yerini insanlık cinayetine bıraktı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın Siyasi Başdanışmanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, Mısır halkının adeta zorla darbe yönetimine razı edilmeye, silah zoruyla masaya oturtulmaya çalışıldığına savunarak, “Yapılan katliamın da devam eden baskı ve zorlamanın da kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Baskı, tehdit ve şiddet mazur görülebilir bir yöntem değildir. Kendi halkını düşman gibi gören ve sorumsuzca katliam yapan bir yönetimin iç barışı ve güvenliği sağlayabilmesi mümkün değildir. Darbeyle gerçekleşen siyasi cinayet yerini insanlık cinayetine bırakmaya başlamıştır” dedi.

Mısır'daki kamplaşma tırmanıyor


Parti olarak askeri darbelere karşı olduklarını ve kınadıklarını daha önce defalarca açıkladıklarını anımsatan Loğoğlu, Mısır'da orduyu, ülkeyi şiddetten uzak tutacak ve bir çıkış yolu oluşturacak çerçevenin etrafında toplanmaya çağırdıklarını kaydetti.

"İlla Mursi" şeklinde bir tutumun yanlış olduğunu ve bu durumun Mısır'daki kutuplaşmayı artıracağını savunan Loğoğlu, yapılması gerekenin ise Mursi yanlıları, Mursi karşıtları ve Mısır ordusuna itidal çağrısı yapmak olduğunu söyledi.

Başta Batılı ülkeler olmak üzere AB'den ve BM'den Mısır'daki şiddetin durmasına ilişkin bir açıklama yapılması gerektiğinin de altını çizen Loğoğlu, BM Güvenlik Konseyinin toplanması ve bir karar çıkarmasının zayıf bir ihtimal gibi durduğuna dikkati çekti. Loğoğlu, "Ancak BM'nin bir Başkanlık Bildirisi yayınlayarak Mısır'daki şiddeti hem kınaması, hem şiddetin durdurulması için Mısır ordusuna ve bütün taraflara bir çağrı yapması lazım" diye konuştu.

MEHMET ŞANDIR: MÜSLÜMAN MÜSLÜMANI KATLEDİYOR

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır: "Bu, aynen Suriye'deki gibi gittikçe önlenemeyen bir iç savaşa dönüşür endişesindeyiz" dedi. "Büyük Ortadoğu Projesi'nin çirkin, vahşi yüzü Mısır'da bir daha ortaya çıktı" diyen Şandır, "Müslüman Kardeşler'i iktidara taşıyan küresel güçler, tekrar onu görevden alarak Müslümanı Müslümana kırdırmaktalar. Sonuç olarak Mısır'ı yıkmaktalar. Suriye, Irak nasıl yıkıldı, tahrip edildiyse şimdi sıra Mısır'a geldi. Ondan sonra sıra Tunus'a geliyor gibi görünüyor" değerlendirmesinde bulundu.

Murat Yetkin yazdı. "Mısır tablosunu Gül görüyor Erdoğan görmek istemiyor mu?"


MHP olarak ilk günden bu yana "Arap Baharı" diye başlatılan sürecin demokratikleşme ve özgürlük getirme amacı taşımadığını, küresel güçlerin, küresel projelerinin uygulanması olduğunu dile getirdiklerini vurgulayan Şandır, şunları söyledi: "Büyük Ortadoğu Projesi uygulaması olduğunu ilk günden ifade etmiştik. Şimdi Mısır'da yaşanan son olaylar da göstermiştir ki bu Hristiyan Batı'nın, Müslüman dünyasına düşmanlığıdır. Mısır'da Müslüman Müslümanı katletmektedir. Bu, aynen Suriye'deki gibi gittikçe önlenemeyen bir iç savaşa dönüşebilir endişesindeyiz. Bu olaylar üzerinden Türkiye'yi de tehdit ederek, PKK ile uzlaşmaya, bu bölgede bir Kürt devleti kurulmasına da Türkiye'yi de katmaya çalışıyorlar. Yani Suriye'de, Mısır'da, Irak'ta yaşanan bu hadiselerin üzerinden Türkiye tehdit edilmekte. Türkiye, PKK'ya mecbur bırakılmakta, PKK'nın talepleri Türkiye'yi yönetenlerin eliyle gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Amaç geçen yüz yılın ilk çeyreğinde kuramadıkları Kürt devletini, bu yüz yılın içerisinde kurmaya çalışmaktadır."

Ordunun sivil halka ateş açmasının da kabul edilemez olduğunu bildiren Şandır, "Bu tür olaylarda ordunun devreye girip ateş etmesi, vatandaşının üzerine kurşun yağdırması asla kabul edilemez. Hiç bir şekilde haklı ve meşru gösterilemez" dedi.

Kınıyoruz
Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada da “Kesinlikle kabul ve tasvip edilemeyecek olan bu vahim hadiseyi şiddetle kınıyor, hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz” denildi. 
(AA)