Siyasiler 'etikten' kaçtı, yasa çıkamadı

Siyasetçi ve yakınlarının özellikle ticari ilişkileri, yasal olsa da etik açıdan hep tartışıldı. Bu çerçevede Siyasi Etik Yasası Türkiye'de defalarca gündeme geldi ancak bir türlü çıkarılamadı.



YURDAGÜL ŞİMŞEK / RİFAT BAŞARAN
Siyasi etik konusunda ilk yasa teklifini, ANAP İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı 20. Dönem’de 1997 yılında verdi. Bu teklif Anayasa Komisyonu’nda görüşülerek kabul edildi, ancak yasalaşamadı. Akarcalı’nın, TBMM’nin 21. Döneminde 1999 yılında tekrar verdiği teklif bu kez Anayasa Komisyonu’nda reddedildi.
Siyasi etik konusu, Bülent Ecevit başkanlığındaki 57. Hükümet’te Enerje ve Bayındırlık bakanlıklarıyla ilgili yolsuzluk iddiaları üzerine Eylül 2001’de tekrar tartışılmaya başlandı. Hükümet, Siyasi Ahlak Yasası hazırlığına girişti. Akarcalı’nın 1997’deki teklif, 2001 yılında yine gündeme geldi, ancak kadük kaldı.
Geçen yasama döneminde ‘Siyasi Ahlak Yasası’ teklifi, CHP’li Algan Hacaloğlu 24 Aralık 2002’de Meclis Başkanlığı’na sundu. TBMM’de ‘Etik Komisyonu’ kurulmasını öngören teklif, AKP’lilerin engeliyle komisyonda bile görüşülemedi.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın CHP lideri Deniz Baykal’a yönelik, “Bir liderin muazzam mal varlığı var” sözlerinden sonra çıkan tartışma, etik düzenlemeleri yeniden gündeme getirdi. AKP’nin hazırladığı taslak, 5 Nisan 2006’da tartışmaya açıldı. Hükümet konunun Meclis’e tasarı değil teklif olarak getirilmesi kararını verdi. AKP Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün 19 Ocak 2007’de teklifi sundu. Teklif Anayasa Komisyonu’ndan alt komisyona sevk edildi. Alt komisyon çalışmalarını bir türlü biteremedi. Araya 22 Temmuz seçimi girdi.
AKP’li Üstün’ün ‘kadük’ kalan teklifi yasalaşsaydı, TBMM’de ‘Siyasi Etik Komisyonu’ kurulacak, milletvekili ve bakanların yapamayacağı işler yeniden düzenlenecek, Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu’nda değişikliklerler yapılacaktı. Mal bildiriminde bulunması zorunlu kişilerin kapsamı genişliyecekti. Kanunla belirtilen sınırlar dışındaki her türlü edinim, değeri tutarında haksız mal sayılacak, mal bildiriminde gizlilik ilkesi kaldırılacaktı. Ancak teklifte bu açıklığın nasıl olacağı yer almadı. AKP yöneticileri o dönem, “Resmi gazetede yayımlanması, internet sitelerinde yayımlanması ya da müracaat halinde müracaatçıya verilmesi şeklinde birçok değişik yöntemler uygulanabilir” dedi.

‘Siyasi yakınları nüfuz kullanıyor’
Toplumsal Etik Derneği Başkanı Ahmet Akgün Radikal’e yaptığı açıklamada, “Siyasete giren insanların tamamen ticari hayattan çekilmeli, aynı zamanda akraba, yakınları ve eş dostlarının da ticaret yapmamalarını istiyoruz” dedi. Eskiden Türkiye’de siyasi hayata girenlerin ticaretle ilgilenmediğini ifade eden Akgün, şöyle konuştu: “Şimdi kimse etik kurallara aldırış etmiyor. Siyasi hayata yakınlarını sokuyor, hatta bakanların kendileri bizzat ticareti sürdürüyor. Buna karşıyız. Eskiden bu tür olaylarda istifa ederlerdi. Toplum artık bozuldu. Etik dışı ne kadar davranış varsa gösteriliyor. Siyasilerin yakınları ister istemez nüfuz kullanıyor ve etik dışı uygulamalar hayata geçiyor. Bu insanların ticari hayatlarını sınırlıyor ama nüfuz kullanmanın önüne geçilmesi için siyaset veya ticaretin tercih edilmesi gerektiğini söylüyoruz.”