Sorguya Avrupa makyajı

Avrupa Birliği'ne (AB) uyum sürecindeki Türkiye, sorgu teknikleri ve sorgu odalarını da AB'ye uydurmak için düğmeye bastı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, AB'ye uyum sürecinde Avusturya ve Almanya polisleriyle birlikte geliştirdiği...
Haber: SONER ARIKANOĞLU / Arşivi

ANKARA - Avrupa Birliği'ne (AB) uyum sürecindeki Türkiye, sorgu teknikleri ve sorgu odalarını da AB'ye uydurmak için düğmeye bastı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, AB'ye uyum sürecinde Avusturya ve Almanya polisleriyle birlikte geliştirdiği 'İfade Alma Teknikleri ve Odalarının Geliştirilmesi Projesi' dün törenle başladı. Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki törene, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ve Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanı Doç. Vahit Bıçak da katıldı.
Aksu: Mazeret bitecek
Aksu, çalışmanın işkence iddialarının önlenmesini sağlayacak bir proje olduğunu belirterek, "Proje bittiğinde başta personelin bu konudaki eğitim eksikliği olmak üzere bütün mazeretlerimiz ortadan kalkacak. Böylelikle gözaltı ve sorgulamalarda sık sık karşılaştığımız, ülkemizi uluslararası arenada zor duruma düşüren işkence ve insan hakkı ihlali iddialarına bundan sonra asla meydan verilmeyecek" dedi.
Bıçak: İki risk var
Bıçak ise, ifade alma sırasında sanığın iki riskle karşılaşabileceğini açıkladı: "Bunlardan biri kötü muamele, ikincisi ise sanığın soruşturma konusu suçla irtibatlandırılacak şekilde tahrik edilmesidir." Bıçak, ifadenin elektronik kayıt altına alınmasının şeffaflığı artıracağını da ifade etti.
AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu İdari ve Mali İşler Bölüm Başkanı Yngve Engstrom, projeyle Türk polisini demokratlaştırmayı amaçladıklarını söyledi ve projeyi 1 milyon 345 bin euro ile desteklediklerini açıkladı.
Arslan: Bıçak sırtı gibi
Projeyi yürütmekle görevli Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan da ifade alma işlemini 'bıçak sırtına' benzetti. Arslan, "Konunun bir tarafına ağırlık verdiğimizde mağdur hakları, diğer tarafına ağırlık verdiğimizde sanık hakları tehlikeye düşebilir. Sanığın yaşam hakkı bile tehlikeye düşebilir. Sokağa çıkamayacak durumlara düşebiliriz. Geçmişte böyle örnekler yaşandı" dedi.
2 milyon 300 bin euro'ya mal olacak projeyi Arslan ile Avusturya Ludwig Boltzmann İnsan Hakları Enstitüsü Temsilcisi Hannes Tretter ve Alman Uluslararası Hukuk İşbirliği Vakfı ortaklaşa yürütecek. 18 ay süreli proje kapsamında, 27 ilde toplam 30 adet yeni sorgu odası oluşturulacak.
Uzmanlar, ifade alma teknikleri ve sorgu odalarına insan haklarına en uygun şekli verecek. Proje sonucunda belirlenecek standartlar, ülke geneline yayılacak.
Proje kapsamında, 200 eğitmen ve 800 polis memuru, ifade alma ve hazırlık tahkikatı sırasında toplanan delillerin doğru değerlendirilmesi, elde edilen bilgilerin ifade alma sırasında kullanılması konusunda eğitilecek.
İlk etapta inşaa edilecek yeni sorgu odalarının prototipi de belirlendi. Buna göre, sorgu odaları birbirine bitişik üç ayrı odacıktan oluşacak. Sanığın sorgulanacağı ilk odacık, kamera ve mikrofon sistemiyle donatılacak.
Birincisiyle, tek yönlü görüşe izin veren camla bağlı olan ikinci odacık ise gözlem için kullanılacak. Gözlem odacığında bulunanlar sanığı görebilecek, ancak sanık gözlem odasındakileri göremeyecek. Teşhis amaçlı da kullanılacak olan bu odacık, sanığın bulunduğu odacığa diafon sistemiyle bağlı olacak. Gözlemciler, diafonla sanığa soru sorabilecek.
Üçüncü odacıkta ise kayıt sistemleri bulunacak. Kayıt sistemi, iki monitör, bir adet VHS ve bir adet DVD kayıt makinesinden, bir adet mixer ve kamera kontrol sisteminden oluşacak. Sanığa sorulan tüm soru ve verdiği yanıtlar kayıt altına alınacak.