Sorumluluk almayanın eline kan bulaşır

Sorumluluk almayanın eline kan bulaşır
Sorumluluk almayanın eline kan bulaşır
Erdoğan Türk Antropoloji Enstitüsü'nün 1940'lı yıllarda çıkardığı Türk ırkı üzerine bir kitabı göstererek, 'milliyetçilik' eleştirisi yaptı. CHP, BDP ve MHP'ye seslenen Erdoğan, "Bundan sonra sorumluluktan kaçarlarsa, akan her damla kan ellerine bulaşır" dedi.

(RADIKAL-ANKARA) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , çözüm süreci ile ilgili olarak muhalefete çağrı yaptı. Erdoğan, “ CHP , MHP , BDP bugüne kadar kanın durması için inisiyatif almadılar, sorumluluk üstlenmediler. Eğer bundan sonra da sorumluluktan kaçarlarsa, her damla akan kan onların eline, yüzüne bulaşacaktır. Ama biz onların bu duruşlarına rağmen kanı durdurmak için çırpınacağız” dedi.
Partisinin dünkü grup toplantısında konuşan Erdoğan, terör meselesiyle ilgili MHP’nin hakaret etmek, vurmak ve kırmak dışında tek bir cümle kurmadığını belirterek, “Biz bu ülkede kardeşliği tesis edeceğiz. Hem CHP’ye hem de MHP’ye rağmen bu kardeşliği tesis edeceğiz” dedi. ‘Söyleye söyleye’ muhalefetin Sivas’ın ötesine gitmelerini sağladıklarını kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


İNİSİYATİF ALSINLAR

CHP, MHP, BDP bugüne kadar kanın durması için inisiyatif almadılar, sorumluluk üstlenmediler. Eğer bundan sonra da sorumluluktan kaçarlarsa, her damla akan kan onların eline, yüzüne bulaşacaktır. Ama biz onların bu duruşlarına rağmen kanı durdurmak için çırpınacağız. Onlar ‘Şehit cenazesi gelsin, istismar edelim’ diye ellerini ovuştururken, biz tek bir gencimizin dahi burnu kanamasın diye çırpınmaya devam edeceğiz.

BALDIRAN ZEHRİ İÇERİZ

Eğer bugün çözüm süreci içinde BDP’li milletvekillerine İmralı’ya gitmeleri noktasında Adalet Bakanlığımız eğer izin veriyorsa, müsaade ediyorsa bunun tek nedeni, işte acaba bu yolda bir adım atılabilir mi- MHP bunu da istismar ediyor. Biz çözüm için bu noktada her yola başvururuz. Kayseri’de ifade ettim; Baldıran zehri içmekse, biz o baldıran zehrini de içeriz yeter ki bu ülkeye huzur gelsin, refah gelsin.


GİT TUNCELİ’DE SÖYLE

Meclis kürsüsünde bir milletvekilleri çıktı (CHP’li Birgül Ayman Güler) aleni bir şekilde ırkçılık yaptı. Bir başka milletvekili bakıyorsunuz Meclis kürsüsünde ağzından çıkanı kendi kulağı duymadığı gibi, kendi grubu da duymuyor ama millet duyuyor. Bizim Mardin’de söylediğimizi Rize’de söyleyemeyeceğimizi iddia eden Kılıçdaroğlu eğer cesareti varsa o İzmir milletvekilini de yanına alsın gitsin o düşünceleri kendi memleketi Tunceli’de dile getirsin. Bak biz Mardin’de söylediğimizi İstanbul’da söyledik, Ankara’da söylüyoruz, yakında Rize’de söyleyeceğim. Gider Tunceli’de de söylerim. Buyur Tunceli’ye git, televizyon programında söylediğin millet tanımını Tunceli’de yap, seni o zaman görelim.

BÖYLE MİLLET TARİFİ OLUR MU

(Türk Antropoloji Enstitüsü’nün 1940’lı yıllara ait bir kitabını göstererek) Enstitünün bir laboratuvarının resmi var. Raflarda yüzlerce kafatası. İncelenmiş ya da incelenmeyi bekliyor. Trakya’dan şu kadar, Bursa, Bilecik mıntıkasından şu kadar, Çanakkale, Balıkesir, Manisa mıntıkasından şu kadar... Şimdi soruyorum bizim millet tarifimiz bu olabilir mi?