STK'lar başkanlık sisteminde çekinceli

Haber: AYÇA ŞENER - ayca.sener@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - Meclis’te yeni anayasa için yazım süreci başlarken hükümetten gelen ‘başkanlık sistemi’ önerisi tartışmalarına sivil toplum örgütleri de katıldı. Örgütlerin görüşleri şöyle: 

‘Diktatörlük getirir’
Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu: “Bu sistem ABD dışında hiçbir ülkeye demokrasi getirmemiştir. Özellikle siyasi parti meclis gruplarının, grup kararıyla hareket etmek zorunda kaldıkları, milletvekillerinin genel başkanın isteği doğrultusunda tekrar seçilebildikleri yapılarda, yürütme organı başkanlık sisteminde yasama organıyla fiilen birleşir. ABD’de bu sistemin işlemesinin sebebi, temsilcilerin parlamentoya girerken güçlerini genel başkandan değil, seçmenden almalarıdır. Parti içi katı disiplinin bulunmayışıdır. Bu sebeple parlamento ve başkan arasında bir denet-denge sistemi kurulmuştur. Böyle bir sistem Türkiye ’de bulunmadığına göre, başkanlık sistemi Türkiye’ye fiilen diktatörlük getirir. 

‘Denetleme yetkisiyle olur’
Mazlum-Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal: Yasama ile yürütmenin iç içe olduğu siyasi bir gelenekte, bu sistem yasamanın denetlenmesini sıkıntıya sokar. Ancak Siyasi Partiler Kanunu’nda ve Meclis’in İç Tüzüğü’nde değişiklikler yapılır, muhalefet partilerine denetleme yetkisi verilirse, o koşullarda uygulanabilir. Bu süreçte Meclis’teki komisyonlarda bile yetki iktidar partisinde. Bu şartlarda uygulanmamalı.
İnsan Hakları Derneği Başkanı Öztürk Türkdoğan: Eğer Ankara hiçbir yetkisini yerele devretmeyecekse, başkanlık sistemi çok gereksiz olur. Şu andaki sistemle bunu desteklemiyoruz. Milletvekillerinin seçildiği bir meclis ve senatonun olduğu ama başkanlık sisteminin de olduğu bir model düşünüyoruz. Buna en yakın örnek Fransa. Orada da özerk bölgeler, çift parlamento ve yarı başkanlık var. 

‘Halkla tartışılmalı’
DİSK Başkanı Erol Ekici: Dört tane siyasi parti yeni bir anayasa hazırlayacaklar ve herkesin kırmızı çizgileri var. Şimdi böyle bir süreçte AKP ’nin ve Başbakan’ın dayatması ile bu demokratik anayasa beklentisini de suya düşürecek bir süreç oluştu. Daha doğru dürüst parlamenter sistemin gereklerini yerine getirmeyen bir ülkede, demokrasinin yerine oturmadığı bir yerde başkanlık sisteminin nerelere kadar tartışılacağı çok açık. Bu böyle akla gelince ortaya atılacak bir konu değil, halkla, sivil toplum kuruluşlarıyla tartışılacak bir konu.