Şu anda en büyük parti, "Erdoğan durdurulsun partisi"

Şu anda en büyük parti, "Erdoğan durdurulsun partisi"
Şu anda en büyük parti, "Erdoğan durdurulsun partisi"
"AKP Neden Kazanır, CHP Neden Kaybeder?" kitabıyla büyük ses getiren reklamcı Ateş İlyas Başsoy, Türkiye'de şu anda en büyük partinin "Tayyip Erdoğan durdurulsun partisi" olduğunu söylüyor. Muhalefetin bu kesime güven vermesi gerektiğini belirten Başsoy, MHP'nin ise seçimin yükselen partisi olduğuna dikkat çekiyor.
Haber: BARÇIN YİNANÇ - barcin.yinanc@hdn.com.tr / Arşivi

NEDEN?

Ateş İlyas Başsoy, üniversite yıllarından beri reklam sektöründe olup kendini reklamcı olarak tanımlamayı tercih etmeyen bir isim. Başsoy’a göre, "reklamcı"lık bir "kimlik" değil, bir "giysi." 2009 yerel seçimlerinde Antalya’da yürüttüğü kampanyayla CHP ’yi zafere taşıyan Başsoy, 2011 yılında yayınladığı “ AKP Neden Kazanır, CHP Neden Kaybeder?” kitabıyla, AKP’nin seçim başarılarının arkasındaki sırrı açıklarken, muhalefet partilerinin yanlışlarına dikkat çekmişti.

Ateş İlyas Başsoy'a göre şu anda en büyük parti "AKP kazanamasın", "Tayyip Erdoğan durdurulsun" partisi. Muhalefet bunu iyi görürse ve geçmiş hatalarını tekrarlamazsa, seçimde başarılı olabilir. Bu seçimde MHP'nin ciddi şekilde oy arttıracağını söyleyen Başsoy'a göre HDP'nin izlemesi gereken doğru tarzı da yerel seçimdeki gibi Sırrı Süreyya Önder'in CHP'ye muhalefeti değil, Selahattin Demirtaş'ın yaptığı gibi iktidara, Erdoğan'a muhalefet.

Seçimler yaklaşırken siz nasıl bir Türkiye görüyorsunuz?

Türkiye Gezi olaylarıyla beraber önemli bir fırsat yakaladı; güven toplumu olma fırsatı. Toplumlar üçe ayrılıyor; bir çocuk toplumlar var, Afrika, Ortadoğu’daki ülkeleri örnek verebiliriz bu toplumlara. Çocuklar gibi anne babaya; yani lidere tapma var. İtaat kültürü hakim.

Ergen toplumlara Rusya, Meksika, Türkiye gibi ülkeleri örnek gösterebiliriz; anne babadan, tarihinden utanma durumu var; kendiyle ontolojik savaş içinde olma ve isyan var bu toplumlarda.

Daha yetişkin toplumlarda ise Avrupa; Amerika, Kanada gibi anne babayı sevme; yani sevgi içinde olunması; toplumun kendisiyle barışık olması var. Biz Gezi’de böyle bir toplum olma yoluna gitmiştik; yani bir lidere tapmamız gerekmiyor kendi kendimizi idare edebiliriz dedik. Bu hayale tecavüz edildi. Kendini baba gibi gören en doğruyu ben bilirim diyen bir lider için böyle bir hayalden tehlikelisi yok; onun için bu tehlikenin yok edilmesi gerekiyordu. Dolayısıyla bırakın güven topumu olmayı aksine Kuzey kore gibi Suudi Arabistan gibi bir huzur toplumuna dönüştürme çabası içine girildi; tabii tırnak içinde “huzur.” Türkiye ezelden beri bir korku toplumu idi. Burda kastedilen biat edersen huzurlu olursun. Korkmamak için lidere itaat et böylece huzuru bul. Başkanlık sistemi özetle bu. Ama asıl olan güven toplumu olmaktır. Değiştirilemez yasalar; eğilip bükülemez normlar ve kanunlar var. Türkiye 200 yıldır bir güven toplumu olmaya çalışıyor; batılılaşma aslında bu. Ancak bunu dönüştürmeye geri döndürmeye çalışan bir ebleklikle karşı karşıyayız. Ama olmayacak duaya amin diyoruz. Türkiye’de son derece iyi yetişmiş çok geniş bir kitle var. Son iki yıldır Geziyi yok etme; manipüle etme çabalarının orta ve uzun vadede başarılı olacağını zannetmiyorum. Bu yaşadığımız karanlık günlerin de geride kalacağnı düşünüyorum. Bunu Bir AKP karşıtlığı olarak düşünmeyin; bu gündelik siyasetin ötesinde bir şey.

AKP’de yöneticiler ve oy verenlerin içinde milyonlarca akıllı fikirli insanlar var; onlar da bu durumdan rahatsız. Ama bilgiye ulaşamayan, en eğitimsiz bırakılmış kitleyle medya manipülasyonu ve diğer iktidar araçlarının kullanımıyla bir faşizm modeli yerleştirilmeye çalışılıyor.

Önümüzdeki seçimler bahsettiğiniz çabalar açısından önemli; Türkiye’yi nasıl bir seçim süreci bekliyor?

AKP akıl almaz bir şike ve hile ile seçim kampanyası yürütecek. Dini kullanmak şikedir. Ayrıca seçimlerde hile yapıyor.

Hileden kastınız nedir? Oy çalma mı?

Oy çalmadan tutun da örneğin; cumhurbaşkanlığı seçiminde; para toplanma yollarına bakın; diğer adaylara destek sağlayacaklara aba altından sopa göstermeler; iktidarın korkunç maddi gücüyle diğer iki aday ezilmeye çalışıldı. AKP bu haksız rekabeti bu seçimde de yapacak. Şu anda emin olun 1100 odalı sarayın bir kaç odasında entegre bir şekilde nasıl oy çalarız diye bilimsel çalışma yapılıyor.

Diğer partilere gelirsek; CHP’ye gördüğüm her noktada şunu söylüyorum; lütfen artık ekonomik kriz çıkacak demeyin. Yıllardır ekonomik kriz çıkacak diyorsunuz; ekonomik kriz öyle bir şey ki; söyleyince çıkar ve söyleyenin de üzerine kalır. Şunu söylemeleri lazım; Türkiye Kemal Derviş’le dünya ekonomisine entegre oldu; o yüzden Türkiye’de bir ekonomik kriz çıkmasına dünya ekonomisi izin vermez: Bu sadece AKP için geçerli değil kim gelirse gelsin iktidara; ÖDP de gelse gene kriz çıkmaz. Yunanistan için tüm dünya formül bulmaya çalışıyor. Kriz çıkacak, ekonomi çok kötü söylemi terkedilmeli. CHP’nin iktidar gibi konuşması gerekir. Emeklilere verdiği vaad gibi ortalama insanın hayatına kalite getirecek konularda iktidar gibi konuşması gerekir. Yine AKP’nin kara dediğine ak diyerek seçim kampanyası yaparsa bu AKP’ye yarar.

MHP’nin BBP ve Saadet Partisi ile koalisyon yapmasının önünde ne engel var anlamıyorum, 70’lerde Milliyetçi Cehpe diye birleşiyorlardı; şu anda birleştikleri noktada oyları yüzde 25’i bulabilir. MHP yapmaz nedense, neden yapmıyor aklım almıyor.
Bu seçimin kilidi HDP. HDP’nin seçim kampanyasında iktidara karşı konuşması gerekir.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde iktidara muhalefet etti ve bunun mükafatını gördü; yerel seçimlerde CHP’ye muhalefet etti; bunun da cezasını gördü. İki tane tarz var. Bir Sırrı Süreyya tarzı; CHP’ye muhalefet eden; bu yürümedi, başarısız oldu; İstanbul’da mesela beklentinin altında oy aldılar. Üç ay sonra cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş başka bir tarz gösterdi; iktidara karşı muhalefet yaptı ve bu yürüdü.

HDP emekçinin, fakirin, zor durumda olan insanların partisi olursa Türkiye partisi olur. Böyle bir partinin barajı geçeceğini hatta bir kaç puan üzerinde alacağını düşünüyorum.

Yani AKP’ye muhalefet ettiği, CHP’yi ise hedef tahtasına koymadığı sürece bu ikisinden de oy çalar diyorsunuz.

Evet, bunu da şöyle açıklayayım: Türkiye’deki en büyük parti 'AKP kazanmasın' partisi. 'Tayyip Erdoğan durdurulsun' partisi. Yüzde 10 barajı olan ülkede insanlar oylarını inandıkları partiye değil kerhen; asgari müşterekte birleştikleri partiye verirler, hiç baraj olmasa yada yüzde 2 veya 3 olsa CHP’nin oyunun bu kadar olmayacağına eminim; ki bu AKP ve MHP için de geçerli; insanlar bu partiye oy vermezsem bu rakibe yarar; istesem de istemesem de bu partiye vereyim diyorlar.

Bu seçimlerin geçen seçimlerden önemli bir farkı var; Meclis'e dördüncü bir partinin girme ihtimali var. Bir parti barajı aşabilir. HDP’nin yüzde 6.5-7 oyu olduğu kanıtlandı. Üstüne cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 9.7 aldı. Demek ki bu parti barajı aşarsa Türkiye’de bu liderlik sultasını yaratan üç partili sistem biter demektir. Bence bu seçimlerdeki felaket senaryosu HDP’nin yüzde 9.9 yada 9.5’le baraj altında kalmasıdır. Bu korkunç bir temsilin meclis dışı kalması demek bunun felaket sonuçları olur. Barajı aşması ise Türkiye demokrasisi açısından muazzam kazanım olacak. CHP ve MHP; 'AKP kazanmasın partisi'nden oy alacak; HDP de almalı.

AKP kazanmasın diyenlerin dışında seçmenlerin genel beklentisi ne olacak? Kamuoyu şirketleri Türkiye’de son kertede seçmenin ekonomik durumu gözönüne alarak oy verdiğini savunuyor.

Türkiye’de bir; partisine oy veren var iki duruma oy verenler var. Türkiye seçmeninin dörtte biri siyaset olmaksızın oy veriyor.

Siyasetsiz oy veren seçmenin oyu şimdiye kadar AKP’ye gidiyordu.

Yerel seçimlerde tapeler vs. öyle ortam kutuplaştı ki, Türkiye elden gidiyor durumu yaratıldı ki bu durum siyasetsizleri de siyasi yaptı ve siyasi karar alarak oy verdi. Şimdi siyasetsiz seçmen tekrar kartları nasıl kararım diye düşünecek. 2011 seçimlerinde siyasetsiz oylar AKP’ye kaymıştı; CHP ve MHP’nin de yanlış politikaları sayesinde. Ama sonra AKP ne yaptı; Türkiye’yi Suriye’de savaşa soktu; bir milyondan fazla göçmen geldi.

Garip uluslararası anlaşmalar oldu. AKP ılımlıdır; iyi şeyler yapıyor imajı zedelendi. İnsanlar başkanlık sistemine dönüşürsek sonumuz ne oluruz diye düşünecek. Bu insanları CHP, MHP, HDP ne kadar ikna edebilir; seçimlerde bunu göreceğiz. O kadar hazırlarki ikna olmaya.

AKP imajı zedelendi diyorsunuz ama yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimleri pek de öyle olmadığını göstermedi mi?

Ben yerel seçimi öyle okumuyorum.

Yerel seçim bir kaostu; tapeler çıkıyordu. Son dönemde öyle şeyler çıktı ki; tamamen uluslararası komploymuş görüntüsü veren tapeler yayınlandı.

Tapelerin doğru olması bir yana ama insanlar ben bu uluslararası dizayna karşıyım dediler. CHP’nin de tapeleri kullanmaması gerekirdi.

MHP'Yİ YÜKSELTECEK YENİ BİR DİNAMİK VAR

HDP güçlendiği ölçüde MHP de güçleniyor deniyor; katılıyor musunuz?

MHP kesinlikle güçlenecek ve bu seçimde oylarını arttıracak. Ama oylarını arttıracak olmasının bir başka temel sebebi daha var, IŞİD. MHP kuruluşundan beri üçüncü kez karşısında reaksiyon yapılacak bir aksiyon görüyor. İlki solculardı; sonra Kürtler oldu, şimdi ise varoşlarda bazı arkadaşlar IŞİD’ci oluyor ve araştırma verilerinden, bazı araştırma şirketleriyle yaptığım konuşmalardan biliyorum ki; diğerleri bunlar bizim de kafamızı kesecekler diye tepki duyuyorlar.

MHP’nin kendinin bile şu anda farkında olmadığı, MHP’yi yükseltecek yeni bir dinamik var. MHP’nin karşıtı sadece Kürtler değil MHP kendine yeni bir karşıt buldu radikal dinciler.

Normalde MHP’nin dindarlıkla pek bir sorunu yok halbuki.

Evet ama radikal İslamcıların Türkiye’nin varoluşuna kastettiklerini, Türkiye’yi kaosa götüreceklerini düşünen gençler var. Bunlara sorduğunuzda Türkiye’yi Suriye gibi yapmak istemiyorum; ülkeme sahip çıkmak istiyorum diyor. Varoşlarda kaynayan bir Türkiye var. Bir gencin radikal Islama geçmesini diğerleri Türk olmaya ihanet olarak Türkiye projesine ihanet olarak gördüğü noktada MHP devreye giriyor.

Son olarak medya’nın seçimlerde ne ölçüde etkisi olacağını düşünüyorsunuz?

Tüm olay TV’deki dizi ve yarış programları. Gezi’den beri Erdoğan’ın yaptığı en belirgin görsel nedir; Orhan Gencebay’la Kibariye’yle yanyana gelmek. Orhan Gencebay’ı yanına alan seçimleri kazanır. CHP Ali Taran’la anlaşmış. CHP o popülerliği belki yakalayabilir.

Ali Taran bizim meslekte ustalarımızdan bir tanesi; gerçek bir reklamcı. Yıllardır Türkiye’yi bir çok sefer ağlatmış ve güldürmüş biri.