'Suriye halkı zafere yakın'

'Suriye halkı zafere yakın'
'Suriye halkı zafere yakın'

Başbakan Erdoğan büyükelçilerle iftar yemeğinde bir araya geldi.

Başbakan Erdoğan, Suriye'de rejimin paniklediğini ve halkın zafere her zamankinden daha yakın olduğunu söyledi.
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - Büyükelçilerle dün akşam iftarda bir araya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ı eleştirmeye devam etti. “Suriye’de bu kanlı rejim er yada geç mutlaka gidecektir. Nitekim son günlerde panik halinde acımasız katliamlar Suriye’de rejimin yok olmaya giden ayak seslerini de tüm dünyaya ilan etmiştir. Biz Suriye halkının zafere her zamankinden daha yakın olduğuna inanıyoruz“ diyen Erdoğan, düşürülen Türk uçağı ilgili olarak da, “Suriye rejiminin bu gelişmelerden ders almayıp düşmanca tavırlarını sürdürmesi halinde Türkiye misliyle karşılık vermekten kaçınmayacaktır” ifadesini kullandı. 

‘BM, Arakan’da göreve’
Erdoğan, İsrail ve Suriye’ye davet yapılmayan iftarda yaptığı konuşmada Türkiye’nin dış politikasının son dönemde bazı kesimler tarafından eleştirildiğini hatırlattı. “Türkiye kriz bölgelerindeki sorunlara mesafeli dursun” denildiğini belirten Erdoğan, “Şunu net ifade etmek durumundayım. Dünyanın her kriz bölgesine çıkarlarımız doğrultusunda değil. Sadece ve sadece insani boyutta, vicdan gözlüğü ile bakıyoruz” dedi. Erdoğan şöyle konuştu:
“Arakan bölgesinde insanlık katlediliyor. BM’yi burada göreve davet ediyorum. Bu daveti yapmaktan daha normal, insani ne olabilir. Burada bir avuç Müslüman ne yazık ki oradaki ağırlıklı yönetim tarafından şu anda katlediliyor, yakılıyor. Bunu seslendirmekten daha tabi ne olabilir? Bu bizim insani görevimiz.” Suriye’de devam eden iç karışıklıklara dikkati çeken Başbakan, sözlerine şöyle devam etti: “Eğer Suriye’ye bakıp, ‘Suriye’de diplomasi, siyaset çarpışıyor. Suriye’de mezhepler çarpışıyor diyerek yüreklerini serinletenler varsa onlara diyorum ki: Hayır Suriye’de insanlık topyekun katlediliyor. Mart 2011’den bu güne 20 bine yakın insan öldürüldü. Bütün bu insanlar niçin ülkelerinden kaçıyor? Suriye’de ölenler insandır, candır. Arakan’da ölenler insandır, candır. Brüksel’de, Paris’te, Londra’da, Washington’da yaşayanlar ne kadar insansa Şam’da, Halep’te, Dara’da Hama’da, Humus’ta yaşayanlar Arakan’da yaşayanlar da o kadar insandır. Biz Türkiye olarak vicdanın sesine kulak veriyor, tarafsız , çıkar kaygısından uzak insaniyetten bakıyoruz. Bizim tepkilerimizi hiç kimse yanlış anlamasın, farklı yerlere de çekmesin. Kuzey Afrika’da başlayan halk hareketleri ile birlikte biz Suriye’ye dostça kardeşçe uyarılarımızı yaptık. Ancak uyarılarımızın hiçbiri dikkate alınmadı. Verilen sözlerin hiçbiri tutulmadı. Eğer Esad yönetimi uyarılarımızı dikkate almış olsaydı Suriye bugün bu yaşadıklarını yaşamıyor olacaktı. Son 48 saate katledilen sayısı 550 kişi. Buna nasıl sessiz kalınır? Nerde dünyanın barışı savunan egemen güçleri? Suriye rejiminin kimyasal silah kullandığına yönelik iddialar da dillendiriliyor. Annan Planı istismar aracı haline gelmiştir. Uluslar arası toplumun daha fazla sorumluluk alması gerekiyor. BM Güvenlik Konseyinin gerekli adımları atması artık bir zarurettir. Suriye’de bu kanlı rejim er ya da geç mutlaka gidecektir. Nitekim son günlerde panik halinde acımasız katliamlar Suriye’de rejimin yok olmaya giden ayak seslerini de tüm dünyaya ilan etmiştir. Biz Suriye halkının zafere her zamankinden daha yakın olduğuna inanıyoruz. Ancak Suriye halkı zaferini ilan ederken bugüne kadar akan kan, kanın akmasına izin verenlerin alnına kara bir leke olarak kazınacak ve oradan hiç çıkmayacaktır.” 

Suriye’ye misliyle cevap
Erdoğan, Suriye tarafından düşürülen Türk uçağı ile ilgili olarak da, “uçağımız düşmanca bir tavırla hedef alındı. Her ülkenin hava sahası başka ülke uçakları tarafından zaman zaman kısa süreli ihlal edilir. Ancak bizim uçağımıza yönelik hiçbir uyarı yapılmamıştır. Kısa süreli bir ihlal olmasına karşın uçağımız hasmahane bir tavırla düşürüldü. Türkiye uluslar arası hukuk çerçevesinde bu düşmanca tavır karşısında tüm önlemleri almıştır. Benzeri bir hadisenin yaşanmasını engellemek amacıyla Türkiye angajman kurallarını değiştirmiştir. Suriye rejiminin bu gelişmelerden ders almayıp düşmanca tavırlarını sürdürmesi halinde Türkiye misliyle karşılık vermekten kaçınmayacaktır” dedi.