Suriye'de temel soru: Hedef ne?

Suriye'de temel soru: Hedef ne?
Suriye'de temel soru: Hedef ne?
Genelkurmay kaynakları siyasi partilerin millet iradesini etkileyecek şekilde TSK ile ilgili planlar yapmasını ve söylentiler çıkarmasını doğru bulmadıklarını ifade ediyor.
Haber: AHU ÖZYURT / Arşivi

RADİKAL - Modern orduların üst kademeleri bir operasyon öncesi ya da çatışma halinde olacakları tartışır, savaş oyunu oynarken şu soruyla başlar: “Sonunda ne olacak, nihai amaç ne?”

Suriye’de şu anda yaşanan uzun ve çok katmanlı iç çatışma hali 21. Yüzyılın yeni çatışma tanımını ortaya koyuyor. Önümüzdeki yıllarda Ortadoğu ’da daha da sık karşımıza çıkabilecek bu çatışma türü, Türkiye gündemine CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin tarafından atılan “Türkiye iki gün içinde Suriye’ye girecek” iddiası nedeniyle yine gündemde.

En baştan belirtmek gerek ki, Genelkurmay karargahı, bu söylenti nedeniylekızgın. Radikal islami gruplar, farklı ülkelerden savaşçılar, yüzlerce istihbaratçı ve halen devrik ya da kısıtlı otoritesiyle hükmeden Beşar Esad’ın bulunduğu ve kimin kimle çarpıştığının belli olmadığı bu coğrafyaya Türkiye gibi köklü adımlar atan bir ülkenin girmesinin hata olduğu kanısı hakim.

Genelkurmay kaynaklarına göre, “Yurtta sulh cihanda sulh” ilkesini benimsemiş bir ülkenin ordusunu bu bataklığa çekmek ya da “savaşa girecek” diye nitelemek askeri otoriteye haksızlık.

Uzun süreden beri siyasi tartışma ortamının dışında duran TSK, görevini yerine getirme hassasiyeti içinde. Sınırların güvenliği de bunların en başında yer alıyor. İşte tam bu noktada iç siyasi konuların içine çekilme ihtimali Genelkurmay’ı rahatsız ediyor.

Görüştüğümüz Genelkurmay kaynakları “Biz bize verilen her türlü görevi, yurt içinde ve dışında yerine getirmeye muktedir bir Orduyuz. Ancak siyasi partilerin millet iradesini etkileyecek şekilde TSK ile ilgili planlar yapmasını ve söylentiler çıkarmasını doğru bulmuyoruz” ifadesini kullandılar.

Bu ifadeler çok da şaşırtıcı değil. Halen İstanbul ’da devam eden Savunma Sanayi Fuarı IDEF’te en yeni teknolojiler sergileniyor.

Bizim de iki gündür izlediğimiz fuarda TSK’nın pekçok üst düzey komutanının yanı sıra genç subayları hatta Harp Okulu öğrencileri bile yeni teknolojileri tanımak, geleceğin çatışma ortamını öğrenmek için geldiler. Komuta kademesi, modern teknoloji ve güçlenen insan kaynağı ile geleceğin ordusunu kurma derdinde. ABD ile görüşmeler ve seçenekler tartışılsa bile sahadaki realite TSK’nın enerji kaybına müsait değil.

Strateji analistlerine göre TSK’nın kaygılarını ortaya koyan nedenlerde şöyle:

Kara harekatı için düzenli ordu formasyonu ve mekanizmasına sahip Kara Kuvvetleri Suriye’ye girerse  karşılarında kimi bulacaklar?

Yanımızda ya da müttefik saflarda yer alacak grupların uluslararası arenada tanınırlığı var mıdır?

Dost kim? Düşman kim?

“Halep’in düşmesi halinde orada bulunalım, muzaffer tarafta yer alalım” fikri siyaseten anlaşılabilir. Ama alçak irtifada bile olsa hava operasyonuna katılacak Türk uçakları daha önce de olduğu gibi Suriye hava savunma sistemleri ya da ISİD tarafından hedef olabilir. Bu da Türkiye’yi topyekün savaşa sokar.

Nihai hedefin belirsiz hatta muğlak olduğu böyle bir girişim Türkiye’de seçim öncesi iç istikrarsızlığı tetikler ve çok daha büyük bir çatışma ortamı yaratır.