'Taşeron arıyorlar'

CHP lideri Deniz Baykal, ABD Başkanı George W. Bush'un Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a başkanlık sitemine geçilmesini tavsiye ettiğini öne sürdü. Baykal dün CHP grup toplantısında şunları söyledi...

ANKARA - CHP lideri Deniz Baykal, ABD Başkanı George W. Bush'un Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a başkanlık sitemine geçilmesini tavsiye ettiğini öne sürdü. Baykal dün CHP grup toplantısında şunları söyledi:
Rejim masa başında belirlenmez: Adalet Bakanı, Anayasa Komisyonu Başkanı ve Başbakan'a yakın bazı medya mensupları başkanlık sistemiyle ilgili bir tartışma başlattı. Ülkelerin rejimleri hafta sonu başlatılan tartışmalarlar veya masa başında yapılmaz. Rejimler tarihi süreçler içinde belirlenir. Türkiye rejiminin temelinde milli idare vardır.
Müteahhit aranıyor: Başbakanın yakın çevresinden, Erdoğan'la görüşmesinde Bush'un da başkanlık sistemini telkin ettiğini öğreniyoruz. ABD, 200 yıldır başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Bu sistemin de aksayan bazı yönleri olduğu son seçimlerde ortaya çıktı. Aksayan yönleri var diye hafta sonu ABD'nin sistemin değişmesini tartışmaya açtığına tanık oldunuz mu? Bunlar müteahahit arıyorlar. Sorunlarını çözecek teşeron arıyorlar. Eğer Türkiye'de başkanlık sistemi olsaydı 1 Mart'ta ne olurdu? Türkiye'nin kaderi 550 milletvekiline değil de bir kişinin eline teslim edilseydi Türkiye'yi Ortadoğu bataklığının içine çekecek bu karara 'Hayır' diyebilir miydi?
Bu arayışın altında Erdoğan'ın 'hem başbakan hem de cumhurbaşkanı nasıl oluruz' arayışı yatıyor. Kimse Türkiye'nin rejimini değiştirecek bir girişime heveslenmesin. Kimse siyaset ve rejim terziliğine soyunmasın.
Kürt bildirisi başarısız: Türkiye'nin AB üyeliğinin görüşüleceği zirve öncesi bazı Avrupa gazetelerine verilen 'Kürtler ne istiyor?' ilanında anayasal düzen açıkça ikili bir yapıya dönüştürülmek isteniyor. Türkiye'de kimse kimsenin dinini, etnik kimliğini ve mezhebini dayatma hakkına sahip değildir. Elbette bu millet içinde ırk, mezhep ayrımı olabilir ama bu kaderde ve kıvançta bir millet olmamızı engellemez. Bunu tersine döndürmenin kimseye yararı yoktur.
Tam üyeliği içinize sindirin: 17 Aralık'ta alınacak karar Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini içine sindiren bir karar olmalıdır. İçine sindirememiş, ikircikli, müphem bir tavır olmamalı.
Özel statü düşünemeyiz kardeşim, onları düşünemeyiz. Eğer onları düşünüyorsanız dürüst olalım, birbirimizi yormayalım. Türkiye üyeliği için 'derogasyon' ifadesi kullanılırsa bilin ki biz normal AB üyeliği konumunun dışına çıkarılmışız demektir.
AB Kıbrıs'ta mahçup olmuştur: AB Kıbrıs konusunda ciddi yanlışlıklar ve tutarsızlıklar içine sürüklenmiştir. AB'nin Kıbrıs'ı şimdi hatırlatması anlaşılması güç bir durum. Aslında Kıbrıs'ı unutturması lazım. AB Kıbrıs konusunda mahçup duruma düşmüştür. 40 yıldır çözümlenememiş bu sorunla ilgili olarak Türkiye'ye, AB ile müzakerelerin başlayacağı bir süreçte 'Adadaki Rum siyasi yapısını benimse' demek kadar haksız ve yanlış bir şey olamaz.