TBMM Başkanı Çiçek: HDP ilgisi, Hz. Ali sevgisinden değil Hz. Muaviye'ye düşmanlıktan

TBMM Başkanı Çiçek: HDP ilgisi, Hz. Ali sevgisinden değil Hz. Muaviye'ye düşmanlıktan
TBMM Başkanı Çiçek: HDP ilgisi, Hz. Ali sevgisinden değil Hz. Muaviye'ye düşmanlıktan
7 Haziran'da görevine veda edecek Meclis Başkanı Cemil Çiçek gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Çiçek, "Toplumdaki gerginliğin kaynağı grup toplantıları" dedi. Çiçek HDP'ye yönelik ilgi için de ilginç bir açıklama yaptı.

RADİKAL - AK Parti ’nin 3 dönem kuralı doğrultusunda seçimlerden sonra parlamentoya veda edecek olan Meclis Başkanı Cemil Çiçek Hürriyet gazetesinden Cansu Çamlıbel'e konuştu.

Gündemi değerlendiren Çiçek, Meclis’te yaşanan gerginliklere değinerek, “ Bugün herkesin kabul ettiği bir şey var ki; toplumda ciddi bir gerginlik var. Bu gerginliğin önemli platformlarından biri salı günleri yapılan grup toplantılarıdır. Bu bir rezalettir. Yazdım, söyledim, herkesle konuştum. Benim çevik kuvvetim yok, kapının önüne dikemem. Parlamento içinde fiziki güç kullanılmaz, bu parlamento kavramıyla bağdaşmaz. Tatlı dille, nezaket içinde bunları yapmamalarını söylersiniz. Buna rağmen her salı adeta kâbus yaşadığımız gün. Daracık bir mekânda 15-20 bin kişi. Hepsi de kendi grup yönetmeliklerine açıkça aykırı. Kuralı koyan kurala kendisi uymuyor” dedi.

HDP’nin barajı aşıp aşamayacağı sorusu üzerine ise şu şekilde cevap verdi:

“Şu anki Meclis yüzde 10 barajına rağmen seçmenin yüzde 95’ini temsil ediyor. Bir sonraki seçimde kimin ne olacağı, seçime katılım oranına bağlı. HDP’ye ilgi biraz da şuna benziyor; Hazreti Ali sevgisinden değil, Hazreti Muaviye’ye düşmanlıktan dolayı bazen insanlar bir yerde olur. Galiba Ak Parti ’nin iktidar olmasını arzu etmeyen bir kısım çevrelerin şöyle bir hesabına dayanıyor; HDP barajı aşarsa büyük ölçüde AK Parti’den oy alacak, AK Parti’nin milletvekili sayısı düşecek, böylece başkanlık sistemi de engellenir. Oysa vatandaş kimi seçerse herkesin kabul etmesi lazım. HDP de bir partidir, seçime giriyor.

“Vatandaş bunları değerlendirir, ben vatandaşa güveniyorum. Ben şimdi bir parti lehine ya da aleyhine konuşmayı doğru bulmam. Ama vatandaşımız Meclis’te en yüksek temsilin olması yönünde 2011’de önemli bir irade koydu; yüzde 95 temsil.

“Bu da parlamentonun yaptığı işlerin meşruiyeti açısından önemli bir fırsat. Şunu kabul edelim, ondan sonrası kolay; kurallara uymak kaydıyla her siyasi görüş siyaset yapabilir, Meclis’e girebilir. Partilere düşen de vatandaşın bu beklentisinin hilafına demokrasiyi kullanmamalarıdır.”