TBMM'den cemevi savunması

TBMM'den cemevi savunması
TBMM'den cemevi savunması
Meclis'te cemevi açılması için dava açan CHP'li Aygün'e Meclis'ten yanıt geldi: Hacı Bektaş-ı Veli Külliyesi'nde cami var, cemevi yok. Cemevi ve benzeri yerler ibadet yeri kapsamında değerlendirilemez
Haber: MİRAY ÇİMEN / Arşivi

ANKARA - CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Meclis’te Cemevi açılmasına ilişkin talebinin reddi üzerine dava açtığı TBMM Başkanlığı’ndan, red gerekçesi hakkında savunma geldi. TBMM Başkanlığı, Aygün’e Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesi’nde bulunan Hacı Bektaş-ı Veli Külliyesi’ni örnek göstererek, “Külliye’de ibadethane olarak caminin bulunduğu görülecektir. Zira bu külliyede cemevi bulunmamaktadır” dedi. Meclis Başkanlığı ayrıca, Hz. Ali’nin Hz. Muhammed’in damadı olduğunu hatırlatarak, “Şu haliyle Ali’ye bağlılık kişiyi İslam’ın dışına değil İslam’ın içine çekmektedir” dedi.

CHP’li Hüseyin Aygün, Meclis’te cemevi açılmasına ilişkin talebinin reddedilmesi nedeniyle, ”reddedilme gerekçesinin Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu” gerekçesiyle Ankara 6. İdare Mahkemesi’ne TBMM Başkanlığı hakkında dava açtı. Dava hakkında savunmasını hazırlayan Meclis Başkanlığı, Aygün’ün “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mevcut hali itibariyle Sünni-Hanefi-İslam inancına mensup Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına hizmet yürüttüğü” iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 1. maddesini işaret etti. Meclis Başkanlığı 1 maddede, “İslam Dini’nin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili ilişkleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere; Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştır” denildiğini anımsattı.



Müstakil bir din değil


Burada incelenmesi gerekenin Aleviliğin müstakil bir din mi yoksa İslam’ın bir yurumumu olduğunu vurgulayan Meclis Başkanlığı, savunmasında şunları kaydetti:
“Alevilik, İslam kültür tarihi içerisinde yer alan tasavvufi-kültürel yorumlardan biridir. Alevi kelimesi, İslam dünyasının genelinde Ali’ye mensup, Ali’ye bağlı anlamında kullanılmaktadır. Hz. Ali ise Hz. Muhammed’in damadı olup Hz. Muhammed’in vefatından sonra İslam halifesi olmuştur. Bu konudaki genel esasların incelenmesinden de ortaya çıkan duruma göre Aleviliğin müstakil bir din olmadığı, İslam’ın bir alt yorumu olduğu anlaşılmaktadır. Hz. Ali İslam’ın dört halifesinden biri olup, Hz. Muhammed’in de damadı olduğuna göre bu tarihi ve İslami gerçek karşısında, Hz. Ali’nin İslam’ın önde gelen şahsiyetlerinden birisi olduğu kuşkusuzdur. Şu haliyle Ali’ye bağlılık klişiyi İslam’ın dışına değil İslam’ın içine çekmektedir.”



Cemevi ibadethane kapsamında bulunmuyor


Meclis Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği 17 Aralık 2004 tarihli, 1773 sayılı yazısına atıf yaparak, bu yazıda da “İslam’ın bir alt yorumu olan Aleviliğin, İslam’ın ortak ibadet yerleri olan ‘cami ve mescit’ler dışında ayrı bir yerinin olmayacağı, belirtilen sebeplerle, cemevi ve benzeri yerlerin ibadet yeri kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı belirtilmiştir” denildiğine vurgu yaptı.



İbadethane olarak cami kullanılıyor


Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesi’nde yapılan Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma törenlerinin de örnek olarak gösterildiği savunmada, “Kanaatimizce davacı da herkes gibi bu törenleri bilmektedir. Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesi’ne gidildiğinde Hacı Bektaş-ı Veli Külliyesi’nde ibadethane olarak bir caminin bulunduğu görülecektir. Zira bu külliyede cemevi bulunmamaktadır. Aynı şekilde Alevi vatandaşların yaşadığı bir çok yerleşim yerinde ibadethane olarak caminin kullanıldığı da ülkemizin bir gerçeğidir” açıklamasına yer verildi.



Reddedilmeli


Meclis Başkanlığı, savunmasında davanın reddedilmesi gerektiğini öne sürerek, “Sonuç olarak, mevzuat ve açıklamalardan da anlaşılacağı üzere İslam’ın bir alt yorumu olan Aleviliğin İslam’ın ortak ibadet yerleri olan cami ve mescitler dışında ayrı bir ibadet yerinin olmayacağı, cemevi ve benzeri yerlerin ibadet yeri kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığından davanın reddi gerekir” dedi.