Tek başına iktidarı 'Saray' ve yolsuzluk engelledi

Tek başına iktidarı 'Saray' ve yolsuzluk engelledi
Tek başına iktidarı 'Saray' ve yolsuzluk engelledi
MetroPOLL'un seçim sonucu üzerinden yaptığı araştırmaya göre AKP'nin tek başına iktidar olamama nedenleri arasında %16 ile Cumhurbaşkanının mitingleri, %14'le yolsuzluklar yer alıyor.
Haber: ÖZER SENCAR (*) / Arşivi

7 Haziran seçiminin ardından Türkiye yeni bir döneme girdi, hızlıca olası koalisyon modelleri üzerine konuşulmaya başlandı. Sonuçlarının ortaya çıkardığı tablo kadar sonuçları ve bu sonuçların nedenleri de kamuoyunun ve partilerin gündemine oturdu. Partiler arası oy kayışları hangi doğrultuda ve ne kadar oldu? HDP'de emanet oylar var mı? Varsa nereden geliyor? Partilerin seçim kampanyaları ne kadar başarılı oldu? AKP seçimleri kazandı mı? Tek başına iktidar olamamasının sebebi ne? Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçim sonuçlarında etkisi var mı? Bugün seçim olsa ne olur? Bu tabloda koalisyonlar nasıl şekillenir? MetroPoll olarak seçimlerin hemen ardından gerçekleştirdiğimiz Haziran araştırmamızda seçmenlerin 7 Haziran milletvekili seçim süreci ve sonuçlarına dair değerlendirmelerini ele aldık.

2015 seçimleri 13 yıl süren tek başına iktidar dönemini sonlandırdı. AKP %41, CHP %25, MHP %16 ve HDP %13 seviyesinde destekle sandıktan çıktı. Bu seçimin oy kaybeden tek partisi AKP oldu, HDP ise barajı geçip geçmeyeceği tartışılırken oylarını ikiye katlamasıyla seçimin en dikkat çeken partisi oldu.

HDP'ye kimler oy verdi?

2011 milletvekili ve 2014 yerel seçimlerinde %6,5 civarında oy alan HDP 7 Haziran'dan %100 oy artışı sağlayarak çıktı. Peki %13 oy seviyesine ulaşan HDP'nin oy kaynağını kimler oluşturmaktadır? Seçimlerde özellikle genç seçmenlere hitap etmesiyle, sosyal medya kullanım başarısıyla dikkat çeken HDP bu çalışmasını sandığa taşıyabilmiş görünmektedir. 18-24 yaş aralığında HDP'ye oy veren seçmenlerin oranı %16,3, 25-34 yaş aralığında %15,6'dır. Bu verilerden de anlaşılacağı üzere, HDP 18-34 yaş arasındaki seçmenden kendi Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde oy almıştır. Bir başka açıdan bakıldığında,HDP'ye oy veren seçmenin %41'ini 35 yaş altı seçmenler oluşturmaktadır. Diğer parti tabanlarıyla karşılaştırıldığında HDP tabanı, en genç seçmen profiline sahip olmakla dikkat çekmektedir. HDP'ye oy veren seçmenler etnik yapılarına göre incelendiğinde; şimdiye kadar daha çok Kürt ve Zaza seçmenlerin oyunu alan HDP'nin bu seçimde Türkiyelileşme çabasının da bir karşılık bulduğu söylenebilir. HDP'nin %13 seviyesindeki oy havuzunun 11 puanlık bölümü Kürt ve Zaza seçmenlerden oluşurken, 2 puanının Türk seçmenlerden oluştuğu görülmektedir.

2014 yerel seçimlerinde BDP+HDP'ye oy vermiş seçmeninin neredeyse tamamı milletvekili seçiminde de partilerini desteklemiştir. HDP'nin kendi seçmenine ek olarak hem AKP tabanından hem de CHP tabanından oy kazancı sağladığı görülmektedir. Seçmenlerin 2014 seçimlerinden oy verdiği partilerle, 7 Haziran seçiminde oy verdikleri partiler arasındaki geçiş incelendiğinde, HDP'nin kazandığı 6,5 puanlık oyun 3,5'unu daha önce AKP'ye oy vermiş özellikle Kürt seçmenlerin, yaklaşık 1,5'unu daha önce CHP'ye oy vermiş seçmenlerin ve 1,5 puanını da yeni seçmen ve önceki seçimde sandığa gitmemiş seçmenlerin oluşturduğu tespit edilmiştir.

Farklı parti tabanlarından oy kayışları HDP'ye verilen bu oyların barajı geçmesi için emaneten mi verildi tartışmasını da beraberinde getirmiştir. %10 barajının etkisini görebilmek için seçmenlere %10 barajının oy verme tercihlerini etkileyip etkilemediği sorulmuştur. 7 Haziran'da HDP'ye oy vermiş seçmenlerin %15'inin bu soruya "evet etkiledi, kendi partim dışında bir partiye oy verdim" şeklinde cevap vermesi HDP'ye barajı geçmesi için oy veren yaklaşık 2 puanlık bir seçmen kitlesinin varlığına işaret etmektedir. "Emanet oy" olarak adlandırılabilecek bu seçmenlerin 2014 yerel seçiminde hangi partilere oy verdiği incelendiğinde; yarıya yakının AKP'li, yarısının da CHP'li seçmenler olduğu görülmektedir. Bu veriden daha önce CHP'den HDP'ye doğru kayandığı belirttiğimiz 1,5 puanlık seçmen kitlesinin 1 puanının emanet oy olduğu anlaşılmaktadır.

Kısacası HDP'ye barajı aşması için oy vermiş olan 2 punalık seçmen kitlesi yarın olası bir seçimde HDP yerine eski partilerine oy vermeye karar verse bile HDP yine barajı aşacak bir seçmen kitlesine sahip olmuş olacaktır.

AKP'ye kimler oy vermedi?

2011 seçimlerinde %50, 2014 yerel seçimlerinde ise %45,6 oy seviyesine sahip olan AKP bu seçimde en çok oy kaybeden parti oldu ve oy seviyesi %41'e geriledi. Peki çeşitli vesilelerle AKP'den ayrılan oylar hangi partilere gitti? Az önce de belirttiğimiz üzere, AKP'nin 2014'te aldığı oyların 3,5 puanının bu seçimde gerek barajın gerekse de AKP'nin ve Cumhurbaşkanı'nın son dönemde Kürtlere yönelik olumsuz söylemlerinin etkisiyle HDP'ye oy verdiği görülmektedir. İşin ilginç tarafı; seçim döneminde Kürt seçmenleri kaybetmek pahasına kullanılan milliyetçi söylemler, MHP'ye oy kayışını da engelleyememiş, 1 puan civarındaki bir seçmen kitlesi bu seçimlerde MHP'ye oy vermiştir. Parti tabanlarının benzerliği son dönemde koalisyon vesileleriyle de sıkça gündeme gelen AKP ve MHP arasında 2011'den bu yana kazanan taraf MHP olmuş, oylarını %13'ten %16 seviyesine yükseltebilmiştir.

CHP ve MHP'nin oy değişimi

Seçim sürecine iddialı bir kampanyayla giren CHP 2011'de aldığı %26 oy oranından 1 puanlık bir düşüş görülmektedir. Peki CHP'nin seçmen tarafından beğenilen ekonomik vaatlerinin ve seçim sürecindeki olumlu tavrının CHP'ye olumlu bir katkısı olmadı mı? Haziran ayı araştırma sonuçlarına göre, 2014 yerel seçimlerinde CHP'ye oy vermiş 1,5 puanlık bir seçmen kitlesinin 7 Haziran seçimlerinde barajı aşması için HDP'ye oy vermiş olduğu görülmektedir. Kısacası bu seçimde CHP'yi yaklaşık %26,5 seviyesine oy taşıyabilecekken, seçmenleri HDP'nin barajı geçmesine destek vermeyi uygun görmüşlerdir. Diğer yandan CHP, henüz oy kayıplarının yaşandığı tek parti olan AKP'den oy alabilir durumda görünmemektedir. Bu hem CHP'nin daha çok muhafazakar özellikler taşıyan seçmenler nezdindeki olumsuz algısının ve 13 yıllık iktidarı boyunca CHP'ye karşı negatif kampanya yürüten AKP'nin seçmenleri üzerindeki etkisi olarak algılanabilir. Fakat CHP'nin bu seçim sürecinde çizmiş olduğu olumlu tablo ve pozitif siyasal iletişim sürdürülebilirse, bu ön yargıların kırılabilmesi ve bu seçmenlerin CHP'ye yüzünü dönmesi sağlanabilir.

MHP 2015 milletvekili seçimlerinde %16 seviyesinde oy aldı, 2011 seçimlerine kıyasla 3 puanlık bir oy artışı sağladı. Aslında AKP'nin yürütmüş olduğu politikalardan rahatsız seçmenin yaklaşık 2 puanı zaten geçtiğimiz yerel seçimlerde MHP'ye oy vermiş, MHP'yi %15 seviyesine taşımıştı. Milletvekili seçiminde de 1 puanlık bir seçmen kitlesi çözüm sürecindeki gelişmelerin de etkisiyle MHP'ye oy vermeyi tercih etmiştir. Bu oy kayışı MHP'nin seçim sürecinde yürütmüş olduğu kampanyanın başarısından öte, AKP'den uzaklaşan milliyetçi-muhafazakar seçmenin en rahat geçiş yapabileceği partinin MHP olmasından kaynaklanmaktadır.

Seçmenler oy verecekleri partiye ne zaman karar verdi?

2014 Mart ayından bu yana Türkiye 3 seçim süreci geçirdi. Partiler yürüttükleri kampanyalar, seçim vaatleri ve izledikleri politikalarla seçmen üzerinde etkili olmaya gayret gösterdiler. Elbette partilerin özellikle bu seçim döneminde yürüttükleri kampanyalar büyük ses getirdi. Hatta kimi partilerin seçim vaatleri kendi seçmenleri dışında da yankı buldu. Fakat seçmenlerin oy tercihlerine ve/veya seçim sonuçlarına etkisi ne oldu? Seçim değerlendirmesi sonuçlarına göre seçmenlerin %82'si hangi partiye oy vereceğine 4 aydan önce karar vermişti. Mart 2014 yerel seçiminin ardından gerçekleştirdiğimiz seçim değerlendirmesinde de yine benzer oranı elde etmiştik. Partilerin kampanyalarının startını seçime 3-4 ay kala verdiği düşünülürse, yoğun geçen seçim sürecinin seçmenin %18'i üzerinde etkili olduğu söylenebilir. Bu oran elbette hiçbir parti için azımsanamayacak bir orandır. Daha detaylı inceleyecek olursak %8'i son 1 aydan önce, %5'i son 1 haftadan önce ama son 1 ay içinde ve geriye kalan %5 ise son 1 hafta içerisinde hangi partiye oy vereceğine karar vediğini belirtmiştir.

Seçim vaatleri

7 Haziran milletvekili seçimi daha önceki seçimlere oranla partilerin seçim vaatlerinin yankı bulması açısından biraz daha farklılık gösterdi. Daha önceki seçimlerde genelde AKP'nin "çılgın projeleri" seçmenler nezdinde konuşulan vaatler olurdu fakat bu seçim sürecinde tüm partilerin vaatleri birbiriyle yarıştı ve hatta seçim bildirgesini ilk açıklayan CHP'nin seçim vaatleri gündemi belirledi ve diğer partilere ilham verdi denilebilir. Hatta AKP ilk defa kendi vaatlerini nasıl gerçekleştireceğinden öte CHP'nin vaatlerini nasıl gerçekleştiremeyeceğini konuşur hale geldi.

Peki seçmen nazarında hangi partinin vaatleri beğenildi? Seçmenlerin %34'ü AKP'nin seçim vaatlerini daha çok beğendiğini belirtmiştir. Bu oranın AKP'nin almış olduğu oydan düşük olması dikkat çekicidir. Kendi seçmeninin dahi ancak %82'si AKP'nin seçim vaatlerini beğeni listesinde birinci sırayı vermiştir. CHP %26 oranla seçim vaatleri en çok beğenilen ikinci parti olmuştur. CHP öne çıkan ekonomi vaatleriyle sadece kendi seçmeni (%89) nazarında değil, diğer parti seçmenleri arasında da beğeni toplayabilmiş ve böylece seçimde aldığı oy oranından daha fazla bir beğeniye sahip olmuştur. MHP(%13) ve HDP(%11)'nin de seçim vaatlerine beğeni kendi oylarından daha düşük oranda olduğu görülmektedir.

Bu sonuçlara göre CHP'nin vaatlerinin beğenildiği fakat bu beğeni düzeyinin en büyük oy havuzu olan AKP tabanındaki olumsuz CHP algısını kırmaya yetecek seviyede olmadığı anlaşılmaktadır.

Seçmenlerin gözünde hangi parti başarılı oldu?

Seçim sürecinin en başarılı partisi kimdir sorusuna seçmenlerin %35'i HDP cevabını vermiştir. HDP'ye oy vermiş seçmenler arasında bu oran %93 seviyesinde iken, AKP'lilerin %17'si, CHP'lilerin %42'si ve MHP'lilerin %25'i bu görüşe katılmaktadır. HDP'yi %34 ile AKP takip etmektedir. AKP'nin seçim sürecinin en başarılı partisi olduğu algısı daha çok kendi tabanında görülmektedir, fakat bu oran da ancak %76 seviyesindedir

7 Haziran'dan tek başına iktidar olarak çıkamamış olan AKP toplumun %45'i tarafından da en başarısız parti olarak görülmektedir. Kendi seçmenlerinin %13'ü de aynı kanaattedir.


İkinci sırada %25 ile CHP gelmektedir. CHP'li seçmenin sadece %5'nin partilerini en başarısız parti olarak görmesi, oyunu arttıramamış olmasına rağmen partinin kendi seçmenini yürütmüş olduğu seçim sürecine inandırmış gözükmektedir.

AKP'nin oy kaybetmesinin nedeni nedir?

Hem elde edilen seçim sonuçları hem de seçmenlerin seçim sonrası değerlendirmesi dikkate alındığnda, AKP'nin seçimlerden birinci parti olarak çıkmasına rağmen hanesine başarısızlık yazmak zor değil. Nitekim seçmen de aynı kanaattedir. Peki bu başarısızlığının sebebi nedir? Seçmenlere göre AKP'nin tek başına iktidar olamamasının sebeplerinin ilk sırasında %16 ile Cumhurbaşkanının mitingleri, %14'le yolsuzluklar, %7'yle Kürtlerin HDP'ye oy vermesi ve %4'le başkanlık sisteminde ısrar edilmesi gelmektedir.

Ayrıca seçmenlerin %51'i sonuçların sorumlusunun Erdoğan olduğunu söylemektedir, bu oran AKP'li seçmenler arasında da %17 seviyesindedir. Ortaya çıkan bu tabloya göre, seçim dönemini kendisi için yapılan bir referanduma dönüştüren Cumhurbaşkanı, seçmen tarafından AKP'nin seçim başarısızlığının da sorumlusu olarak görülmektedir.


Erken seçim olsa sonuç değişir mi?

Koalisyon senaryolarının yanı sıra erken seçim de önümüzdeki süreç için tartışılan ihtimaller arasındadır. Peki bu Pazar seçim olsa nasıl bir tablo ile karşılaşabiliriz? Bu Pazar seçim olsa AKP'ye oy verecek seçmenin oranı %41,6, CHP'nin oy desteği %25,1, MHP'nin %16,2 ve HDP'nin oy desteği %12,9 olarak görülmektedir. Seçimlerin hemen ardından gerçekleştirdiğimiz Haziran araştırması sonuçlarını baz alarak olası bir erken seçim ve sonuçları hakkında yorum yapmak oldukça erken olacaktır. Fakat seçimlerden bir koalisyon tablosu görünmesinin ardından bile seçmenin parti tercihlerinde anlamlı değişiklik olmaması, bize seçmenin bir erken seçim değil koalisyon istediğini göstermektedir. Elbette önümüzdeki günlerde sürecek olan koalisyon görüşmelerinde partilerin tavrı ortaya çıkabilecek bir erken seçimde vatandaşın oy verme davranışını farklı şekilde etkileyebilir. Türkiye'yi hükümetsiz bırakacak, koalisyon çözümsüzlüğüne neden olacak parti veya partilere bu durumun faturası seçmen tarafından kesilecek görünmektedir.

*MetroPOLL Genel Müdürü