Teziç: Asıl mağdur düz liseler

YÖK Başkanı, "Meslek lisesi mezunları hem meslek sahibi oluyor hem de üniversite sınavına girebiliyor. Ama düz lise mezunlarının hiçbir garantisi yok" dedi.

YÖK Başkanı Prof Dr. Teziç, eğitimin sisteminin asıl mağdurlarının iddia edildiği gibi meslek liseleri değil düz liseler olduğunu belirtirken, "Meslek lisesi mezunları hem meslek sahibi oluyor hem de isterlerse üniversite sınavına girebiliyor. Ama düz lise mezunlarının hiçbir garantisi yok" dedi.
Teziç, yükseköğretime ilişkin düzenlemelerin aceleye getirilmemesi, feylesofça ele alınması gerektiğini belirtirken, "Eğitim konusu politik gerginlik konusu olmamalı. Alalaceleye parlamentoya getirilirse korkarım bir iki hassas konuyla tartışmalar zemin kaybedecek politik gerginlikler daha da artacaktır" diye konuştu.
Teziç, YÖK yasanını aceleye getirilmesinin beraberinde hataları da getireceğini söyledi. YÖK ile Konrad Adenauer Vakfı'nın ortaklaşa düzenlediği 'Türkiye ve Almanya'da Eğitim Politikası Bilim Özerkliği, Üniversite Reformulu' başlıklı panelde konuşan Teziç, yükseköğretimle ilgili gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Yükseköğretimde reform anlayışının ilk olarak global yaklaşımlarla paralellik göstermesi gerektiğini kaydeden Teziç, reformun bölgesel bazdaki kriterleri de dikkate alması gerektiğini söyledi. Türkiye öznelindeki bölgesel bazdaki gelişmelerin Avrupa Birliği'ne üyelik olduğunu ifade eden ve "AB'nin bekleyen odasında bekleyen ve Birliğe girmek isteyen bir Türkiye var" diyen Teziç, Türkiye'deki eğitim programlarıyla AB eğitim programlarının yakınlaştırılmasına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Teziç, AB ile yakınlaşma sağlanırken eğitim tümden ele alınmasına dikkat çekerek, "Hem yükseköğretim de hem de ortaöğretimde yaşanan sorunların çözümlerinin cesurca yatırılması gerekir. Bunu yapmazsak çocuklarımıza en büyük ihaneti yapmış olacağız. Perakende münferit değişiklikler sorunları aşmak mümkün değildir" dedi.
Eğitimde, yükseköğretimde reform yapma düşüncesiyle yola çıkanların 'yalnızca belirli konulara ağırlık vermemesinin' gerektiğini belirten Teziç, iktidarın yükseköğretim yasasına indirgediği meslek lisesi sorunun sağlıklı yürütülmediğini kaydetti.
Teziç, meslek liselerine ilişkin herhangi bir sorun bulunmadığı, bunun 2001 yılında çıkarılan meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş yasasıyla çözümü ulaştırıldığını kaydetti. ÖSS'deki farklı katsayı uygulamasını savunan Teziç, bunun üniversiteler önündeki yığılmayı da engellendiğini ifade etti. Teziç, katsayı uygulamasının alan belirleme işlemi olduğunu kaydederken şunları söyledi:
"Bu bütün batılı ülkelerde de vardır. Bu ayrımı yapmazsak hepsini üniversiteye yönlendirirsek 1.5 senede 4 milyon insan üniversite kapısına gelir. Siyasi iktidar da biz de buna dayanamayız."

DERSHANE SEKTÖRÜNE ELEŞTİRİ

Teziç, üniversiteye geçişin serbest bırakılmasının 'herkesin büyük bir sorunu' olarak değerlendirdiği dershane sektörünün işine yarayacağını belirtti. Teziç, sistemde değişikliğin meslek lisesi 10'ncu ve 11'nci sınıflarındaki öğrencileri dershanelere yığacağına dikkati çekerken, meslek lisesi öğrencilerinin dershane eğitimiyle üniversiteye girmelerinin de mümkün olmayacağını kaydetti.

'ACELEYE GETİRMEYELİM' UYARISI

Yükseköğretime ilişkin düzenlemelerin büyük bir kurultay ya da çalıştayda ele alınması gerekliliğini vurgulayan Teziç, hükümetin yasa çalışmalarını aceleye getirmesini eleştirdi. Geçmiş yıllarda üniversitelerde yaşanan gençlik olaylarına dikkat çeken Teziç, "Bedelini ağır ödedik aynı hataları tekrarlamamak için sufice, feylesofca bu konuya ele almalıyız. Eğitim konusu politik gerginlik konusu olmamalı. Alalacele parlamentoya getirilirse korkarım bir iki hassas konuyla tartışmalar zemin kaybedecek politik gerginlikler daha da artacaktır" dedi.

'BİZ DEVLET İKTİDARININ PARÇASIYIZ'

Prof Dr. Teziç, yükseköğretim kurulunun ve üniversitelerin anayasal bir kurum olduğunu kaydederken, devlet iktidarının parçası olan kurumların siyasi iktidarın halktan aldığı oyu devlet iktidarını sarsmadan kullanmasını sağlayan araçlar olduğunu söyledi.

YÖK'TEKİ ASKERİ ÜYE

YÖK'ün yapısına da değinen Teziç, YÖK Genel Kurulu içinde Genelkurmay temsilcisinin yer almasına ilişkin eleştirilere katılmadığını, asker üyenin askeriyedeki okullaşma ve bu okullarda sivillerinden de görev almasından kaynaklandığını söyledi. Teziç, "Bu eğitimde sivil-asker işbirliğidir. Yoksa buna askerlerin buraya müdahalesi şeklinde anlamak doğru değildir" dedi. Teziç, katılımcıların soruları üzerine de iktidarın 30 yeni üniversite açma planını 'siyasi yatırım' olarak niteledi.