Teziç: Saklı siyasi amaç ortaya çıktı

YÖK Başkanı, YÖK yasa taslağının hükümetin saklı siyasi amacını ortaya koyduğunu söyledi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, YÖK yasa taslağının hükümetin saklı siyasi amacını ortaya koyduğunu söyledi.
YÖK Genel Kurulu'nun, Teziç başkanlığında 3 saati aşkın süredir devam eden olağanüstü toplantısı sona erdi. Teziç, toplantının ardından gazetecilere, 'Yükseköğretim Genel Kurulu'ndan Kamuoyuna Açıklama' başlığıyla hazırlanan metni okudu. Metinde, halen yürürlükte olan katsayıların YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın uzun yıllara dayanan ortak çalışması sonucu tespit edilmiş bilimsel verilere olduğunu vurgulandı.
Meslek lisesi mezunlarının mağdur edildiği iddiasıyla ileri sürülen değişiklik önerisinin aslında 'tam bir eşitsizlik doğuracağı' belirtilen metinde, şöyle denildi:
"Şayet, değişiklik önerisinin arkasındaki esas amaç bir grup meslek lisesi mezununun mağduriyeti iddiasını taşıyorsa, o zaman sorgulanması gereken bu meslek liselerinin varlık gerekçesi ve işlevidir. Yapılması istenen değişikliğin doğuracağı vahim sonuçlardanbiri de meslek lisesi mezunlarının pek çoğunun bilinçli olarak ve boş ümitlerle dershanelere yönlendirilecek olmalarıdır.
Gözden kaçırılmaması gereken diğer bir nokta da eğitim alanları gibi akademik bir konunun puan türleriyle ilişkilendirilmiş olmasının eğitim bilimi ile bağdaştırılamayacak sığ bir yaklaşım göstergesi olduğudur. Ayrıca, tasarıda yer alan 0.80, 0.60 ve 0.45 gibi katsayıların eğitimin ölçülerinden uzak, keyfi belirlemeler olduğu da açıkça görülmektedir."
Metinde, hukuki boyutuyla incelendiğinde TBMM'ye sunulan kanun tasarısının dar kapsamlı düzenlenmiş olmasının 'saklı siyasi amacı çok açık şekilde ortaya koyduğu' vurgulandı. Metinde, "Bu siyasi amaca ulaşmak için de Hükümet YÖK'ün mevcut kompozisyonunu tasfiye etmek suretiyle kendi niyet ve hedeflerine engel olarak gördüğü bir yapıyı ortadan kaldırmayı planlamaktadır" denildi.
Metinde, hükümetin TBMM'ye sunduğu kanun tasarısının odak noktasının meslek lisesi mezunları için yükseköğretime girişte kullanılacak katsayılar olduğu belirtilerek, YÖK Genel Kurulu'nun yaklaşan sınav takvimini de dikkate alarak kanun tasarısını görüşmek üzere olağanüstü toplandığı ve alınan kararların kamuoyuna duyurulmasının benimsendiği ifade edildi.
Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖK arasında uzun yıllar süren ortak çalışmalar sonucunda 1999 ile 2001 yıllarında yapılan yasal düzenlemelerle ortaöğretimden yükseköğretime geçişte uygulanacak temel esasların belirlendiği kaydedilen metinde, şöyle denildi:
"Buna göre gelişmiş ülkelerde olduğu gibi meslek liseleriyle genel liselerden mezun olanların kendi alanlarında yükseköğretime devam etmelerini teşvik edici önlemler alınmıştır.

BELİRLENEN HEDEFLER

Buradaki amaç, ülke kalkınmasında belirlenen hedeflere ulaşabilmek için mevcut kaynakları en verimli şekilde kullanarak nitelikli insan gücünü yetiştirmektir.
Bu çalışmalar yapılmadan önce ülkemizde yanlış eğitim politikaları sonucu yeterince yatırım ve yönlendirme yapılmadığı için mesleki eğitimin gerekli ölçüde gelişmediği tespit edilmiştir. YÖK tarafından alınan önlemlerle şu anda mesleki eğitimin yükseköğretimdeki payı yüzde 30'lara ulaşmış olup, hedeflenen oran gelişmiş ülkelerde olduğu gibi yüzde 50'lerin üzerindedir.''
Mesleki eğitim ile genel eğitimin konuları ve altyapıları bakımından birbirinden tamamen farklı ve farklı olmaları gereken iki ayrı eğitim türü olduğu vurgulanan metinde, bu kapsamda mesleki eğitimin uygulamaya yönelik özel bilgi ve beceri kazandırmayı hedefleyen eğitim-öğretim faaliyetlerini kapsadığı anlatıldı.

FİZİKİ ALTYAPI

Genel liselerin ise akademik bir eğitim programı çerçevesinde faaliyet gösterdiği ifade edilen metinde, bu bakımdan mesleki eğitim veren liselerin fiziki altyapılarının genel liselere göre çok daha masraflı araç-gereç donanımını gerektirdiği belirtildi.
Metinde, 1999 yılında sınav sisteminde yapılan değişikliklerle meslek liselerinden mezun olanların mesleki ve teknik alanda yükseköğretim lisans programlarına yerleştirilmelerinde önemli ek puanavantajları sağlandığı kaydedilerek, 2001 yılında gerçekleştirilen reform niteliğindeki yasal düzenlemelerle meslek lisesi mezunlarını meslek yüksekokullarına sınavsız yerleştirilmelerinin sağlandığı ifadeedildi.

'MESLEKİ EĞİTİMİN AMACINDAN SAPILACAKTIR'

Buna ek olarak meslek yüksekokulu mezunlarının en az yüzde 10'unun dikey geçiş sınavıyla lisans programlarına devam edebildikleri anımsatılan metinde, şöyle devam edildi:
"Açıklamalardan anlaşılacağı gibi meslek liselerinde verilen eğitim öğrencileri iş hayatına yönlendirebileceği gibi aynı zamanda mesleki ve teknik yükseköğretim programlarının altyapısını oluşturacakbir nitelik taşımaktadır. Buna karşılık genel lise programları öğrencilerini yalnızca üniversiteye hazırlama niteliğindeki akademik programlardır.
Temel esasları ve unsurları böylece açıklanan mevcut uygulamanın değiştirilmesine yönelik girişimlerin gerçekleşmesi halinde mesleki eğitimin temel amacından sapılacağı için yapılmış olanbüyük yatırımlar boşa gidecek ve hedeflenen oranlara ulaşılamayacaktır."

'TEKNİK VE HUKUKİ AÇIDAN İSABETLİ DEĞİL'

'Katsayılarla ilgili olarak kanunla yapılacak düzenlemenin teknikaçıdan olduğu gibi hukuki açıdan da isabetli olmayacağı' vurgulanan metinde, şu görüşlere yer verildi:
"Şöyle ki bu kanun tasarısının 5. madde gerekçesinde 'Anayasa'nın130. maddesinin 9. fıkrasındaki yükseköğretime girişin kanunla düzenlenmesine dair amir hükmü gereğince yükseköğretime giriş yeniden düzenlenmiştir' denilmektedir. Konunun, Anayasa'ya uygunluk açısından değerlendirilebilmesi için Anayasa'nın 130. ve 131. maddelerinin birlikte ele alınması zorunludur. Zira, 130. maddenin 9. fıkrasındaki 'yükseköğretime giriş' ifadesiyle hedeflenen hangi şartları taşıyan öğrencilerin yükseköğretime girebileceğinin kanunla tanımlanmasıdır. Öte yandan, hangi öğretim programlarından mezun olanların yükseköğretimin hangi programlarına hangi ölçütler kullanılarak girebileceği Anayasa'nın 131. maddesinde YÖK'e münhasır bir yetki olarak tanınmıştır. Kaldı ki yükseköğretime öğrenci seçiminin esaslarını belirlemek, yükseköğretim sisteminin özerkliğinin bir gereğidir. Ayrıca idare tekniğine ve ihtisasa ilişkin hususların belirlenmesi öteden beri idarenin düzenleme alanı içinde kabul edildiği gibi bu husus yargı kararlarıyla da açıklıkla ortaya konmuştur.

'ÖĞRENCİLER VE AİLELERİ TEDİRGİN'

Bu bakımdan tasarıda katsayıların yasama organı tarafından düzenlenmiş olması, bu maddeyi konu unsuru açısından sakatlamakta ve dolayısıyla bu da Anayasa'ya aykırılık sorununu gündeme getirmektedir. YÖK Genel Kurulu, bütün bu açıklamalar çerçevesinde Türk yüksek öğretiminde ve ülkemizin insan kaynağı planlamasında onarılamayacak bir tahribata neden olacağını düşündüğü bu tür girişimlere karşı olduğunu ve bunları engellemek için de meşru ve hukuki zeminlerde her türlü çabayı kararlıkla göstereceğini kamuoyuna açıklamayı görev bilir."
Teziç, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yeni YÖK yasa tasarısının Anayasa'ya aykırı olduğunu belirten Teziç, bu tasarının aynı zamanda binlerce öğrenci ve ailelerinde tedirginliğe yol açtığını belirtti.