Teziç: YÖK taslağı benim taslağım değil

Rektörler YÖK tasarısı taslağını görüşmek üzere toplanırken, YÖK Başkanı Teziç, "Bu metin hepimizin metni olacaktır" dedi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Yükseköğretim Yasa Tasarısı Taslağı'na ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Bu metin hepimizin metni olacaktır, gücünü de oradan alacaktır" dedi.
Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Rektörü ve ÜAK Başkanı Prof. Dr. Ayhan Alkış'ın başkanlığında YTÜ Oditoryumu'nda toplandı. Toplantıya, Türkiye'deki üniversitelerin rektörleri, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erdoğan Teziç ve Yükseköğretim Genel Kurulu üyeleri de katıldı. Teziç, toplantının basına açık olan bölümünde yaptığı konuşmada, döner sermaye gelirlerinden araştırma projelerinde kullanılmak üzere bütçeye aktarılan ve özel ödenek kaydedilen tutarların 2003 yılı sonunda harcanamayan kısmının bütçeye gelir kaydedilmesi konusunda tereddütlerin bulunduğunu, bunu Maliye Bakanı ile görüştüğünü belirterek, bu konudaki bilgi notlarının toplantı salonundaki koltuklarda yer aldığını söyledi. Teziç, "Ben bu konuda müsterihim. Endişeye mahal yok. Siz de bu notu okuduğunuzda bunun teyidini bulacaksınız. Bununla ilgili ayrıca da konuşuruz" dedi.
Bugünkü toplantıda ayrıca Yükseköğretim Yasa Tasarısı Taslağı konusunda ÜAK üyelerinin görüşlerine başvuracaklarını belirten Prof. Dr. Teziç, bu toplantının ardından yarın da Yükseköğretim Genel Kurulu'nda bu taslağın görüşüleceğini bildirdi.

'HEPİMİZİN METNİ OLACAKTIR'

Teziç, dün bir gazetede Yükseköğretim Yasa Tasarısı Taslağı'nda değişikliklerin kendisine vehmedildiğine ilişkin ifadeler gördüğünü hatırlatarak, şöyle konuştu:
"Başlayan süreçte benim adımın telaffuz edilmesi çok yanlış. Bu metin ne ÜAK'ya, ne YÖK Genel Kurulu'na, ne öğretim üyeleri dernekleri ve sendikalarına, ne öğrencilere ait olacaktır. Bu metin hepimizin metni olacaktır, gücünü de oradan alacaktır" dedi.
Kendisine vehmedilen değişikliklerin basından öğrenildiği konusunda basında yer alan açıklamaların da yanlış bir ifade olarak basına çıktığını dile getiren Prof. Dr. Teziç, geçen hafta tüm üniversitelere metni gönderdiğini belirtti.
"Basından öğrenmiş olmanız mümkün değil gibi geliyor bana" diyen Prof. Dr. Teziç, tasarı taslağı metninin aynı zamanda bir üniversitenin web sayfasında da yayınlandığını söyledi.
Bütçeyle ilgili basında yer alan ifadelere de değinen Teziç, "Bütçeyle ilgili olarak 'torba bütçe gitti, bütçe bizi değiştirdi' açıklaması gerçek dışıdır. Aynen ÜAK'nın taslağındaki metin girmiştir son taslağa da..." dedi.
Teziç, YÖK yetkilerinin ÜAK'a devredilmesi gerektiği yolundaki yorumları ise şöyle değerlendirdi:
"Anayasamızda YÖK'ün yetkileri belirlenirken, 131. maddesinde üyelerin seçimi 5 kanaldan gelmektedir. Bunlar YÖK, üniversiteler, Bakanlar Kurulu, Genelkurmay Başkanlığı ve Cumhurbaşkanıdır. Bunlarda kanunla bir değişiklik yapmak, hukuken mümkün değildir. Hukukçu arkadaşlarımız eğer bunun aksini söylüyorlarsa, bunu da değerlendiririz. YÖK'ün yapısı anayasada tadadidir (sayılı, sınırlı). Bunlara yenilerini kanunla eklemek, hukuken mümkün değildir. Bu konuda da hukukçuları dinlemeye hazırım. Yapılan açıklamalarda bu konuda bana bir eleştiri yöneltilmesi doğru değildir. Kaldı ki, ÜAK'ın son toplantısında da 'çift başlılık olmaz' deniliyordu. Bu da hakim düşüncelerden biriydi. Hukuk tekniği açısından, YÖK içinde bir başka kuruluşa da tüzel kişilik kazandırmak mümkün değildir."
Teziç, fakültelerin akademik kurullarının yok edildiğine ilişkin eleştiriler de yapıldığını hatırlatarak, ÜAK toplantılarında eğilimin fakültelerin kendi genel kurullarının önemli olduğu yönünde belirdiğini söyledi. Teziç, senede bir defa toplanan Akademik Kurul yerine tüm öğretim üyelerinin ve temsilcilerinin katılımıyla yapılan fakülte kurullarının katılımcılığın en tipik örneği olduğunu kaydetti. ÜAK'ın hantal olduğuna ilişkin eleştirilere de değinen Teziç, metinde ÜAK'ın yetkilerinde değişiklik yapılmadığını belirtti.

'BU TASLAK, ERDOĞAN TEZİÇ TASLAĞI DEĞİLDİR'

Teziç, Yükseköğretim Yasa Tasarısı Taslağı'nı kendisinin yaptığına ilişkin bazı eleştiriler olduğuna da değinerek, şunları söyledi:
"Ortak paydalar üzerine inşa edilmesi gereken bir taslak ortaya çıkıyor. Bu taslak, Erdoğan Teziç taslağı değil. Ben bir akademisyen olarak bu kadar kendime güç vehmedilmesini kabul edemem. Hiçbir zaman da böyle bir iddia ile ortaya çıkmadım, çıkamam da... Bu hepimizin ortak ürünü. Vakıf üniversiteleri ile devlet üniversiteleri arasında kurulan paralellik benim görüşüm değil, ÜAK taslağında var. Vakıf üniversitelerine devlet yardımının artırılması da benim kanaatim değil. ÜAK'ın düzenlemesi, aynen bu metne girmiştir. Bu metin benim metnim değil. Metni, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, öğrencilerin, öğretim üyeleri derneklerinin görüşlerini alarak, dinleyerek hazırladık. Bu ortak görüşleri anayasaya aykırı olmayacak şekilde hukuki kılıfına oturtmaktır bütün çabamız. Çatının su almamasına çalıştık, hepsi o kadar...
Bununla söz verilmiştir. Biz nasıl devletin bize verdiği söze inanmışsak, Maliye Bakanlığı'nın verdiği söze inanmak zorundaysak, bizim de verdiğimiz söze hükümet çevreleri, Cumhurbaşkanımız da inanmak istiyor. Onun için bunun tarihini değiştirmek, meydandan kaçmak anlamına gelir. Sahneden çekilemeyiz arkadaşlar... Çekildiğimiz zaman, herkesin haklı eleştirilerini kabul etmişiz demektir. Bu taslakta benim de kabul etmediklerim, tasvip etmediklerim var. Ama ortak payda karşısında ben de ona boyun eğmek zorundayım."
ÜAK Başkanı Prof. Dr. Ayhan Alkış da, toplantının başlangıcında yaptığı konuşmada, Yükseköğretim Yasa Tasarısı Taslağı'na ilişkin yaşanan süreci anlatarak, hükümetin hazırladığı daha önceki taslağa karşı çıkmalarının nedeninin evrensel akademik normlara uymaması, yükseköğretimin sorunlarına köklü çözümler üretmemesi olduğunu söyledi.
Alkış, hükümet tarafından daha önce hazırlanan tasarı taslağının, üniversitelerin ve ilgili kurumların görüşlerine yer vermediğini belirtti. Alkış, üniversiteye giriş sınavına ilişkin yapılan düzenlemeye de Üniversitelerarası Kurul üyelerinin tepki gösterdiklerini dile getirdi.
Daha sonra 20 bini aşkın kurum ve kişiden 30 bin sayfayı aşan veriyle yeni bir taslak hazırladıklarını ifade eden Alkış, 11 Aralık 2003'te çalışmaları bir öneri metni haline getirdiklerini ve YÖK Başkanı Teziç'e sunduklarını, o günden bugüne kadar da çalışmaların YÖK Başkanı tarafından yürütüldüğünü dile getirdi.

PROTESTO GÖSTERİSİ

Bu arada, Öğrenci Koordinasyonu üyesi bir grup öğrenci, toplantının yapıldığı YTÜ Oditoryumu önüne gelerek protesto gösterisinde bulundu. YÖK ve tasarıyı protesto eden öğrenciler, burada yaptıkları basın açıklamasında, Üniversitelerarası Kurul toplantısına kendilerinin de katılmak istediklerini belirtti. Açıklamada, YÖK'ün kaldırılması, polisin üniversitelerden çıkarılması ve soruşturmaların sona erdirilmesi istendi. Protestocu grup, daha sonra olaysız dağıldı. Üniversitelerarası Kurul'un toplantısı, basına kapalı olarak devam etti.