Türban tartışması yaratan önergeye ret

TCK Tasarısı'nda türban tartışmasının yaşandığı maddedeki değişiklik istemi kabul edilmedi.

TCK Tasarısı'nda türban tartışmasının yaşandığı maddedeki değişiklik istemi kabul edilmedi.
TBMM Adalet Komisyonu TCK Tasarısı'nın bugünkü görüşmelerine, 'eğitim ve öğretimin engellenmesi' başlıklı maddesi görüşülürken AKP Manisa Milletvekili İsmail Bilen, Kilis Milletvekili Hasan Kara ile Isparta Milletvekili Recep Özel'in Cuma günü verdiği ve tartışmalara neden olan değişiklik önergesi üzerinden başladı. Komisyon Başkanı Köksal Toptan, 'cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla eğitim ve öğretim hakkının kullanılmasının engellenmesi halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilmesini' içeren önergenin görüşmelerinin tamamlandığını belirterek oylamasına geçeceğini söyledi. AKP Kastamonu Milletvekili ve Alt Komisyon Başkanı Hakkı Köylü, konunun daha önce ele alındığını belirterek, "Alt Komisyon'da bunu uzun süre tartıştık ve düzenlemenin bu şekilde geçmesini benimsedik. Bu nedenle önergenin kabul edilmemesini talep ediyorum" dedi. Önergeye katılıp katılmadığı sorulan Adalet Bakanı Cemil Çiçek, toplumun her kesiminin görüşü alınarak Ceza Kanunu yapılmasını istediklerini belirterek, bunun yasanın ömrü açısından da önemli olduğunu vurguladı. Çalışmaların bugüne kadar belli bir mutabakatla geldiğine dikkati çeken Çiçek, herkesin fikri alınan bir tasarı üzerinde Komisyon üyelerinin de görüş ve düşüncelerini açıkça söylemelerinin hiçbir mahsuru olmadığını kaydetti.
Fikirlerin söylenip tartışılacağını ve sonuçta bir ortak karara varılacağını belirten Çiçek, şöyle konuştu: "Hepimiz demokratik, laik, hukuk devletinin çatısı altında görev yapıyoruz. Demokratik, laik, hukuk devleti olmasaydı zaten bizim burada olma imkanımız da olmazdı. Demokratik, laik, hukuk devleti ilkeleri, Anayasa'da yazılı olduğu için değil, modern devletin nitelikleri olduğu için, yazılmasa da önemli niteliklerdir. Hepimiz bunların korunması noktasında büyük hassasiyet içindeyiz. Bu bizim tarihi, siyasi sorumluluğumuzun da gereğidir. Burada her türlü tartışmayı yaparız. Birileri veya bir kesim bunları korumaktan yana, birileri veya bir kesim de bunlara karşı, bunları aşma gayreti görüntüsü verirsek doğru olmaz. Biz burada ortak bir akıl ve çözümle tasarıları yasalaştırmaya gayret ediyoruz. Toplumun tüm meselesinin kanun maddeleri haline getirilerek çözülmesi de mümkün değildir."

'Düzenleme yeterli'
'Eğitim ve öğretimin engellenmesi' başlıklı maddede 'cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla' ifadesine yer verildiğini hatırlatan Çiçek, "Hukuka aykırı davranış ibaresi, fevkalade önemli bir ifadedir. Bunun içinin bir kısmını yasalarla, bir kısmını içtihatlarla dolduruyoruz. İçtihatlar ve uluslararası anlaşmalar, hukuka aykırılığın tespitinde önemli husustur. Her şeyi madde metnine ithal ederek veya maddeden çıkararak Türkiye'nin sorunlarını çözme imkanımız yok" görüşünü belirtti. Çiçek, 'hukuka aykırı' ifadesinin zaman içinde uygulamalarla bazı sıkıntıların aşılmasında etkili rol oynayacağını dile getirerek, mevcut metnin yeterli olduğunu kaydetti. Çiçek, "Tartışacağız, konuşacağız. Akıl akıldan üstün. Bu tartışmalarda üslubumuza da dikkat etmemiz gerekir. Üslubumuz yaralayıcı olmamalı. Bunu getirip rejim tartışmasına, laiklik taraftarı-laiklik karşıtı bir eksene oturtmak doğru değil. Bu toplumun vatandaşlarının tamamının temel mutabakatı, Anayasa'da değişmez niteliklerdir. Bunlar hepimizin hassasiyet göstermesi gereken konulardır" dedi.
Çiçek'in konuşmasının ardından yapılan oylamada önerge reddedildi. Önerge sahiplerinden Kara dışında AKP'li milletvekillerinin oy kullanmadığı görüldü. AKP'li Kara, 'kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi' ve 'inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme' maddelerinde de benzer önergeler verdi. Bu önergeler de kabul edilmedi.

Eğitim ve öğretimin engellenmesi
Komisyonun bugün kabul ettiği maddelerle cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetine, öğrencilerin toplu olarak oturdukları bina veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olunması halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Bir kimseye karşı siyasi partiye üye olma veya olmama, siyasi partilerin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti görevinden ayrılmaya, seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.
Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Dini ibadet ve ayinlerin toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı bir davranışla engellenmesi halinde aynı ceza verilecek.